Kategori: Habip Hamza Erdem

  • DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    DÜKLÜK ve DÜDÜKLÜK

    Kimse dillendirmese de ben söylemiş olayım; eğer ‘Millet İttifakı’ beklenildiği üzere hem cumhurbaşkanlığını ve hem de Meclis’teki çoğunluğu sağlayabilirse, buna, Türkiye’nin yeni ‘Kurucu Meclis’i diyebileceğiz. Şimdi ‘aklıevvel’ kimi hukukçu ve siyasetçinin ‘Kurucu Meclis’ başka şeydir, o daha çok ‘Anayasa’ yapmak için kurulan meclistir diyecekleri beklenebilir. Diyebilirler. Nitekim bu tip ‘hukukçu’lar Dr […]

  • MAZBATAYI KİM VERECEK ?

    MAZBATAYI KİM VERECEK ?

                Seçimler yapıldı ve Kemal Kılıçdaroğlu seçildi diyelim.             ‘Mazbata’yı kim düzenleyecek?             YSK, yani Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘çete’ dediği onbir kişi.             Ee bu ‘çete’, sadece bu seçimle ilgili değil ama daha önce işlediği suçlardan dolayı kendilerini yargılatıp içeri attıracak olan Kemal Kılıçdaroğlu’na ‘mazbata’ düzenleyebilir mi?             Kemal Kılıçdaroğlu diyor ki, zaten o nedenle biz ‘sandık’lara […]

  • DEVRİM ve İHTİLAL (4)

    DEVRİM ve İHTİLAL (4)

    DEVRİM ve İHTİLAL (4)             ‘Devrim’ ve ‘ihtilal’ ayırımını salt ‘demokratik’ olup olmadıkları gibi sıradan bir temele oturtmanın ‘kavram’ın kapsamını daraltmaktan başka bir şeye yaramadığını söyleyegeliyoruz.             Ve biz ‘İngiliz Devrimi’nin, bir galat-ı meşhur olarak sürdürülmeye çalışıldığını ve özde ‘devrim’ kategorisine sokulamayacağı görüşünde olduğumuzu belirtmiştik.             Nitekim Steve Pincus’a göre de, ‘1688-89 İngiliz […]

  • KAÇAR MI KAÇMAZ MI ?

    KAÇAR MI KAÇMAZ MI ?

                Şu ‘komuta kademesi’ yine tartışmaların odağına yerleşmiş bulunuyor.             Peki ama, bu sözde ‘peygamber ocağı’ denilen Türk Ordusu ya da daha doğru bir deyişle Türkiye Cumhuriyeti Ordusu, kuruluşundan itibaren kendisine duyulan güven, sevgi ve saygıyı sürdürebilmiş midir?             Önceki yılları bir yana koyar ve son çeyrek yüzyılını ele alırsak, adım adım ve gıdım […]

  • DEVRİM ve İHTİLAL (3)

    DEVRİM ve İHTİLAL (3)

                ‘Devrim ve ihtilal’ ayırımına yönelik bir yaklaşımın eleştirisi üzerine başlattığımız bu yazı dizisinin ‘güncel’den uzak salt felsefî/bilimsel bir yazı dizisi olmadığını belirtmemize bilmem gerek var mıdır?             Dolayısıyla, her ‘terim’ ve ‘kavram’ın, denildiği üzere hem ‘etimolojik’ ve ‘epistemolojik’ çözümlemesi ve hem de kaçınılmaz olarak ‘tarihsel/dönemsel’ çözümlemesine girişilmeden ne bir […]

  • DEVRİM ve İHTİLAL (2)

    DEVRİM ve İHTİLAL (2)

                1688 İngiliz Devrimi’nin etkileri günümüze uzanan bir ‘Devlet türü’ (genre) doğurduğuna ilişkin teze değinmiştik.             Dikkat edilirse, benim ısrarla savunduğum Devlet-Ulus (Ulus-Devlet değil!) kavramına temel oluşturacak bir tezle karşı karşıyayız.             Bu ‘Devlet türü’nün kökenlerinin 1648 Westfalia Antlaşmasına gittiğini biliyoruz.             Nitekim 1688 İngiliz Devrimi’nde bir ‘Ulus’tan sözetmek mümkün olmadığı gibi, […]

