Çalışan kadınlar, çalışmayan kadınlar diye ayırmışlar…
Niye?
Siz hayatınızda “çalışmayan” kadın gördünüz mü?
Yetmiş bir yılda ben hiç görmedim..,
Her yerdeler…
Arı…
Karınca ve panter gibiler; sevgi ve güzellik dolu…
***
Her gün bir kadının öldürüldüğü, bir küçük kız çocuğunun gelin-ana olduğu ülkemizde;
Dünya kadınlar günü gelince ne yazacağımı bilmiyorum…
Niye?
Çünkü ustam öyle güzel yazmış ki adeta kelimeler tükenmiş…
***
Buyurun ustadan ustaca…
***
Kadınlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ’yetim-öksüz’ kalan çok olur.
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…
***
Çekmecenin dibinde artık kimsesizdir eski tarak.
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
***
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker ’sarıkız’.
***
Teki kalmış o eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir.
Koridor kimsesiz.
(…….)
Bir kadın gittiğinde…
***
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci…
Bir anne gider…
Bir dost…
Bir arkadaş…
Bir sevgili…
Ne çok kişi yok olur aslında, bir kadın gittiğinde…
***
Kalbimizden hiç gitmeyen
Dünyanın en güzel varlıkları tüm kadınların
Günü kutlu ve mutlu olsun…
Erdoğan Özgenç
12.46


Bir yanıt yazın