Öztürk bir aydır ABD’de hapiste

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

ABD’de çeşitli Türk derneklerini temsil ettiklerini iddia eden başlıca iki özel çatı kuruluşu ATAA ve TADF, Türkiye’nin yurtiçi siyaseti ile ilgili ABD’de ülkemizi kötü ışıkta göstermek ya da kendi dernek içi çatışmaları dışında acaba ABD’de hiçbir suç ile itham edilmediği halde tam bir aydır haksız yere hapiste yatan tutuklu Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk ile ilgili ne gibi girişimde bulundular? 

Eğer o tarihe kadar serbest bırakılmamış ise, acaba 17 Mayıs 2025 Cumartesi günü saat 11:30’de New York’da yer alacak 42. geleneksel Türk Günü Yürüyüşünde Türk evladı Rümeysa Öztürk için pankart taşıyacaklar mı, hatta yürüyüş tertipleyicileri bu konuda pankartların taşınmasına izin bile verecekler mi?

Eğer bu sorularımın cevabı “Hayır” ise, altta ekli dün akşam Public Broadcasting Service, NewsHour televizyon programında Massachusetts eyaletinden ABD senatörü Ed Markey’nin Rümeysa Öztürk ile ilgili altı dakikalık savunmasını dinleyip, bu iki Türk-Amerikan çatı kuruluşu sözüm ona temsil ettikleri ABD Türk toplumunun haksız yere tutuklu bulunan bir ferdine eğer henüz herhangi bir yardımda bulunmadılar ise belki utanırlar.

Saygılarımla,
Enis Pınar



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Huriye Öz- E. avatarı
    Huriye Öz- E.

    Rümeysa Öztürk hanım, çok aşırı Filistin için gösteri yaptı. Ayrıca en yakını Recep Tayyip Erdoğan neden yardım etmiyor???

    Fakat Uygur Türkleri için kimse ne gösteri yaptığı var nede ilgilendiği.

    Amerikanın polis – hukuk sistemi o kadarda haksız değil.

  2. Enis Pınar avatarı
    Enis Pınar

    Sn. Huriye Öz,

    Kendi görüşünüze sahip olma hakkınız var. Ama kendi gerçeklerinize hakkınız yok.
    (“You are entitled to your opinion. But you are not entitled to your own facts.” – Senator Daniel Patrick Moynihan, 1927-2003)

    1- “Rümeysa Öztürk hanım, çok aşırı Filistin için gösteri yaptı.” diye eleştiride bulunmuşsunuz. İlkin, Rümeysa hanım hiçbir zaman Filistin için herhangi bir gösteriye katılmamıştır. Kendisinin iddia edilen yegâne “suçu”, bulunduğu Tufts Üniversitesinin öğrenci gazetesine bir makale yazmış olmasıdır.

    Makalede ise, “Tufts Topluluk Sendikası Senatosunun, Üniversite’nin Filistin soykırımını tanımasını, Üniversite Başkanı Sunil Kumar’ın açıklamaları için özür dilemesini, yatırımlarını açıklamasını ve İsrail ile doğrudan veya dolaylı bağlantıları olan şirketlerden çekilmesi talebini” üniversite yönetiminin önemsemediğini eleştirmiş:
    https://www.tuftsdaily.com/article/2024/03/4ftk27sm6jkj

    Bunda “çok aşırı” herhangi bir şey görmüyorum. Bu ülkenin Anayasasının Haklar Bildirgesi’nin (Bill of Rights) Birinci Eki (First Amendment) kişilere söz ve ifade özgürlüğü hakkı tanımakta. Ve bu hak sadece ABD vatandaşı olanları değil, bu ülkede bulunan herkesi kapsamakta.

