Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından, TÜİK tarafından açıklanan Mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin yaptığı açıklamada; uyguladıkları programın temel amacının enflasyonu düşürmek, sağlıklı bir zeminde istikrar içinde büyümeyi sağlamak olduğunu belirtmiştir: “Yıllık bazda yüzde 35,4’e gerileyen enflasyon, son bir senede 40 puanın üzerinde azaldı.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz mayıs enflasyonunu değerlendirdi
Yılmaz, uygulanan ekonomik program sayesinde enflasyonun yıllık bazda yüzde 35,4 seviyesine gerilediğini, düşüşün son bir yılda 40 puanı aştığını belirtmiştir. Yılmaz, Mart ve Nisan aylarında yaşanan finansal dalgalanmalara rağmen, talep tarafında sağlanan dengelenme ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin etkisiyle dezenflasyon sürecinin 2024 Haziran ayından bu yana aralıksız sürdüğüne işaret etmiştir. Mayıs ayı itibarıyla hizmet enflasyonunda düşüşün netleştiğini vurgulayan Yılmaz, yıllık mal enflasyonunun da yüzde 28,7′ ye gerilediğini, kira ve eğitim kalemlerdeki fiyat artış hızının düşmesiyle bu olumlu tablonun daha da güçlenmesinin beklendiğini açıklamıştır.
Yılmaz, yıl sonunda enflasyon oranının yüzde 20’li seviyelere ulaşmasının hedeflendiğini, bu hedefe ulaşmada para politikası, maliye politikası ve yapısal reformların birlikte yürütüldüğünü belirtmiş, küresel ölçekte enerji ve emtia fiyatlarında yaşanan düşüşün enflasyonla mücadeleyi desteklediğini vurgulamış, uyguladıkları programın temel amacının enflasyonu düşürmek, sağlıklı bir zeminde istikrar içinde büyümeyi sağlamak olduğu üzerinde durmuştur: “Yıllık bazda yüzde 35,4’e gerileyen enflasyon, son bir senede 40 puanın üzerinde azalmıştır. Mayıs ayı itibarıyla hizmet enflasyonundaki düşüş belirginleşirken, yıllık mal enflasyonu yüzde 30’un altına gerileyerek yüzde 28,7 düzeyinde gerçekleşmiştir.”
Euro Bölgesi’nde Mayıs ayı enflasyon oranında düşüş yaşanmıştır. Avrupa Merkez Bankası, önümüzdeki aylarda faiz kararlarını bu gelişmelere göre belirleyecektir. Euro Bölgesi’nde Mayıs ayı enflasyon oranında düşüş olduğu için Avrupa Merkez Bankası bu gelişmeler karşısında önümüzdeki dönemde faiz kararlarını gelişmelere göre şekillendirebilecektir.
Enflasyonun ortaya çıkmasında birkaç temel faktör vardır. Talep enflasyonunda, talep miktarı arzı aşar ve fiyatlar yükselir. Arz enflasyonunda, mal ve hizmetlerin arzı azalırken fiyatlar artar. Maliyet enflasyonunda işletmelerin üretim maliyetleri yükselir ve bu maliyet artışları fiyatlara yansır. Enflasyon, gelir dağılımında da dengesizliklere yol açarak sabit gelirli insanları daha fazla etkiler. TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ve ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi), enflasyonun ölçümünde kullanılan iki önemli göstergedir.
TÜFE, tüketicilerin satın aldığı nihai ürünlerin fiyatlarından, ÜFE ise yurt içinde üretimi yapılan ürünlerin üretim sonrasındaki fiyatlarından hesaplanır. Bu endeksler, ekonomik kararların alınması ve politikaların belirlenmesi için önemli veri kaynağıdır. Enflasyon oranları, ekonomik istikrarın sağlanması ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin belirlenmesi açısından sürekli olarak izlenir ve analiz edilir.
Enflasyon, gelir dağılımında dengesizliklere yol açar. Gelirleri artmayan veya sınırlı artan kişiler, enflasyon nedeniyle daha fazla zorlanabilir ve yaşam standartları düşebilir. Yüksek enflasyon oranları, genellikle düşük gelirli kesimleri daha fazla etkiler. Bu durum, sabit gelire sahip kişilerin satın alma güçlerinin hızla azalmasına yol açar. Yüksek enflasyon, zenginlik ve fakirlik arasındaki uçurumu derinleştirerek gelir dengesizliklerini artırır. Enflasyonun etkileri, ekonomik koşullara, politikalara ve diğer faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir. (S. Rıdvan Karluk, Türkiye Ekonomisi, 13. Baskı, Beta Yayınevi, İstanbul, s.473-496)
Enflasyon, ekonomik istikrarı ve toplumun refahını olumsuz yönde etkiler. Enflasyonla mücadele etmek ve etkilerini minimize etmek, ekonomik politika yapıcıları için önemli bir hedeftir. Bu nedenle sayın Yılmaz, kararlılıkla uyguladıkları programın temel amacının enflasyonu düşürmek, sağlıklı bir zeminde istikrar içinde büyümeyi sağlamak olduğunu açıklamıştır.
*****
Sayın Yılmaz ile DPT’da halef selef olmuştuk. DPT AET Dairesi (sonra Genel Müdürlük) tarafımdan kurulmuş, son Genel Müdürü sayın Yılmaz olmuştur.



Bir yanıt yazın