SARI ÖKÜZ HİKÂYESİ…
Ülkenin ve Cumhuriyetin kurucusuna ve arkadaşlarına saldırdıklarında…
Anayasayı deldiklerinde…
Dinimizle alakası olmayan “türbana” başörtüsü dediklerinde…
Meclise…
Okullara, hatta “kışlaya” soktuklarında…
Kayyım atadıklarında…
İlköğretim okullarına “imam” gönderdiklerinde vesaire vesaire; ağır ve ayıp olmasın diye anlattık bu hikâyeyi…
Hikâye değil aslında “kıssadan hisse…”
***
Sözümüz gazetecilerden yargı mensuplarına, iş adamlarından doktorlara, aydınlardan avukatlara, öğretmenlere…
Emekçilerden emeklilere, sanatçılara vs idi…
Anlatamadık…
23 yılda değişen zerre-i miskal kadar bir değişiklik olmadı…
Dün 18.03.2025 de…
İBB Başkanının ve 29 kişinin diploması akıllara ziyan bir şekilde iptal edildi…
İçlerinde profesör olanlar var…
Kamu kurumlarında üst düzey yönetici olanlar var…
Hatta MİT mensubu olanlar var…
***
Bu karardan sonra ortaya çıkacak muammayı ya da “kaosu” düşünmek bile istemiyorum:…
***
Nedense (!) aklıma yine Sarı Öküzün hikâyesi, geldi…
Dedim ki;
Gel yaz bu “hikâyeyi” Erdoğan belki vatandaşların, muhalefet partilerin bir işine yarar…
Halk diliyle…
Ustadan ustaca…
***
Çayırlıkta öküzler huzur içinde otlanırlardı. Arada birbirlerine boynuz dürterlerdi ama ciddi bir dertleri yoktu…
Bir aslan “Bana sarı öküzü verin, yoksa hepinizi yerim” diye çıkageldi…
Aslında aslan, açlıktan kaburgaları sayılan, çelimsizin tekiydi. Öküzler ise besili, güçlü-kuvvetli ve kalabalıklardı…
Ama karşı koymak yerine kıçlarını kaldırmadılar…
Öküzler toplandılar…
Siyaseti iyi bilen öküz dedi ki “Bırakalım ne istiyorsa olsun…”
Sürünün kurmayı öküz, aslanla iyi geçinmenin emeklilikte işine yarayacağını düşündü; “onun da canı var” deyip çıktı…
***
Sürünün profesörü niteliğindeki öküz “Bize dokunmasın da” dedi…
Medya patronu olanı “bir kere vermekle bir şey olmaz” görüşündeydi. Sürüde adalet dağıtmakla görevli öküz “Bir şey olmamış gibi yaparız” demekle yetindi…
Diğer aydın öküzlerden “Yetmez ama evet” diyen de vardı, “Bana dokunmayan bin yıl yaşasın” diyen de…
Sonuçta sarı öküzü verdiler…
Ve aslan sarı öküzü yedikten sonra, her gün bir öküz istedi, tüm öküzleri yiyinceye kadar asla durmadı…
Son öküz o ünlü lafı söyledi işte: “Sarı öküzü vermeyecektik…”
***
Hikâye bu kadar…
***
Şimdi meclisin acınacak haline dikkatle bakın…
Üniversitelerin…
Yargının…
Türk Ordusunun, polisinin getirildiği yere bakın…
Tarikatların…
Diyanetin…
Holdinglerin…
Dinci yobaz vakıfların çıkarıldığı seviyelere bakın…
Saltanata…
İsrafa ve tek adama tanınan sınırsız yetkilere bakın…
***
Hepsinin sebebi biri veya birilerinin önerisiyle “sarı öküzün” verilmesi hikâyesidir…
Ve!
Ağalığın-eşekliğin bitmesiyle ilgili kısa fıkra gibi tektir…
Hani…
Ağaya sormuşlar; sizin ağalığınız ne zaman bitecek diye…
Ağa…
Sizin eşekliğiniz bitince, demiş ya, o fıkra…
***
Yandaş ve yalaka medya kaç gündür “sıra Ekrem İmamoğlu’na geldi” diye yazıyordu…
Gülüp geçenlere…
Yok, artık bu kadarını da yapamazlar, diplomasını iptal edemezler diyenlere, hayal aleminde yaşayanlara;
“Sarı öküzü vermeyecektiniz…”
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 19.03.2025 05.05


Bir yanıt yazın