İSYAN EDİYORUM…
Sadece İstanbul’da değil…
Her yerde…
Şalvar giyin, çember sakal bırakın, yanınıza da “türbanlı” veya “karar çarşaflı” birkaç kadını alın şu sloganları atın…
Burası İslam toprakları, ülkesi…
Kâfir Atatürk…
Kahrolsun Laik düzen ve Cumhuriyet…
Yaşasın “şeriat…”
Ne polis (sivil-resmi) karışır ne jandarma…
***
Bir tek Cumhuriyet savcısı da çıkıp; katılanlar ve slogan atanlar, Türk bayraklarını yırtanlar, üzerine basanlar, oturanlar hakkında soruşturma açamaz…
***
Vali ve kaymakamlar; köprüleri, meydanları ve yolları hatta ışıkları kapatamazlar…
TOMA gönderemez…
Slogan atanlara, sağa sola zarar verenlere “biber gazıyla” müdahale edemez…
Aleyhte Tweet atamazlar…
Siz AKP’nin 23 yıllık iktidarında, MHP ortaklığında bugüne kadar bir tek Cumhuriyet savcısının sayıları neredeyse 20 milyona varan, çoğu yabancı uyruklu (Afgan, Suriyeli, Malezyalı, Pakistanlı, Iraklı İranlı) dinci gerici topluluklar…
Sayıları yüzü aşkın tarikat ve cemaatler hakkında soruşturma açtığını hiç gördünüz mü?
Göremezsiniz…
Çünkü 2002 yılından bu yana Türkiye’de “şeriat İN, Laik düzen OUT…”
***
İsyan etmemek, kafayı yememek mümkün değil…
***
Milliyetçiliği kendi tekellerinde sanan “ülkücülere” isyan ediyorum, çünkü vatanı sevmenin, milliyetçi olmanın;
Çakma kabadayılık olmadığını, mafyacılık çetecilik olmadığını, emperyalistlere hizmet etmek olmadığını…
ABD-CIA tarafından görevlendirilen Devlet Bahçeli’ye kayıtsız şartsız biat etmek olmadığını bir türlü anlayamıyorlar…
Devleti milleti soyanların önlerine attıklarıyla geçinmekten, işledikleri suçları görmezden gelmekten, suça ortak olmaktan utanmıyorlar…
***
Sınırlarımızın delik deşik edilmesine izin veren, içeriye giren milyonlarca sığınmacı için sınırları kapatamayan, koruyamayan…
Şeriatçı…
Dinci, gerici komuta kademesine sessiz duyarsız kalan…
Türk Ordusunun:
İtibarının…
Emir komuta zincirinin parçalanmasını göz ardı eden Türk Silahlı Kuvvetlerine…
Erbaşından teğmenine…
Generallerine…
Ve Genelkurmay başkanlarına kadar tüm komutanlarına da isyan ediyorum…
***
Para babalarına, yandaş yalaka iş adamlarına isyan etmemek mümkün mü?
Azıcık kafaları çalışsa;
Bu muhteşem ülke elden gittiğinde “paralarının”
Ne kendilerini…
Ne çocuklarını, ne torunlarını asla koruyamayacağını görecekler…
Görmüyorlar…
Devrin…
Bu saltanatın değişeceğini, değiştiğinde ise hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını anlayamıyorlar…
Düşün yakamızdan diyemiyorlar…
***
Ya akademisyenlere, adlarının önünde profesör doktor yazanlara, üniversitelerin rektör ve dekanlarına isyan etmeyecek miyim?
Kabuklarına çekilmişler…
Ne yalanlara itiraz ediyorlar ne baskılara dayatmalara…
Vurgunlara…
Soygunlara, peşkeşlere ve haksız zenginleşmelere söyleyecek bir çift lafları olmaz mı?
Yok, anasını satayım…
STK’lara da şaşırıyorum; kirli ve kanlı RANT rahatlığının sarhoşu olmuşlar…
***
Sanatçılar sizlere sesleniyorum; ülke elden gidince sanat şemsiyesi altında, istediğiniz kadar şöhret olun sokağa bile çıkamayacaksınız…
Yazarlar…
Gazeteciler, televizyoncular posanız çıkana kadar kullanılacaksınız, işleri bitince de “çer-çöp” gibi çöp tarlalarına atılacaksınız…
Nerede sizin onurunuz, gururunuz, vatan sevginiz?
Ne oldu sizlere…
Korku yalanın ürünüdür, yalandan beslenen bir yönetim var ülkenin başında; şimdi değilse ne zaman isyan edeceksiniz?
***
Bir isyanım da eski yeni- siyasetçilere, siyaset erbabına…
Yahu beyler bayanlar…
Ülke elden gidince ne dokunulmazlığınız kalacak, ne ballı kaymaklı maaş alacaksınız…
Bizler gibi…
Sıradan insanlar gibi sürüneceksiniz…
Asıl isyanım ise,
Ülke elden giderken Ortadoğu halkları gibi bombalar altında aç, susuz, sahipsiz yaşayacak ve öleceksiniz…
Ölmeseniz bile gelecek hayali kuramayacak, insanca yaşam düşleri dahi göremeyeceksiniz…
***
İsyanımı hoşgörün…
Bizden geçti; Laik, demokratik Atatürk Cumhuriyeti’nin gençleri, kadınları susmayın…
Yalanlara kanmayın…
Sizlere inanıyor ve güveniyorum; başaracaksınız…
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 16.05.2025 03.13






Bir yanıt yazın