29 Haziran 1939’da “Kırk Asırlık Türk Yurdu” Hatay anavatana katılmıştı

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

HATAY’N ANAVATAN’A KATILMA SÜRECİNİN DÖNÜM NOKTALARI:

-Atatürk, 1936’da meclis açılış konuşmasında, “Bundan böyle Fransızlarla aramızda senelerdir sürüp giden davanın neticelenmesinin zamanı gelmiştir.” der.

– Fransa, 1936 yılında sömürgesi olan Suriye ve Lübnan’ın egemenlik haklarını tanır ve  askerlerini çeker.

 -Türkiye, aynı egemenlik hakkının Hatay’a da tanınmasını ister.

– Gazi, Antakya – İskenderun ve Havalisi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı Tayfur Sökmen’e davaya resmen el konduğunu, Antakya-İskenderun ve havalisinin adının Hatay(*) olduğunu, derneğin adının da Hatay Egemenlik Cemiyeti olarak değiştirilmesini ve çalışmaların bu adla yürütülmesi  talimatında bulunur

– Hatay konusu Milletler Cemiyetine taşınır.

–  Milletler Cemiyetinde Türkiye’nin bu konudaki görüşleri kısmen dikkate alınması suretiyle o zamanki adıyla “Sancak” adıyla Hatay’ın özerk bir bölge olmasını 1937 yılında kararlaştırılır. 

-Ancak Hatay Sorunu çözülmüş değildir.

-Hatay Cumhuriyeti 12 Eylül 1938 tarihinde resmen kurulur.

-Devletin ilk ve tek cumhurbaşkanı Tayfur Sökmen seçilir.

– Başkenti Antakya olan devletin 1938 yılındaki nüfusu 237.000 kişiydi.

– 23 Haziran 1939’da Hatay Millet Meclisi’nin oybirliği ile aldığı karar ile Türkiye’ye 30 Haziran 1939 tarihinde katılma kararı alması ile son bulur.

– Hatay’da görevli son Fransız birliği 7 Temmuz 1939 günü Antakya kışlasında yapılan törenle Hatay’dan ayrılır.(Aşağıdaki resme dikkat!)

-Kırk Asırlık Türk Yurdu  anavatana dahil olur.

-Türkiye Cumhuriyeti, Fransızlar’a ait Suriye-Büyük Lübnan Bankası, Tütün İdaresi, Elektrik Şirketi, İskenderun Liman Şirketi’ni satın alır.

– Suriye uyruğuna geçmek isteyen vatandaşlarına da sesçim hakkı tanır. 

– TBMM’de çıkarılan 7 Temmuz 1939 tarih ve 3711 sayılı yasa ile Hatay ili oluşturulur.

GAZİ ATA’DAN TÜRK SİYASETÇİLERİNE!

Fransa’da Leon Blum Hükümeti, Suriye’ye istiklâl vadediyordu. Bu gerçekleşirse, Hatay’ın durumu ne olacaktı?

Atatürk, Fransız büyükelçisi ile yaptığı bir sohbette:

 “… Ben toprak büyütme delisi değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur. Ancak, Antlaşmaya dayanan hakkımızın isteyicisiyim. Onu almazsam edemem. Büyük Millet Meclisi kürsüsünden milletime söz verdim, Hatay’ı alacağım. Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem, onun huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, yenilmem. Yenilirsem bir dakika yaşayamam. Bunu bilerek ve sözümü mutlaka yerine getireceğimi düşünerek benim dostluğumu lütfen bildiriniz ve doğrulayınız”  sözleriyle gelecekte Türkiye’de siyaset yapacaklara yön işaret etmiştir.

(*)Hatay adının kaynağına ilişkin ilk bilgiler İ.Ö. 1200’le başlayan Genç Hitit prenslikleri dönemine tarihlenmektedir…Amik Ovası´ndaki Hitit Prenslikleri’nin birleşerek Hattena Krallığı adını aldıkları bilinmekte, Hatay adının da buradan geldiği sanılmaktadır. Yöreye bu adı 1936’da Atatürk vermiştir. 

(BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar