SARIKEÇİLİLER ve KARAKEÇİLİLER

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

SARIKEÇİLİLER:

Bin yıl önce Anadoluyu Türk yurdu haline getirmek için Türkistan’dan gelen bazı Oguz boylarının oymaklarıdır. Sarıkeçililer, arasında Turkuaz göz, sarışınlık çokça yaygındır. Evlad-ı Fatihan namıyla anılan, asırlar önce Avrupa’ya yürüyen balkanlardaki soydaşlarımızın çoğu Sarıkeçili Yörüklerinin torunlarıdır.

Akdeniz ve Ege dağlarında yaylanan ve Mersin yöresinde kışlayan bin yıllık geleneğimizin son temsilcileri olan Sarıkeçililer, yüzyıllardır uygulanan politikalar neticesinde fakir ve güçsüz bırakılmışlardır. Ne belirli bir yaylakları, ne de belirli bir kışlakları vardır. Ölüm hangi dağ başında yakalarsa, sevdiklerini orada gömerler çünkü iskan yerleri yok, dolayısıyla mezarlıklarıda yok!.. Ahmet Davutoğlu Başbakan iken o bölgeye yaptığı bir ziyaret sırasında Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Savran bir görüşme imkanı bularak Sarıkeçili yörüklerinin İskan yeri olmadığını bu durumun artık bir çözüme kavuşturulması istiyor. Başbakandan aldığı yanıt: Hanım senin Erkeğin yok mu bunları anlatacak?… Ne acı ki bin yıl öncesinin serdengeçtileri Sarıkeçililerin gördüğü karşılık bu. Ve bu makaleyi yazdığım tarihe kadar (2017) iskan yerleri çözüme kavuşturulmamıştı.

KARAKEÇİLİLER:

Oğuzların Kayı boyunun, Osmanlı gibi bir diğer Urugu. İsimleri, Karacahisar kalesinin fethi sırasında Ertuğrul gazi tarafından anılan Karakeçililerin Güneydoğu Anadoluda kalan kısmı, Orhan gaziden II. Abdülhamit zamanına kadar dışlanmışlardır. O kadar ki Karakeçililer, Arapça ve Kürtçe konuşmaya ve yüzyıllar içerisinde kaldıkları bu asimilasyon neticesinde kendilerini de Kürt sanmaya başlamışlardır. Son yıllarda aydınlatılmaları sayesinde Türk olduklarını anlamışlardır.

Türkiye, Arap emperyalizmine adım adım girerken, kalan son iki YÖRÜK boyumuz; Karakeçililer ve Sarıkeçililere, Osmanlı ve Türkiye de yüzyıllardır Arap seviciliği yapanlar yüzünden, gereken ilgi ve özen gösterilmemiş, hatta dışlanmışlardır. Soyumuza yapılan ihanetler saymakla bitmez. Sormaya bile gerek yok ama yinde soruyorum: Yönetenler vicdanlarınız rahat mı!.. Çünkü Türk deyince sanki yüz kızartıcı suç işlemiş gibi insanları utandırdınız. Lafla boğdunuz , ırkçılık yapmayın hepimiz Müslümanız dediniz, günah dediniz, aşağıladınız, son olarak anayasadan Türklüğü sileceğiz bile dediniz unutmadık…

Oguz SOLAK /Uluslararası İlişkiler Uz./ ŞUBAT 2017



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Uğur Sarıkeçili avatarı
    Uğur Sarıkeçili

    Sayın Oğuz bey,

    bu yazınızı bugün ilk defa gördüm. Gerçekten güzel ve gerçek bir yazı.
    Benim Babaannem Karakeçililer’den, Tam bir Türk yörük hanımefendisi. Ağzından bugüne kadar birkez olsun yalan çıkmamıştır, okumuşluğu yok, fakat zekası bir hakimden kuvvetlidir.
    Ördüğü kilim, halılar ın eşi yok. Peyniri, Tereyağı,Yoğurdu, süzme yoğurdu çok güzel yapar. Keçileri onun kadar kimse çabuk sayamaz. Kendisi esmer güzeli. Soyu Pir Sultana kadar gidiyor.
    İlk bahar kutlamalarını, Nevruz babaannemden öğrendik.

    Dedem Sarıkeçili, tam babaannemin tersi, 1,90 boyunda, kırmızı sarışın saçlı, koyu mavi gözlü. Okumuşluğu yok, hayvanları çok sever, ekin biçmesi, sepet örmesi, çarık ayakkabı dikmesi, çanak çömlek yapması, keçi derisinden çadır dikmesi dedemin işleri. Dağları çok sever.

    Babaannemizin dokuduğu kumaşları, halıları kolay, kolay çinliler kopyalayamaz, örme tekniğini bilmeleri gerekiyor. Buda sadece öz Türklere özel.

    Biz Türkleri Osmanlı hiç istememiş, kendilerine yakıştıramamış. Bu yörük halkı, Osmanlının eğitimden nasibini alamamış. Eğitimi olmayan bir topluluk fakir kalır, hiçbir sosyal hizmetlerden yararlanamaz. Ekonomik gelirleri yok. Kendi öz memleketinde 2 ci sınıf insan muamelesi görüyorlar. AKP hertarafı Rantladı, tapulu yerlere bile el koydular. Keçiler ortada kaldı, halkın dağlarında otlaklanmaları bile yasak.

    İyi günler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar