
Biz hariç, herkesin kendi çıkarlarını koruduğunu anlıyoruz. Yazının devamı ekte.
Konuyla ilgili bir eser;
Kripto Basım Yayım Dağıtım Ltd. Şti’nin yayımladığı ve Ümit Doğan’ın eseri
„TÜRK PAPA
İstiklal Harbinden Ergenekon Sürecine Papa Eftim“
Kitabının okunmasını öneririm.
Kalın sağlıcakla
Patrikhane’nin Ökümenik Olamayışının Kanlı Tarihçesi
Düne kadar Fener Patrikhanesi’ne lânet okuyan, “Türk Aja nı” olarak suçladığı Patrik Bartholomeos’un Ortodoks dünya- sının lideri olamayacağını ileri süren Yunan Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Hristodulos, Patrikhane’nin ökümenikliğiyle ilgi- li olarak, “Kendi kendime soruyorum komşularımızın aklı başında mı?” diye soruyor.
Eleftrotopia gazetesine göre Patrikhane’nin ökümenik unvanı 4. Konsil’in 28. maddesine dayanıyor.
Ancak, çok yalan olmasa bile, 28. kanon yürürlükte değil. Biz işin doğru tarihçesini yazalım:
1) Bilindiği gibi MS. 325 yılında yapılan I. İznik Ökümenik Konsili’nde üç apostolik (havariler tarafından kurulmuş) kilise- nin (Roma, İskenderiye, Antakya) ökümenik olduğu kabul edil- mişti. Konstantinopolis kilisesi böyle bir nitelikten yoksun oldu- ğu için Iraklia (Hereclea, Ereğli) Metropolitliği’ne bağlı sıradan bir Episkoposluk olarak kaldı.
2) Bunu göz önünde tutan İmparator, II. Konstantinopolis Konsili’ni (381) topladı. İmparatorun önergesi üzerine Kons- tantinopolis Piskoposluğu’na Patriklik statüsü verildi. Antakya ve İskenderiye patrikleri, bu kumpasa karşı çıkmadıkları için, kendi kiliseleri ve halk tarafından hain ilan edildiler. Roma da bu bölge- sel konsilin verdiği kararı kabul edip onaylamadı.
3) 431’de toplanan Efes Ökümenik Konsili’nde üç ökümenik patrikliğin (Roma, İskenderiye, Antakya) hak ve yetkileri bir kez daha onaylandı; Konstantinopolis patriği aforoz edildi.
4) Kadıköy (Halkidona) Ökümenik Konsili (451): İmparatorlukta dinsel güce mutlaka sahip olmak isteyen İmparator Marcian konsile başkanlık etti. Yeni Roma (Konstantinopolis) ‘ya Eski Roma’nın ayrıcalıklarını vermek ve ikisini aynı hizaya getir- mek için ünlü 28. kanonu Konsil’e sundu. Kanonun üslubu son derece kapalıdır ve “Ökümenik” sözcüğüne yer verilmemiştir. Bu kanon Konsil’e zorla kabul ettirildi. Böylece Konstantinopolis Patrikliği, metinde açıkça belirtilmese de dolaylı yollardan ökü- menik sıfatını almış oluyordu. Ancak Roma delegeleri bütün teh- ditlere karşın kararı onaylamadılar.
Kararı kuşkusuz Papa Leo da kabul etmedi ve İmparator Marcian’a 22 Mayıs 452 tarihli bir mektup yazarak, “Konsil’de kabul edilen 28. maddenin başta İznik Konsili’nin 6. maddesi ve Konstantinopolis Konsili’nin 3. maddesi ile ters düştüğünü; bina- enaleyh atalarının kanunlarının, Ruhü’l Kudüs’ün statüsünün ve eski zaman geleneklerinin çiğnendiğini ve Kitab-1 Mukaddes ile ters düşürüldüğünü, bu maddeyi kesinlikle kabul etmeyeceği“ni bildir- di. (Doç. Dr. Mehmet Çelik, Türkiye’nin Fener Patrikhanesi Me- selesi, Akademi Kitabevi, İzmir, s. 66)
5) Patrikhane’nin Aziz Andreas tarafından kurulduğu iddiası düzmece bir rüyaya dayandırılan yalandır. Zira Konstantinopolis kilisesi Aziz Andreas’ın ölümünden çok sonra kurulmuştur.
6) İmparatorun kilisenin statüsüne müdahaleleri, Fener Patrikhanesi’nin ökümenik statü elde etme hırsı imparatorlu- ğun bütünlüğünü tehlikeye attı. Fener Patrikhanesi’nin dünyevî iktidar tutkusu Anadolu, Suriye, Filistin ve Mısır’da 100 binlerce Hıristiyanın ölümüne yol açtı.
7) 475 yılında tahta geçen İmparator Basilikos imparatorlu- ğun parçalanmasına ve daha fazla kan dökülmesine engel olmak için 476 yılında Konstantinopolis Konsili’ni topladı. Bu konsil, aralarında ünlü 28. kanon da olmak üzere Kadıköy Konsili’nin aldığı bütün kararları gayrimeşru ilan etti. Ve bu kararları lânet- ledi. Fener Patrikhanesi’nin sözde ökümenikliğini iptal eden ka- rarı perçinlemek için Patrik aforoz edilerek kiliseden uzaklaştı- rıldı.
Bu kararın Fener Patrikhanesi ile ilgili olarak Hıristiyan âle- mine mesajı şu idi:
“Sen bırak ökümenik statüye sahip olmayı, biz se- ni Patrikhane olarak dahi kabul etmiyoruz. Sen olsa olsa, Kutsal Kilise Kanunları gereğince, Efes’e bağlı sıradan bir Episkoposluksun!” (Doç. Dr. Mehmet Çelik, s. 77)
8. 508 yılında Konstantinopolis’te toplanan Konsil, Patrik- hane’nin ökümeniklik iddialarına bahane olan Kadıköy Konsili’ni (451) bir kez daha lânetledi. İmparator bu sorunu kesin bir çö- züme kavuşturmak için, Kadıköy Konsili’nin özgün tutanakları- nı getirtti. Üç yıl süren inceleme ve tartışmalardan sonra Kadıköy Konsili’nde alınan kararlar yaktırıldı. Böylecé, Patrikhane’nin ökümenikliğinin sözde kanıtı olan 28. kanon da yok oldu!…
Fener Rum Patrikhanesi’nin ökümenik olamamasının kanlı öyküsü burada sona ermektedir. Bu konuyu daha iyi kavramak isteyenlere Doç. Dr. Mehmet Çelik’in kitabını tavsiye ederim. Bu kitaptan ben çok yararlandım. Dr. Çelik’e teşekkür ederim.
Ayrıca, çok merak ediyorum, Patrikhanenin, aktardığım öy- küye karşı bir öyküsü var mı acaba? Bu kanlı öykü “N’olur canim, olursa oluversin!” diyenlere ithaf olunur!
(12 Aralık 2004)



Bir yanıt yazın