    2- “Recep Tayyip Erdoğan neden yardım etmiyor?” sorunuza gelince, Türkiye hükümetinin ABD’deki diplomatik makamları konuyu yakından takip etmekteler. Fakat yabancı bir devletin elbette ABD hükümetine doğrudan müdahale etme hakkı yok. Esas sorulması gereken soru, ABD’de sözüm ona Türkleri temsil eden ve yardımda bulunmaları umulan hiçbir Türk-Amerikan kuruluşunun, bırakın Rümeysa Öztürk hanım için en ufak bir girişimde bulunmayı, herhangi bir suç işlediği iddia edilmeyen bir Türk’ün hapiste tutulmasını eleştiren bir bildiri bile neden yayınlamamış olmaları.

    3- “Uygur Türkleri için kimse ne gösteri yaptığı var nede ilgilendiği.” iddianıza gelince, yanılıyorsunuz. Uygur kardeşlerimiz için ABD’de birçok gösteri yer aldı, belki sizin haberiniz yok: https://uhrp.org/event/video-uyghur-american-community-raises-its-voice-on-human-rights-abuses/
    Biliyorum çünkü Washington’da bulunurken ben de katılmıştım: https://www.wrmea.org/human-rights/rally-for-uyghurs-held-outside-white-house.html

    Mazeret aramayı bırakıp biraz vicdanlı hareket edelim.

  3. Ayşe Ekiz avatarı
    Ayşe Ekiz

    Sayın Pınar, anayasal ifade özgürlüğü hakkının yabancılar dahil herkesi kapsadığını yazmışsınız, açıkcası biz de öyle bilirdik özgürlükler ülkesi amerikayı. Ancak şimdi konuşan çoğu amerikalıya bakıyorum da, Amerika’da bulunan yabancıların (öğrenci, turist, çalışan..) bu haklara sahip olmadıklarını amerika istediği müddetce sadece bir misafir olduklarını ve ona göre davranıp amerikan vatandaşlarını rahatsız etmemeleri gerektiğini söylüyorlar. Bilmiyorum bu trump ile yaşanan bir düşünce değişimimidir, yoksa bugüne kadar inandırılan şey bir aldatmaca mı idi?

  4. Huriye Öz -E. avatarı
    Huriye Öz -E.

    Sn. Enis Pinar,
    Rümeysa Öztürk hanım için bu kadar çaba neden?
    Şu an Türkiye’ de bir sürü belki sayısı 1000 geçmiş , suçsuz, günahsız Üniversite talebeleri hapishanelerde.
    Bu talebelerin hakkını, hukukunu kim arıyor? Arayanı’ da hapise atıyorlar.

    Rümeysa hanım, sorunsuz Pasaportunu almış, sorunsuz vizeyide, almış, Ünivetsitede yerinide almış bu kadar torpil nere’ den geliyor? Acaba? Biraz orada rahat dursaydı, belki başına bu işler gelmeyecekti. Şimdi siciline hepsi işlendi.

    Benim oğlum İstanbul Teknik Üni. Mezunu 2 yıldır pasaport ve vize alamadı . Doktorası için USA gitmesi gerekiyor. Torpil yok. Çünkü biz AKP yi tutmadımız için.

    Ben’ den biraz vicdan bekliyorsunuz, bende sizden tarafsız anlayış bekliyorum.
    Benim vicdanım Vatanımdaki %90 enflasyon altında ezilen halkımda. Büyük ninemizi doktora götürecek gücümüz yok, ölüme terk edildi.

    Elin Filistininden bana ne? Bugün Çat ülkesindekiler için kapı, kapı para topluyorlar, camiden gelen bu adamları kapıda siktir ettim.

    Dünyanın her yerinde en zor durumda olan ve sahibi olmayan millet Türkler.

    Bence biraz kendi milletimize sahip çıkalım, insanlarımız aç, yatıp kalkmasın.

