Oturuyorum bilgisayarım başına,yazacak öyle çok şey var ama her gün yazıp çiziyoruz,kimsenin umursadığı yok.Sanki herşey günlük güllistanlıkmış gibi herkes hayatından memnun görünüyor. Çiçek böcek paylaşıyor.
Bir iki televizyon haberlerinde ise hergün aynı haberler.
Bir süre ben de haber dinlemeyeyim,gazete okumayayım dedim ama daha fazla dayanamadım.
Hepinizin bildiği yangına su taşıyan karınca hikayesi geldi aklıma.Ben de karıncalığa soyundum ve”yangını söndüremeyeceğimi biliyorum ama,en azından bu yolda ölürüm”….
Ben ülkesi cayır cayır yanarken,”uçaklarımız,bozuk,tamir paramız yok,daha fazla uçak alacak paramız yok “söylemleriyle utanmadan haberlere çıkanlara ne diyeceğimi bilemiyorum artık. Sadece ormanlarımız değil, içinde yaşayan binbir çeşit canlı da cayır cayır yanıyor ve içimden o yangını çıkaranlara”siz de canlı canlı yanasınız “demek geliyor.
Hele hele o yaktıkları ormanların yerine dikilen lüks oteller,villalar,tatil köyleri yapılmıyor mu,öyle canımı yakıyor ki…
Yakında ülkem ve dünya çöl olunca mı aklınız başınıza gelecek…
Hergün ülkemin bir köşesinde deprem oluyor ve ben Kızılayın çadırları parayla sattığını,deprem konutlarının söz verildiği halde yapılmadığı senelerce,halkın hala konteynerlerde yaşam mücadelesi verdiği,deprem konutlarında malzeme çalıp binaların çürük yapanların elini kolunu sallayarak gezdiği,depremde halkın toplanma alanlarına AVM ler dikildiğini,kaç kez yazıp, çizip, sonucun hiç değişmediğini görmenin acısını yaşadığımı…
Ülke talan edilirken menfaat sağlayanların alkışladığını,çocuklarının boğazından haram lokma geçirirken hiç Allah korkusu yaşamadığını,kuldan utanmadığını gördüğümde,çaresizliğimi size tarif edemiyorum…
Ekonominin yerle bir edilip,emeklinin,asgari ücretlinin pazar yerinden döküntüleri toplarken,onu haberlerde dinleyen tuzu kuruların nasıl kayıtsız kalabildiğini anlamakta güçlük çekiyorum.
Kadınlara ve çocuklara tecavüzü nasıl kapatacağını bilemeyen,insanların kendi çocukları ,anaları, eşleri, kızları, oğulları hiç mi akıllarına gelmiyor.Ya başka bir yerlerde onların evlatlarına da tecavüz ediliyorsa,hiç mi akıllarına gelmiyor”çalma kimsenin kapısını parmak ile,birgün çalarlar kapını tokmak ile” atasözleri…
En başta eğitimi bozup,”okuyup da ne yapacaksın,okuyan aç kalıyor,takıl birilerinin kuyruğuna, kendini kurtar” diyerek cehaleti överek,yönetebilecekleri bir toplum yaratıldığını…
Sahte diplomalarla boş insanların haketmedikleri mevkilere getirilerek,gerçek eğitimcilerin tayinlerinin yapılmadığı…
Ev kiralarının Emekli ve asgari ücretlinin maaşının çok üstünde olduğu….
Umutlarımızı muhalefete bağlamışken,onların da elinin kolunun bağlandığı,çözüm üreteceklerine, “o şunu dedi,bu ,bunu dedi” diye baştakilerin üretip ortaya attığı sahte gündemlerin peşine takılıp, onların kapalı kapılar ardında ne yaptıklarını gözden kaçırdıklarını….
Muharrem İnce ve ekibi baba ocağına dönmüş,umutlansam mı acaba…
Yine dayanamadım,hepinizin bildiği ama yokmuş gibi davrandığı sorunları sıralamanın kime ne faydası olacak bilmiyorum ama dedim ya,ben bir karıncayım galiba…
İyi de bu devran ne zamana kadar böyle sürecek,ne zaman aklımız başımıza gelecek ülkemize ve sorunlarımıza sahip çıkacağız…
Umudumuzu muhalefete bağladık,onlar da kendilerince çırpınıp duruyor ama bir arpa boyu yol gidemiyorlar…
Çok karamsar bir tablo çizdim affola…
Dün sosyal medyadan bir öğrencim yazmış”Öğretmenim hiç üzülmeyin,Allah sizden razı olsun, bizleri gerçek Atatürkçü bireyler olarak yetiştirdiniz”…
Birden her yer aydınlandı ve umutlarım dal budak sardı.
Haydi gelin hep beraber”Her Şey Çok Güzel Olacak”diyelim…






Bir yanıt yazın