ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrasında küresel güç olarak konumunu pekiştirmiş ve dünya siyasetinde askeri müdahalelerle etkinliğini artırmıştır. Bu durum, özellikle havadan yürütülen bombardımanlarda 30’dan fazla ülkenin hedef alınmasıyla kendini göstermiştir[^1].
Moskova’daki Çin Büyükelçiliği’nin yayımladığı bombardıman listesi, ABD’nin küresel ölçekte yürüttüğü saldırgan askeri politikalara somut bir örnek teşkil etmektedir[^2].
Moskova’daki Çin Büyükelçiliği, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Amerika Birleşik Devletleri tarafından bombalanan ülkelerin bir listesini yayınladı:
• Japonya: 6 ve 9 Ağustos 1945
• Kore ve Çin: 1950–1953 (Kore Savaşı)
• Guatemala: 1954, 1960, 1967–1969
• Endonezya: 1958
• Küba: 1959–1961
• Kongo: 1964
• Laos: 1964–1973
• Vietnam: 1961–1973
• Kamboçya: 1969–1970
• Grenada: 1983
• Lübnan: 1983, 1984 (Lübnan ve Suriye’deki hedeflere saldırılar)
• Libya: 1986, 2011, 2015
• El Salvador: 1980
• Nikaragua: 1980
• İran: 1987
• Panama: 1989
• Irak: 1991 (Körfez Savaşı), 1991–2003 (ABD ve İngiliz saldırıları), 2003–2015
• Kuveyt: 1991
• Somali: 1993, 2007–2008, 2011
• Bosna: 1994, 1995
• Sudan: 1998
• Afganistan: 1998, 2001–2015
• Yugoslavya: 1999
• Yemen: 2002, 2009, 2011
• Pakistan: 2007–2015
• Suriye: 2014–2015
Bu liste 20’den fazla ülkeyi içeriyor. Çin şunları vurguladı:
“Dünya için gerçek tehdidin kim olduğunu asla unutmamalıyız.”
- ABD’nin Küresel Bombardıman Politikalarının Tarihçesi ve Amaçları
ABD, II. Dünya Savaşı sonrasında uluslararası arenada askeri ve siyasi bir süper güç olarak ortaya çıkmıştır. Bu konumunu sürdürmek ve dünya genelinde stratejik çıkarlarını korumak amacıyla birçok ülkeye yönelik askeri müdahalelerde bulunmuş, bu müdahalelerin büyük bir kısmı hava bombardımanları yoluyla gerçekleştirilmiştir[^1][^2]. Çin Büyükelçiliği’nin Moskova’da yayımladığı liste, ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan bu yana 30’dan fazla ülkeyi bombaladığını ortaya koyarak, bu stratejinin boyutlarını gözler önüne sermektedir[^10]. Bu bombardımanların amaçları resmi açıklamalarda “demokrasi ve özgürlüklerin korunması” olarak sunulsa da, gerçek niyetin hegemonya ve ekonomik çıkarları güvence altına almak olduğu yaygın şekilde kabul edilmektedir[^2].
- Tarihsel Kapsam: Atom Bombalarından Soğuk Savaş’a ve Modern Savaşlara
ABD’nin II. Dünya Savaşı sonundaki atom bombası saldırıları, insanlık tarihinin en yıkıcı askeri eylemleri arasında yer almaktadır. 6 Ağustos 1945’te Hiroşima ve 9 Ağustos 1945’te Nagasaki’ye atılan atom bombaları, resmi rakamlara göre yaklaşık 140.000 ila 210.000 arasında sivilin ölümüne sebep olmuştur[^1]. Ancak, uzun vadeli radyasyon etkileri ve yaralanmalar göz önünde bulundurulduğunda, toplam kayıpların çok daha yüksek olduğu tahmin edilmektedir[^2].
Soğuk Savaş dönemi ABD’nin askeri müdahaleleri, özellikle Kore Savaşı (1950–1953) ve Vietnam Savaşı (1961–1973) gibi ideolojik çatışmalar etrafında şekillenmiştir[^3]. Kore Savaşı’nda ABD öncülüğündeki Birleşmiş Milletler güçleri, geniş çaplı hava bombardımanları düzenlemiş, özellikle Kuzey Kore ve Çin sınırındaki bölgeler ciddi tahribata uğramıştır. Vietnam, Laos ve Kamboçya’da gerçekleşen bombardımanlar ise sivil halk üzerinde ağır sonuçlar doğurmuştur. Laos, kişi başına düşen en fazla bombanın atıldığı ülke olarak dünya tarihine geçmiştir; yaklaşık 270 milyon bomba, 20.000 km² alanı hedef almış ve yüzbinlerce sivil yaşamını yitirmiştir[^4].
ABD’nin bombardımanları sadece fiziksel yıkımla sınırlı kalmamış, aynı zamanda milyonlarca insanın yerinden edilmesine yol açmıştır. Örneğin, Vietnam Savaşı’nda yaklaşık 3 milyon insan hayatını kaybederken, 4-5 milyon kişi mülteci konumuna düşmüştür[^5].
- İnsan Hakları İhlalleri, Sivil Kayıplar ve Mülteci Krizleri
Irak Savaşı (2003-2011) sırasında yaşanan çatışmalar ve hava saldırıları sonucunda, çeşitli kaynaklara göre yaklaşık 1 milyon sivilin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir[^6][^13]. BM ve insan hakları örgütleri, bu süreçte yaşanan sivil ölümleri ve savaş suçlarıyla ilgili ciddi uyarılarda bulunmuştur[^7].