    1. Enis Pınar avatarı
      Enis Pınar

      Sn. Huriye Öz,

      Türkiye’de de bazı suçsuz üniversite öğrencilerinin hapishanelerde bulunduğunu yazmış ve “Rümeysa Öztürk hanım için bu kadar çaba neden?” diye sormuşsunuz, Sorunuzun cevabı çünkü ben ABD’de uzun yıllar ikamet etmekte olan bir Türk olarak buradaki haksızlığa karşı sesimi duyurmakla belki biraz etkim olabilir ümidi ile.

      Ardından yanıtınızda yine birtakım kişisel varsayımlara dayanarak Rümeysa hanımın “sorunsuz Pasaportunu almış, sorunsuz vizeyide, almış, Ünive(r)sitede yerinide almış bu kadar torpil nere’ den geliyor?” diye hiçbir delil sunmadan suçlamada bulunmuşsunuz. Acaba Rümeysa hanımın ABD’ye vize alabilmesi için kaç yıl beklemiş olduğunu biliyor musunuz?

      Oğlunuzun doktorası için iki yıldır ABD’ye vize alamadığını yazmış ve bunu “Torpil yok. Çünkü biz AKP yi tutmadı(ğ)mız için” nedenine bağlamışsınız. Fakat Türkiye’den ABD’ye öğrenci vizesi alabilmek için kaç binlerce kişinin sırada beklediğinin farkında mısınız? Ve de AKP’nin, veya herhangi bir T.C. makamının veya kişinin, ABD’ye vize vermesi için nasıl “torpil” yapabileceğini izah eder misiniz?

      Daha önce yazmış olduğum gibi, bütün bunlar mazeret. Konunun siyaset ile alakası yok, Bir Türk vatandaşı, kendisine hiçbir suç atfedilmeden bir ayı aşkın bir süredir yabancı bir ülkede hapiste tutulmakta. Bu belki sizi ilgilendirmeyebilir, fakat ümid ederim bu ülkede vicdanı olan kişileri ve Türk-Amerikan derneklerini belki harekete geçmeye sevk eder. Oğlunuzun da ileride vize sağlayıp bir gün bu ülkeye gelmesi nasip olursa, Türk-Amerikan toplumunun bugün Rümeysa Öztürk için göstereceği tepki, belki kendi oğlunuzun başına da böyle bir durumun gelmesini önlemiş olur. Saygılarımla.

  5. Huriye Öz- E avatarı
    Huriye Öz- E

    Sn. Enis Pınar, anladığım kadarıyla Amerikada sizinde başınızdan böyle bir mahkeme olayı geçmiş olabilir.

    Benim kanaatimce, Amerika Devleti bu Rümeysa hanıma karşı borçlu gözüküyor. Yasal (idari) çareler bulunamazsa; Uluslararası Hukuk Standartlarında (USA) hakkın reddi davası konu olabilir.
    Bu nedenle bu bayanın orda ne okuduğunu bilmiyorum ama kendini orda Mahkemede sanırım hukuksal koruyamaz.
    Onun için zaman kaybetmeden orda bu konuda uzman, bilgili, tecrübeli dava kaybetmemiş Avukat gerekli.
    Talebenin ekonomik gücü olmadığı için mahkeme parasını bazı sosyal- fakir fonlardan sağlanması lağzım.

    Rahmetli dayım 1973 ile 1984 yılları arasında Amerikada fakir Türklerin Avukatıydı.( Sorun Mahkeme, Hakimin parasının olması)
    Dayım bize ordaki Türklerin başına gelenleri anlatırdı. Ayrıca Türkün suçsuz olduğu halde Mahkeme suçsuzun , suçlu olması için; örneğin denizin içinde toplu iğne aradıklarını söylerdi.
    ” Haklı olabilirsin ama USA- Adaleti önünde hakkını korumak için bir Avukat kadar bilgili olması gerekiyor.”

    Gerçi aynı prensip Türkiye içinde geçerli.

    Problem, yurt dışında Türk olduğun anlaşıldığı zaman iki kat daha dikkatli olman gerekiyor. Ben bu tercübeyi ingilterede yaptım. Hepsi Türk düşmanı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar