Bu Komisyon Teslimiyetin Belgesidir! Bu Oyunu Ancak Millet Bozar!

Okuma Süresi:

3–5 dakika
❤️

Bu millet yüzyıllardır yedi düvele karşı dimdik durmuş, nice ihaneti bağrında boğmuş bir millettir. Ama bugün yaşadığımız, tarihin en sinsi saldırılarından biridir. Dışarıdan değil, içimizden gelen bir tehditle karşı karşıyayız. Terör örgütü PKK’nın kanlı sicili ortadayken, onun amaçlarını araştırmak bahanesiyle Meclis’te bir komisyon kuruluyor. Buna karşı tek kale milletin kendisidir!

TBMM’nin kurduğu bu komisyon; terörle mücadeleyi sulandırma, geçmişin acılarını unutturma ve emperyalist planları içeriden uygulama aracıdır. Bu komisyon, milletin değil, Washington’un masasından çıkan bir dayatmanın sonucudur. Üye veren partiler ise milletin değil, bu plana boyun eğenlerin sözcüsüdür.

PKK, ne silah bırakmıştır ne de ideolojisinden vazgeçmiştir. Hâlâ şehirlerde örgütlüdür, sınırlarımızda desteklenmektedir, siyasi uzantıları Meclis’te bulunmaktadır. Böyle bir ortamda, bu örgütü “anlamak” adı altında komisyon kurmak; şehitlere, gazilere, bayrağa, vatana ihanettir. Bu, milletin aklıyla alay etmektir.

  1. Bu Komisyon: Aklama, Yumuşatma ve Yol Açma Planıdır

Milletin gerçek gündemi ekonomi, adalet, güvenlik, eğitimken; Meclis terör örgütünü konuşuyor. Bu komisyon, açıkça bir psikolojik operasyonun parçasıdır. Milletin teröre karşı olan sert tepkisi kırılmak isteniyor. PKK, “hak arayan mağdur” gibi sunuluyor. Bu bir bilinçli algı çalışmasıdır.

Komisyonun amacı araştırma değil, zemin hazırlamaktır. Yani önce “anlamak”, sonra “konuşmak”, sonra da “paylaşmak”. İşte bu oyunun üç aşaması budur. Daha önce “çözüm süreci” adı altında yaşanan ihanetin yeni bir versiyonudur bu. Önce terörle oturulur, sonra toprak verilir sürecidir bu. Buna “komisyon” kılıfı giydirilmiş yeni bir çözülme süreci denebilir.

  1. ABD’nin İçimizdeki Masası: “Yerli” Görünen Mandacılar

Bu komisyonun kurulmasının tesadüf olmadığını görmek için diplomat olmaya gerek yok. ABD’nin Suriye’de PKK/YPG’ye verdiği binlerce tır silah hâlâ oradadır. Aynı ABD, Türkiye’ye demokrasi dersi vermeye kalkarken, PKK’nın taleplerini “siyasi haklar” olarak dünyaya pazarlamaktadır.

İçeride ise Erdoğan–Bahçeli-Öcalan ( EBÖ) ortaklığı bu planın uygulayıcısı konumuna gelmiştir. Önce çözüm süreciyle başladı, şimdi yeniden başlatılmak isteniyor. Bahçeli’nin “çözüm sürecine karşıyım” söylemi artık inandırıcılığını yitirmiştir. Büyük bir yalandır. Kandırmacadır.

EBÖ (Erdoğan–Bahçeli–Öcalan) ittifakı; adı konmamış ama fiilen işleyen bir mekanizmadır. Bu ittifak, milli değil; teslimiyetçi bir aklın ürünüdür. Öcalan’ı “stratejik akıl” olarak görenler, Türk milletini sırtından hançerlemektedir. Bu komisyon, işte bu planın ilk adımıdır.

  1. Meclis Vekilliği Düşmüştür: Milletin İradesi Meclis’te Değil Artık

Millet, Meclis’e temsilci gönderdiğini sanıyor; ama gerçekte bugün teslimiyetin aktörlerini seçtiğini fark ediyor. TBMM’de komisyona üye veren her parti, bu milletten değil; planlı bir dış gücün tasarımından yana saf tutmuştur. Bu saatten sonra o koltuklarda oturanların “milli” sözü geçersizdir.

Milletvekilleri, Meclis kürsüsünden vatanı savunmak yerine, terörü “anlamayı” öneriyor. Bu nasıl bir temsil anlayışıdır? Hangi şehit ailesi böyle bir komisyona rıza verir? Hangi Türk vatandaşı, kırk yıldır şehit verilen bir örgütün “talep”lerini konuşmayı içine sindirir?

