KALTAK NE DEMEK

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Sevgili okurlarım, değerli takipçilerim.

Bugün sizlerle kaltak sözcüğünü paylaşacağım.

Biliyorsunuz biz Türkler, pek çok kelimeye yöresel anlamlar yüklemişizdir. Bunlardan bir tanesi de “Kaltak” kelimesidir.

Eskiden kalıt, kaldırmak fiilinden türetildiği söylenmektedir.

              Günümüzde genellikle iffetsiz kadınlar için kullanılan bir tabir olan kaltak kelimesi, aslında bilindiğinden daha farklı bir anlama sahiptir.

             Kaltak; üzeri meşin, keçe, halı gibi maddelerle kaplanmamış, yalnızca tahtalardan oluşan bir eğerdir. Anadolu’da eşek, at ve katırların genç olanlarını binmeye alıştırmak için kullanılır.

Kaltak kelimesinin TDK sözlüğe göre 3 farklı anlamı vardır.

             Kaltak kelimesinin kökeni Türkçe dilidir.

            Kaltak, TDK sözlük anlamı şu şekildedir:

          1-Kuskunsuz eyer,

          2- Yabani atları ehlileştirmek için atın üzerine konan, üzeri meşin, halı gibi örtülerle kaplanmamış olan tahta eyer.

Mahalli ve pek çok yörede ise iffetsiz, namussuz, seks düşkünü kadın anlamına kullanılır.     Orospu ile arasındaki fark ise orospu, para ile kaltak ise zevk için isteyene veren anlamındadır.

Kaltak Türkçe olup, atların binite alıştırılmasında kullanılan, örtüsüz basit ağaç eyerdir. Üzeri meşin ya da bez ile örtülmemiş tahta eyer.

Yılkıdan tutulan bir at, binite alıştırılacağı zaman, üzerine bu kaltak konulur.

Bir süre kaltakla çalıştırılan at, buna alışınca üzerine bir ağırlık konulur. 

Ağırlık zaman zaman artırılarak at, binite alıştırılmış olur.

Binite alıştırılan atın üzerinden kaltak alınır. Yerine eyer konur ve insan biner. Ağırlığa alışmış olan hayvan, huysuzluk yapmadan üzerindekini taşımaya başlar.

Böylece yılkıdan alınan yabani at ya da eşek, katır gibi hayvanlar, kaltak sayesinde uslandırılmış ve yük taşımaya hazırlanmış olur.

Umarım yararlı olmuştur.

             Esen kalınız.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. BOZKIRIN BEBELERI avatarı
    BOZKIRIN BEBELERI

    Bu ülkeyi bölmeye niyetlenen
    her şerefsiz, bilsin ki: Bu milletin toprağına kazık çakamaz, ezanına gölge düşüremez, bayrağına el uzatamaz!
    BÖLÜCÜYE STATÜ DEĞİL,
    ANCAK HESAP SORULUR.!

    Yine başladılar kıpırdanmaya…
    Yine ortaya çıktı birkaç yüzsüz, birkaç satılmış, birkaç gaflet ve hıyanet kumkuması…
    Ağız dolusu ihanet kusup, sonra utanmadan buna “halkın talebi” diyorlar!
    Ne istiyorlarmış?
    Statü!
    Suriye’de aldıysak Türkiye’de de alırmışız…
    Neymiş?
    Kandil dağdan inip TBMM’de
    siyaset yapmalıymış!
    Höstiiir ordan KALTAK…
    Sen kimsin ulan!
    Sen hangi milletin, hangi toprağın evladısın da bu milleti bölmeye kalkıyorsun?
    Sen ağız dolusu sözleri hakediyorsun ama terbiyem buna müsade etmez…

    Açık konuşalım:
    Bu milletin sinir uçlarıyla oynamayın.
    Statü isteyenin, bu topraklarda yeri mezardır.
    Üniter devlete dil uzatanın alnına hain damgası basılır.
    PKK sevicilerle kol kola girip, milletin sinir uçlarıyla oynayanın sonu ya yargıdır, ya milletin bileğidir!
    Bırakın artık bu “barış”, “özgürlük”, “kimlik” palavralarını. O maskelerin altındaki gerçek yüzünüzü biliyoruz:
    Fitne!
    Bölücülük!
    Kuklalık!

    Suriye’de elde ettiğiniz şey, statü değil; ABD’nin kucağında oturma imtiyazıdır.
    O “statü” dediğiniz şey, namlunun gölgesinde kurulan gayrimeşru bir kukla yapıdır.
    Şimdi o ihaneti Türkiye’ye taşımaya kalkarsanız, karşınızda Kandil değil, Ankara’yı bulursunuz!

    Ve bu milletin evlatları, siz bu toprakları paçavraya çevirmeyin diye kan döktü!
    Sizse kalkmış bu toprakları, emperyalist efendilerinizin önüne meze yapmaya çalışıyorsunuz!
    Size statü yok,
    Size ayrıcalık yok,
    Size şımarmaya da alan yok!
    Sizden açık açık tiksiniyoruz!
    Çünkü siz sadece devletin değil, milletin damarına da basıyorsunuz!

    PKK dünkü bildirisinde şöyle diyor:
    ”Biz Türkiye Cumhuriyetini yendik
    ve dize getirdik.. Nasıl Irak’ta, Suriye’de toprak alıp özerk devlet kurduysak, Türkiye’den de toprak alıp amacımıza ulaşacağız”
    Dikkatinizi çekerim;
    PKK’nın meclisteki uzatılarıyla
    aynı ağızdalar…
    Peki, bebek katilini meclise davet edip, “Terörsüz Türkiye” çığırtkanlığı yapanlar bu ihanetin neresinde?
    Soru bu…

    Birileri hâlâ sanıyor ki,
    Anayasa cambazlığıyla,
    milletin gözüne baka baka
    bu işi kotaracaklar.
    400 vekil mi?
    Referandumsuz geçiş mi?
    Hele bir deneyin bakalım!
    Sizin anayasa hayaliniz, bu milletin öfkesine çarpıp paramparça olur!
    Yalanı dillerine yuva yapıp, bu ülkeyi bölmeye niyetlenen her şerefsiz, bilsin ki:
    Bu milletin toprağına kazık çakamaz, ezanına gölge düşüremez, bayrağına el uzatamaz!
    Ve siz, demokrasi adı altında millete küfreden, devlete meydan okuyan sözde vekiller…
    Yarın o kürsüleri kaybettiğinizde halkın içine çıkacak yüzünüz kalmayacak!
    Haddinizi aşarsanız,
    sizi tarih de, toprak da kusar! KALTAK`LAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar