ALMANYA Başbakanı ve Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel, ülkede yaşayan göçmenlerin ne kadar önem verdiklerini gözler önüne sermek için Federal Almanya Cumhuriyeti’nin tarihinde bir ilki gerçekleştirdi.
Başbakan Merkel, başbakanlıkta 2006 yılından beri sistematik olarak düzenlenen Uyum Zirvesi’nde her kesimin temsilcilerinin görüş ve önerilerini dinleyerek çözüme açık bir politika izledi.
900 bine yakını Türk kökenli olmak üzere en fazla göçmen kökenli insanın yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya (KRV) eyaletinde de uyum alanında olumlu gelişmeler yaşandı.
KRV’de 2005 yılında Nesiller, Aile, Kadınlar ve Uyum Bakanlığı’na getirilen CDU’lu Armin Laschet, göçmen kökenlilerin “eşit yurttaş” konumuna gelebilmeleri için yapıcı politikalar üretti.
Çeşitli alanlarda başarılı da oldu.
Ama son yıllardaki bu olumlu gelişmeleri KRV’nin CDU’lu Eyalet Başbakanı Jürgen Rüttgers’in “oy avcılığı” bir anda yok edip etti.
Rüttgers’in 26 Eylül’de Duisburg’da yaptığı bir seçim kampanyası sırasında Almanya’daki iş ahlakını övmek isterken Romanyalıları “tembellik ve disiplinsizlikle” suçlayıp, “baltayı taşa vurduğu” ortaya çıktı.
Rüttgers’in Duisburg’daki konuşmasında “Romanyalı işçiler bizim buradaki Ruhr bölgesindeki işçilerden farklılar. Romanya’dakiler sabah saat 7.00’de ilk vardiyaya gelip, sonuna kadar beklemezler. İstedikleri zaman gelir, istedikleri zaman giderler. Ve ne yaptıklarını ad bilmezler” diyerek “toptan karalayıcı” bir suçlamada bulunduğu internette dolaşmaya başladı.
2005 yılında KRV Eyalet Başbakanı olan Jürgen Rüttgers, belli ki, cep telefonu devi Finlandiya kökenli NOKIA’nın Bochum’daki tesislerini geçen yıl Romanya’ya taşıyıp, Kuzey Ren Vestfalya’da 2 bine yakın işçinin işyerini kaybetmesini bir türlü sindirememişti.
Bir Eyalet Başbakanı’nın insanlarına sahip çıkması, onlara işyeri yaratmak için tabii sevindiricidir.
Hatta bu onun görevidir.
Ancak Rüttgers gibi deneyimli bir politikacının bu söylemlerinin yabancı düşmanlığı, hatta ırkçılık koktuğunu bilmemesi mümkün değildir.
Çünkü Jürgen Rüttgers, KRV’de 2000 yılında yapılan Eyalet Parlamentosu seçimleri öncesi de buna benzer bir yaklaşım sergilemişti.
Gerhard Schröder başbakanlığındaki dönemin Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller’den oluşan koalisyon hükümetinin “Yeşil Kart” düzenlemesiyle Almanya’ya bilgisayar uzmanı getirilmesi girişimine karşı Rüttgers, “Hintliler yerine çocuk” sloganı altına bir kampanya başlatmıştı.
Ona göre amaç, Almanya’da doğum oranın artırılması ve göçün durdurulmasıydı.
Bu hedefe ulaşılamayacağını bile bile “oy avcısı” Rüttgers, günlerce meydanlarda bu önerisinin doğruluğunu savunmuştu.
Ancak, Rüttgers’in apaçık yabancı düşmanlığı, hatta “gizli bir ırkçılık” kokan bu kampanyasını sağduyulu Alman seçmeni yememişti.
Aşırı sağcı, ırkçı Almanya Milliyetçi Demokrat Parti (NPD), Alman Halk Birliği (DVU) gibi parti ve bazı gruplar göçmenleri hedef göstererek oy avcılığı yapmaktadır.
Bu yıllardır bilinmektedir.
Ama bu ülkedeki köklü partilere de sağduyulu politikacılara da göçmen kökenli insanların sırtından oy avcılığı yapmak yakışmamaktadır.
Bunun da ötesinde, böyle bir yaklaşım, bu ülkede barış içinde birlikte yaşamı dinamitlemek demektir.
[email protected]
7 Eylül 2009, Pazartesi






Bir yanıt yazın