Bu milletin temsilcisi bu vekiller değildir. Gerçek temsil artık sokaktadır, meydanlardadır, yüreklerdedir. Vekillik artık sadece bir rozetten ibarettir; milletin vicdanında hükmü kalmamıştır. Bu yüzden bu komisyon yok hükmündedir; aldığı her karar geçersizdir!

  1. Kurtuluş Millettedir! Söz Millettedir!

Bunca ihanet karşısında artık beklemek yoktur. Bu millet susmayacak! Çünkü kurtuluş millettedir, söz millettedir. Bu oyunu bozacak olan; halkın kendisidir. Sessiz çoğunluğun ayağa kalkma vaktidir. Milli, bağımsız, vatansever güçler bir araya gelmelidir. Tek başına hiçbir parti, hiçbir kişi bu mücadeleyi kaldıramaz. Mülşi kuvvetlerin koordine edilmesi
lazım. Birlikte hareket etmesi lazım. Çünkü irili ufaklı örgütlü milli kuvvetlerle millet birleşirse; hiçbir güç karşısında duramaz!

TBMM deki siyasi partilere artık hiç güven kalmamıştır. Artık halkın, kendisini örgütleyecek yeni yapılarla buluşma zamanı gelmiştir. Şehit aileleri, gaziler, gençler, öğretmenler, emekçiler, köylüler… Bu ülkeyi omuzlayan herkes birleşmelidir. Bu birlik, ne etnik ne mezhebi; bu birlik Türk milletinin vatan birliğidir.

Bugünden itibaren, yasal, anayasal, demokratik yollarla tepkimizi göstermek zorundayız. Basın açıklamaları, halk mitingleri, sosyal medya kampanyaları, hukuki davalar, toplu dilekçeler… Her türlü meşru yol denenmelidir. Çünkü bu vatan sahipsiz değildir. Bu millet göz göre göre ihaneti izlemeyecektir.

  1. Meşruiyetin Merkezi Artık Milletin Kalbidir!

Zaten Saray, Siyasi partiler, Meclis, komisyonlar artık milletin güvenini yitirmiştir. Çünkü asıl mesele “devleti kimin yönettiği” değil, “milleti kimin savunduğu”dur. Şimdi bu görevi, milletin kendisi üstlenmelidir. Kendi birliğini kurmalı, kendi vicdanını harekete geçirmelidir.

Vatan, bayrak, şehitler… Bunlar sadece seçim vaadi değil; yaşanmış, bedel ödenmiş gerçeklerdir. Bunların üzerine ihanet inşa edilemez. Bu millet unutmamıştır! Unutmayacaktır! Ve zamanı geldiğinde hesap da soracaktır. Ama bu hesap sandıkta değil; örgütlü halk bilincinde görülür.

Kimin Türk milletinden yana olduğu, kimin düşman planlarına hizmet ettiği açıkça ortadadır. Bu komisyona destek veren hiçbir parti, Türk partisi değildir. Bu ihaneti başlatan Erdoğan, Bahçeli ve onların ittifakı ( EBÖ) ; milletin karşısında sorumludur ve tarih önünde mahkum olacaktır.

SON SÖZ: Vatanı Korumak İçin Ayağa Kalk!

Milletin evladı! Şimdi susma zamanı değil, konuşma zamanıdır! Komisyonlar, koltuklar, maskeli siyasetçiler seni temsil etmiyor. Sen bu ülkenin gerçek sahibisin. Vatanı satılığa çıkaranlara karşı, bu vatanı savunacak olan sensin!

Unutma: Kurtuluş millettedir! Söz milletindir!
Örgütlen, birleş, ayağa kalk! Meşru, onurlu, milli duruşunu göster!
Çünkü bu topraklar, ancak üzerindeki halkı uyanık olursa vatandır!



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Alp Özerkan avatarı
    Alp Özerkan

    Tespitlerin doğruluğuna inaniyorum. Şikayetler ve sorunlar defalarca sıralanmasına ve de her vatanseverin yurtseverin bilgisi dahilinde olmasına rağmen nasıl ve ne şekilde, uyarılarak örgütlenilmesi gerektiğine ilişkin yol arayışlarında şimdilik sadece CHP görünmektedir. O halde CHP uzerindeki yangınları bertaraf etmekle başlanılırsa sonuca erken varılabilir diye düşünmekteyim.
    Saygılar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar