Merkezi ve yerel yönetimlerde,yatırım ajansları,belediyeler ve köylerin altyapılarının desteklenmesi idarelerinde de!
Cumhuriyet ideolojinin savunucusu TSK düşürülmüş,savunma, güvenlik ve istihbarat konuları cemaatin ve AKP iktidarının denetimine geçmiştir.
Cumhuriyet tarihinin çok defa ihtiyaç gösterdiği Atatürk ilke ve inkilâplarına uygun davranmak, korumak, yaşatmak ve hakim kılmakla yükümlü CHP’yi,
Atatürkçü ilkelerinin eskimiş,hesaplaşılması ve aşılması gerekli,tek tipçi bir ideoloji olduğu savını paylaşan sosyal demokrat,kürtçü,liberal,sosyalist hempaların işbirliği ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu vasıtasıyla yeniCHP’ye dönüştürmüş bulunuyor!
*
CHP’nin Atatürkçü Düşünce Sisteminden yükselen il ve ilçe örgütleri çevresinde ilişkilerinde yazısız kurallar ve geleneklerde yapısallaşmış ve kurumlaşmış,davranış birliği içinde,katılımcı,özgür milyonlarca kadın,erkek ve her yaşta seçmen kitlesinde büyük hayal kırıklıkları oluşmuştur ve umut yeşermiyor.
Kitleler yeniCHP’ye dönüşümün yarattığı amansız rahatsızlıkta -üstelik,dönüşümdeki rolüyle karizması,gelenekçiliği ve rasyonelist alt yapısı yetersizliği ve CHP’ye kurulan tuzaktan kendini aklayamayan görüntüsüyle Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı hayıflanmada giderek uzlaşıyor.
SONAR firmasının yaptığı son ankette yeniCHP’nin seçimden bu yana yüzde 6 oy kaybettiği tesbit ediliyor!
*
Bu tepkiden “Yeniden CHP Hareketi” adıyla birleşen muhalif partililer olağanüstü tüzük kurultayı talep etmiştir -ne ki, bu taleple birlikte parti yönetimi de bir taktik savaşı açıyor.
Kemal Kılıçdaroğlu muhalefetin başvurusunu işleme almıyor,kendi belirlediği gündemde toplanmak üzere 26 Şubat’ta kurultay kararı çıkarıyor.
Durumun kayyuma götürüleceği söylentisi karşısında bu kez muhalefetin başvusunu görüşmek üzere 1 Mart’ta ikinci kurultay toplanması daveti, muhaliflerin kurultayın kendi gündemleriyle toplanmasındaki ısrarı üzerine de 1Mart’taki kurultayı 27 Şubat’a kaydırarak garip bir geldili-gittili tutuma girmesi,Kılıçdaroğlu’nun yeteneklerine dair kitlede oluşan uzlaşının pekişmesine neden oluyor.
Parti içi muhalefetin önünü kesmek,tüzük maddelerini görüşecek ilk kurultayda muhaliflerin bolca yuhalanmasını teminen 13 bin kişilik salonda yapılması kararı,ayrı kurultay taleplerinin önüne geçmek üzere tüzükte birden çok kurultay çağrısı yapılması halinde genel başkana gündemleri birleştirme yetkisi verilmesi önerisi Kılıçdaroğlu’nun antidemokratik uygulamaları olarak dikkat çekiyor.
CHP eski Genel Sekreteri Önder Sav parti içi muhalefete destek verirken,”Partinin adresini bilmeyenler,partiye oy vermeyenler bugün MYK’da ve Meclis’te”diyor,”CHP Atatürk’e bile kalmadı,Kılıçdaroğlu’na da kalmaz”ifadesiyle kararlılığı açıklıyor.
*
En fenası,CHP’de bölünmekten öte yol görünmüyor.
YeniCHP’nin de kervana katılmasıyla beraberFethullah Gülen ve Tayyip Erdoğan’ın birlikte ileri demokrasi vaadiyle totaliter islamcı bir polis devleti oluşturdukları şu günde;
Bölünme halinde Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve o’nun inkilâp ve ilkeleri doğrultusunda,çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde demokrasi,hukukun üstünlüğü,insan haklarını ve azınlık haklarını güvenceye alan kurumların varlığını talep eden milyonlarca her yaşta kadın-erkeğin sahipsizleştirilmesi halinin,
Atatürkçülüğü asla temsil etmeyen Kılıçdaroğlu’nun eğreti yeniCHP’siyle hizalayıp getiriyi ve götürüyü mukayese etmek gerekiyor.
Çünkü o milyonlarca her yaşta kadın ve erkek;Atatürk’ün,”Devrim yasası, eldeki yasaların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki akımı boğmadıkça, başladığımız devrim ve yenilik bir an bile durmayacaktır.Bizden sonraki dönemlerde de böyle olacaktır”düsturunun yaşayan abideleridir.
*
Diğer olumsuzluk Türk-Kürt çatışmasında Kürtler sokaktayken…
Bir yanıt yazın