Bir ülkede hâkimler, adaletin vicdanıdır derlerdi. Şimdi o vicdan yerini, sınırsız bir sadakate, sınırsız bir biata, sınırsız bir yalakalığa bırakmış durumda. En önde gelen örneği ise Sayın (!) Akın Gürlek. Cüppeli memur pozlarıyla sarayın emir eri, hukukun infaz memuru. Mahkeme kürsüsünde değil, siyasi iradenin dizinin dibinde oturuyor.
Kendisini hâkim zanneden bu şahsiyet, aslında İçişleri’nin özel sadakat timinden farksız. “Yargı mı, emir mi?” desek, cevabı saniyesinde verir: “Emir komuta zinciri kutsaldır!” Gür sesiyle değil, “Gürlek sesiyle” çalışıyor. Bir işaret geliyor, hop: “Muhalif kimdi bugün sırada? Hazır olun, karar metni yarım saatte inecek!”
Akın Gürlek, Zekeriya Öz’ün yolundan yürüyor ama vitrinini farklı dizayn etmiş. Zekeriya Öz FETÖ’nün süslü adalet yüzüydü, bu ise sarayın keskin pençesi. Biri valizle kaçtı, diğeri terfilerle yükseliyor. Ama son durak yine aynı: Halkın laneti, tarihin kara defteri.
Gürlek’in yargısı adalet değil, sadakat dağıtıyor. Mahkemeler artık tiyatro sahnesi. Senaryo yukarıdan iniyor, figüranlar susturuluyor, kararlar spot ışığında değil, karanlık odalarda yazılıyor. Ve o ışık bir gün söndüğünde, Gürlek gibiler ilk kez karanlıkla baş başa kalacak.
Peki ya sonra? RTE ve Bahçeli gittiğinde, bu “sınırsız yalaka” kimliğinizi nereye saklayacaksınız? Kimin eteğine yapışacaksınız? “Ben emir kuluydum” diyecek cesaretiniz olur mu gerçekten? Çünkü artık kimse inanmıyor. Herkes biliyor: Siz hukuku değil, koltuğu savundunuz. Siz adaleti değil, talimatı kutsallaştırdınız.
Unutmayın, tarihin çöp kutusu dolu: Her dönemin tetikçileriyle, her iktidarın yalakalarıyla. Bugün sarayın sofrasında olanlar, yarın halkın mahkemesinde sanık olur. O gün geldiğinde, Akın Gürlek bir isim olmaktan çıkar; bir utanç simgesine dönüşür.
“Bağımsız yargı” mı dediniz? Sizinki zincire vurulmuş bir vicdan. Düğmesiz cüppe giyiyorsunuz ama düğme gibi bastıkça çalışan bir zihniniz var. Basılıyor: tutukla. Basılıyor: sustur. Basılıyor: mahkûm et. Sadece bir tuşsunuz bu sistemde. Ve sistem çöktüğünde, ilk silinen siz olacaksınız.
Sınırsız Yalaka modeli, bu toprakların en tehlikeli karakteridir. Çünkü görünüşte hâkimdir, özünde emir kuludur. Cüppesi hukuka değil, güce hizmet eder. Tıpkı sizinki gibi, Sayın Gürlek.
Son kez soruyorum: Aynaya bakınca hâkim mi görüyorsunuz, yoksa sarayın sadık köpeğini mi?
Sınırsız Yalaka…
İşte tarihin size biçtiği kimlik bu.
Kürsüye değil, utanca çıktınız.
Ve o utanç kolay silinmez.




Bir yanıt yazın