Sayın Ìbrahim Kurtuluṣ‘un Türk Baṣkonsulosu Kuzum Beye yazdıḡı „Ìltifatnamesi “ hakkında:
Öncelikle „Kore Savaṣı“nın ne olduḡunu ve Türkiye’nin bu savaṣa neden katıldıḡını hatırlatalım:
Kore Savaṣı, emperyalist ABD’nin Kore’yi iṣgal etmeye kalkıṣtıḡı ve Kore halkının kendi baḡımsızlıḡını koruma mücadelesi verdiḡi savaṣtır, aynı Türkiye’nin „Kurtuluṣ savaṣı“ gibi. Türkiye bu savaṣa, haklı gördüḡü için deḡil, 1950 de NATO’ya alınmanın bir ön ṣartı olarak ABD dayatmasıyla, „ucuz kiralık asker, yani lejyoner“ olarak katılmıṣtır.
Fiilen savaṣa girecek Türk piyade birliḡine savaṣ deneyimi olan bir komutan olarak, 1892 doḡumlu, 1934 de ilk Türk tank birliḡinin komutanı olan,52 yaṣındaki, son 28 senedir savaṣ görmemiṣ Tahsin Yazıcı atanmıṣtı. Tahsin Yazıcı ingilizce bilmiyordu, giden birlikte ingilizce bilen asker de yoktu. Kunuri’de ablukaya düṣen Türk birliḡi, yabancı dil bilmediḡi için yer ve durumunu Amerikalı komutanlıḡa bildiremediḡi için aḡır kayıplar vermiṣti. Hayatta kalan subaylar bile, aklî dengelerini kısmen yitirmiṣlerdi. Onlar Türkiye’ye dönünce ordudan ayrılıp, okullara öḡretmen olarak atanmıṣlardır. Bunlardan birisi ortaokulda matematik ve bir diḡeri lisede Fransızca öḡretmenim oldular.
Türkiye’nin hiç bir iliṣkisi olmayan Kore savaṣına emperyalistl ABD‘nin destekçisi olarak katılması, Atatürk’ün „Yurtta sulh, dünyada sulh“ ilkesine ve „Baḡımsızlık benim karakterimdir“ sözüne ihanettir.
Bu savaṣta ABD, bütün Kore’yi iṣgal etme hedefine ulaṣamamıṣtır.
Bu savaṣı „zafer“ olarak kutlamak, ABD’nin, her türlü soykırımı uygulamasına raḡmen, Vietnam’da aldıḡı hezimeti unutturma çabasından ibarettir.
Dolayısıyla Kore Savaṣı’nı anma toplantılarına Türk temsilcilerin katılması anlamsız, hatta Türkiyemizin kuruluṣ ilkelerine aykırıdır. Katılan deḡil, katılmayan baṣkonsoloslarımızı kutlamak gerekir.
Ìbrahim Kurtuluṣ‘un Türk Baṣkonsolosu Kuzum Bey’de yazdıḡı mektubun türkçe çevirisi aṣaḡıdadır:
Türk-Amerikan toplumu adına ve Kore Cumhuriyeti tarafından tanınan bir Fahri Güney Kore Vatandaşı ve Fahri Kore Savaşı Gazisi olarak, Los Angeles’ta düzenlenen Kore Savaşı Anma Törenlerine anlamlı katılımınız için en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Varlığınız sadece diplomatik bir görev değil, aynı zamanda Kore topraklarında kanlarıyla tarih yazan cesur Türk askerleri için derin bir anma ve onurlandırma eylemiydi. Vatanlarından uzakta, hiç tanımadıkları bir halk için savaşan ve hayatlarını feda eden bu kahramanlar, Türkiye ve Güney Kore arasında kalıcı bir kardeşlik mirası oluşturdular.
Bu törenlere katılarak gazilerimizin onurunu yücelttiniz ve Türk ve Kore halkları arasındaki derin ve kalıcı bağları onurlandırdınız. Bu etkinlikler aynı zamanda Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ittifakın daha geniş anlamını da vurgulamaktadır – Kore’deki ortak fedakârlıklarımızla güçlenen ve bugün NATO müttefikleri olarak ortak bağlılığımızla devam eden bir ittifak.
Ne yazık ki, tüm temsilciler aynı düzeyde onur ve farkındalık göstermemiştir. Aralarında eski Büyükelçi Murat Mercan ve New York Başkonsolos Yardımcısı Emre Manav’ın da bulunduğu bazı temsilciler, Türk Kore Savaşı gazilerimizin fedakârlıklarına saygısızlık etmiş ve onları görmezden gelmiştir. Eylemleriniz tam bir tezat oluşturuyor: siz hatırlama, minnettarlık ve hakikat yolunu seçtiniz. Sadece madalyalarla değil, Kore halkının bağrına bastığı evlatlar olarak dönen gazilerimizin mirasına ses verdiniz ve savaşın potasında oluşan kopmaz bağın bir sembolü oldunuz.
Başkonsolos Kuzum, liderliğinize derin saygı duyuyor ve takdir ediyorum. Onurlu ve anlamlı bir geleceği şekillendirmek için geçmişi onurlandırmanın şart olduğunu göstererek meslektaşlarınıza güçlü bir örnek teşkil ettiniz. Cesur gazilerimizi unutmadığınız ve onların mirasını hak ettikleri saygı ve hürmetle ileriye taşıdığınız için sizlere içtenlikle teşekkür ederim.
Derin minnettarlık ve hayranlıkla,
İbrahim Kurtuluş
Kore Savaşı Fahri Gazisi
Kore Cumhuriyeti Fahri Vatandaşı
Toplum Aktivisti & Türk-Kore Kardeşliği Dostu
Translated with DeepL.com (free version)






Bir yanıt yazın