Düşünceme tercüman olan Haluk Berkmen’a teşekkür ederim.
Malta adasına sürgün edilen Türkler Ermeni olaylarından dolayı sürgün edilmediler. Onlar Osmanlı imparatorluğunun aydın ve ileri görüşlü vatanseverler oldukları için sürgün edildiler. İngilizler işgal ettikleri ülkelerde öncelikle milliyetçileri susturmak ve hatta öldürmek istediler. Onlara fikren karşı koyacak aydın bir grup kalmayınca ortalama halkı yönetmek daha kolay olacağını çok iyi biliyorlardı. Malta sürgününün asıl amacı budur.
Haluk Berkmen
Yeri geldiği için iki anımsatma yapalım.
· Emperyalistlerin takibinden kurtulamayan Ahmet Emin, Malta sürgünlerinden biridir. Son yazısı“ Hastalığın Sebebi” ni 20 Mart 1920 günü yazar. Yazısında şöyle der: “Bünyemizdeki hastalığı yenmek istersek kuvvetlerimizi bir araya koymalıyız. Şahıslarla değil meselelerle uğraşmalıyız, programlar etrafında birleşmeliyiz. Hastalığın sebeplerini görmek devasını bulmanın ilk adımıdır.”

Bilindiği gibi “ Deva”yı bulanlar Mustafa Kemal’in önderliğinde kilitlenen Osmanlı aydınları olmuştur. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuş ve kısa zamandan bildiğimiz devrimleri gerçekleştirmişlerdir.
Ya sonra……!!!!
· Bilindiği gibi Oktay Sinanoğlu “Bye Bye Türkçe” kitabında yazdığına göre:
-İngilizler, İrlanda’yı işgal ettiklerinde ilk olarak dil ve ekin (kültür) taşıyıcısı halk ozanlarını öldürmüşler.
– İkinci adım ise İrlanda dilini (Keltçe/Galikçe) yasaklamış ve eğitim dili olarak İngilizceyi zorunlu dil yapmışlar.
-Ders kitaplarını(tarih,edebiyat,coğrafya v.b) amaçlarına hizmet edecek şekilde yeniden yazmışlar.
Amaç: İrlanda’nın dilini ve kültürel kimliğini yok ederek İngiliz kültürüne entegre etmektir.
· Emperyalizmin aynı yöntemleri Türkiye’de yürürlükte değil midir?
Sinanoğlu, bu örnek üzerinden “sömürgecilik yöntemine” çanak tutan Türkiye’de İngilizce ile eğitim yapan Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’e bağlı eğitim kuruluşlarının yürüdü tehlikeli gidişata dikkat çekmiştir.
· Faili meçhul aydın cinayetler yoğunlukla Türkiye’de 1979- 2000 yıllar arasında gerçekleştirilmiştir,
Öneri: Sn Gürkan’ın önemli kitabının “At Gözlüğü” takılmış olarak yaşayan Avrupa ,ABD ve Kanada’nın bazı kentlerinde tanınırlığının artırılması için çalışmalar olması gerektiği aşikar.
Ülkesi ve milletiyle bağlarını koruyup geliştirmiş kişilerin kurduğu STK tarafından “Kitap Tanıtım ” günleri tapılması yerinde olacaktır.
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
8 Mar 2026 Pzr 09:14 tarihinde Uluc Gurkan <u,,,,,,@g…com> şunu yazdı:
Bir daha hiçbir fikrin olmayan konular hakkında konuşma. Şimdi dikkatlice oku, cahil adam. 29 Temmuz 1921 tarihli bir mektupta, İngiliz Kraliyet Savcılığı, İngiliz Hükümetine “mevcut kanıtlarla” Malta’daki Türklerden hiçbirinin Ermeni katliamından dolayı cezalandırılamayacağını kesin bir dille bildirmiştir.
İşgal sırasında el konulan ve Londra’ya taşınan Osmanlı arşivine ek olarak, Amerika’da olduğu varsayılan tüm belgeler taranmış ve “Ermeni katliamı”na dair hiçbir kanıt bulunamamıştır. Bu nedenle, elimizde Ermeni soykırımının var olmadığını belirten bir yargı kararı bulunmaktadır. Bu karar Malta Mahkemesi’nin kararıdır. Malta Mahkemesi, yargısal ve tarihsel birinci elden bulgularıyla, Türklerin Ermenileri yok etme politikasının hiçbir zaman olmadığını kanıtlamaktadır. Dahası, mahkemenin bulguları, tarihsel gerçeklere dayanmayan, önyargı ve bazı basit siyasi çıkarlar tarafından ortaya atılan yaklaşık 20 parlamento kararını da yanlışlamaktadır. Şimdi anladın mı?
Don’t talk about the topics that you have no idea again.Read carefully now, ignorant man.In a letter dated July 29, 1921, the British Crown Prosecutor’s Office firmly informed the British Government that “with the available evidence”, none of the Turks in Malta could be punished for the Armenian massacre.In addition to the Ottoman archive, which was confiscated during the occupation and moved to London, all documents assumed to be in America were scanned, and no evidence of the “Armenian massacre” was found.Therefore, We have in hand a judicial ruling stating that the Armenian genocide does not exist. This judgment is the Malta Tribunal.The Malta Court, with its judicial and historical firsthand findings, proves that there was never a Turkish policy to exterminate Armenians. Furthermore, the court’s findings also falsify approximately 20 parliamentary resolutions, as they are not based on historical facts but were put forward by prejudice and some simple political interests.Do you understand now?




Bir yanıt yazın