Afganistan’daki ABD müdahalesi 2001’den 2021’e kadar sürmüş, bu süreçte yaklaşık 150.000 sivilin hayatını kaybettiği rapor edilmiştir[^8]. Drone saldırıları özellikle Pakistan, Yemen ve Somali’de sivilleri hedef almış ve büyük insani trajedilere yol açmıştır[^9].
- ABD Bombardımanlarının Ekonomik ve Sosyal Yıkımları
Bombardımanlar sonucu altyapının yok edilmesi, enerji santrallerinin, yolların ve sağlık tesislerinin tahrip edilmesi, ülkelerin ekonomik faaliyetlerini neredeyse durma noktasına getirmiştir[^3][^6]. Sosyal açıdan ise bombardımanlar, toplumsal yapıyı parçalamış ve yaşam kalitesini düşürmüştür[^4][^11]. Bu durum, toplumsal travmalara ve mülteci krizlerine yol açmıştır[^12].
- ABD’nin Bombardımanlarına Uluslararası Tepkiler ve Hukuki Boyut
BM, NATO ve diğer uluslararası örgütler zaman zaman ABD müdahalelerini eleştirmiş olsa da, somut yaptırımlar nadiren uygulanmıştır[^13][^14]. Cenevre Sözleşmeleri ve diğer insani hukuk normları çerçevesinde sivillere yönelik bombalama eylemleri yasaklanmıştır[^15]. Ancak birçok ABD operasyonunda bu normların ihlal edildiği belgelenmiştir[^7].
Bu ihlallere rağmen ABD’ye yaptırım uygulanmaması, uluslararası hukuka olan güveni zedelemektedir[^16].
- ABD’nin Küresel Diplomatik ve Askeri İzolasyonu İçin Öneriler
BM nezdinde ABD’ye karşı daha kapsamlı soruşturmalar açılmalı ve bu konular uluslararası gündemin öncelikli maddeleri haline getirilmelidir[^17]. Ekonomik olarak silah ve savunma sektörü ihracatında kısıtlamalar uygulanmalı; ABD şirketlerinin insan hakları ihlallerindeki sorumluluğu artırılmalıdır[^18]. Diplomatik ve askeri düzeyde ise ittifakların yeniden şekillendirilmesi önerilmektedir[^19].
- Sonuç: Emperyal Azrail ABD ve Uluslararası Toplumun Sorumluluğu
Çin Büyükelçiliği’nin yayımladığı liste, ABD’nin yaklaşık 30 ülkede gerçekleştirdiği bombardımanların insani ve siyasi sonuçlarını gözler önüne sermektedir[^10]. Milyonlarca sivilin yaşamını yitirmesi, kitlesel göçler ve toplumsal çöküşler, bu politikanın bedelidir.
Uluslararası toplumun çifte standartları aşarak adalet odaklı bir tutum benimsemesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu tür politikalar tekrarlanabilir ve insanlık daha büyük bedeller ödeyebilir.
Kaynakça
[^1]: Boot, M. (2013). The Road Not Taken: Edward Lansdale and the American Tragedy in Vietnam. Liveright Publishing.
[^2]: Johnson, C. (2004). The Sorrows of Empire: Militarism, Secrecy, and the End of the Republic. Metropolitan Books.
[^3]: Stiglitz, J. E., & Bilmes, L. J. (2008). The Three Trillion Dollar War: The True Cost of the Iraq Conflict. W.W. Norton & Company.
[^4]: Machel, G. (1996). Impact of Armed Conflict on Children. UNICEF.
[^5]: Human Rights Watch. (2011). Troops in Contact: Airstrikes and Civilian Deaths in Afghanistan.
[^6]: Lancet, R. et al. (2006). Mortality after the 2003 invasion of Iraq: a cross-sectional cluster sample survey. The Lancet, 368(9545), 1421–1428.
[^7]: International Committee of the Red Cross. (2014). International humanitarian law and the challenges of contemporary armed conflicts.
[^8]: UNHCR. (2020). Global Trends: Forced Displacement in 2019.
[^9]: Amnesty International. (2013). “Will I Be Next?” US Drone Strikes in Pakistan.
[^10]: Çin Büyükelçiliği Moskova. (2024). ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndan beri bombaladığı ülkelerin listesi.
[^11]: International Crisis Group. (2016). The Economic and Social Consequences of War in the Middle East.
[^12]: European Council on Foreign Relations. (2017). The refugee crisis and its impact on Europe.
[^13]: United Nations Security Council. (2003–2011). Reports on Iraq Conflict.
[^14]: Falk, R. (2015). The Declining Influence of International Law and the Rise of Power Politics. Journal of International Affairs, 68(1), 15–27.
[^15]: Geneva Conventions. (1949). The Geneva Conventions and their Additional Protocols.
[^16]: Chesterman, S. (2007). Law and Practice of the United Nations: Documents and Commentary. Oxford University Press.
[^17]: United Nations General Assembly. (2020). Resolutions on international peace and security.
[^18]: Biersteker, T. J., & Eckert, S. E. (2008). Targeted Sanctions: The Impacts and Effectiveness of United Nations Action. Cambridge University Press.
[^19]: Waltz, S. (2018). Diplomatic Strategies in a Multipolar World.


Bir yanıt yazın