  • DEVRİM ve İHTİLAL

    DEVRİM ve İHTİLAL

                Memduh Bayraktaroğlu’nu bilenleriniz biliyor.             ‘Türk Siyaseti’ alanında gözlem ve deneyimleri var.             Felsefe ve siyaset alanında belli bir birikimi de var diyelim.             Ancak ve ne var ki, kimi konularda ‘akademik disiplin’ dışına çıkan savlar ileri sürmek ve yorumlar yapmaktan da çekinmemekte.             Örneğin, geçenlerde ‘İngiliz Devrimi’ ve ‘Fransız […]

  • EŞİT VATANDAŞLIK

    EŞİT VATANDAŞLIK

                Sayın Haluk Dural, ‘Eşit vatandaşlık’ konusunda bilgi rica etmişsiniz.             Kuşkusuz bu konuda çok geniş felsefî ve politik bir yazın var. Uluslarrası kayıtlar falan var.             Ancak Türkiye özelinde bu kavramın ne anlamda kullanıldığına ilişkin, izninizle bir değerlendirme de ben yapmak isterim.             Türkiye’de ‘eşit vatandaşlık’ anlayışının olmaz olmazı ‘anadilde eğitim’dir. […]

  • BEN SÖZE BAKARIM

    BEN SÖZE BAKARIM

                Mevlana’ya atfedilen ‘ben lafa bakarım laf mı diye’ başlayan tümcedeki ‘laf’, zaten zamanla ‘boş laf’a dönüşmüş durumdadır.             Ancak ‘söz’ günümüzde bile, ardında bir ‘güvenirlik’, bir ‘kişilik’ yani sözcüğün tam anlamıyla bir ‘adamlık’ olduğunu kanıtlayan bir konumu dile getirmektedir.             O arada, ‘tüccar sözü’, ‘siyasetçi sözü’, ‘asker sözü’ gibi mesleklere […]

  • ALTIN SEMER

    ALTIN SEMER

                İnsanın kendisinden sözetmesinin pek iyi sayılmayacağı söylenir. Ancak bir durum saptaması yapılacak ise,  o zaman insanın kendisinden sözetmesi hoşgörüyle karşılanabilir.             Benim gibi, özellikle yurtdışında yaşayanların ülkeyle ilgili sağlıklı haber alabilmesi için, çok değişik kaynaklara başvurması gerekiyor, ki inanın, insanın kendi çalışmalarına ayıracak zamanı kalmıyor.             Yani, ülkeyle ilgili […]

  • BULUP DA BUNAMAK

    BULUP DA BUNAMAK

                Türkçemizdeki ‘bulup da bunamak’ deyiminin yabancı dillerdeki karşılığına baktım; ‘Bedava alınan atın dişine bakılmaz’ benzeri deyimler gördüm.             Bu da nereden çıktı diye sorulacak olursa, ‘Ondördüncü Cumhurbaşkanı’ adayı için yapılan tartışmalar dolayısıyla aklıma geldi diyeyim.             Türkiye’de cumhurbaşkanlığı için adaylığı için ‘gazoz kapağı’ konulsa seçimi kazanır türü bir anlayışın yaygın […]

  • MERTLİK ve NAMERTLİK

    MERTLİK ve NAMERTLİK

                Bugün CHP’nin ‘İkinci Yüzyıl Vizyonu’ toplantısı yapıldı.             Neresinden bakılsa umut veren bir ‘vizyon’ ve başarılı bir toplantı olduğu söylenebilir.             Ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi ikinci yüzyıla taşıyabilecek tek örgütleyici (organizatör) ve hatta ‘lider’ olabileceği de ortaya çıkmış oldu denilebilir.             Toplantıda Kemal Kılıçdaroğlu altılı masa liderlerini tek tek anarak övgü dolu […]

  • İLTİSAK

    İLTİSAK

                Nerdeyse hergün televizyonlarda bir ‘iltisak’ haberi duyuyoruz.             Başkalarını bilemem ama ben bu ‘iltisak’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmeden, sözcüğün geçtiği bağlama göre ‘ilişkili’ anlamına gelebileceğini tahmin ediyordum.             Özellikle ‘terör’le birlikte anıldığına göre, ‘terörle ilişkili’ olmalıydı.             ‘İlişkili’ ama ne kadar ilişkili idi acaba?             Fransızcasına baktım,  tam […]

  • BİRAZ İKTİSAT TARİHİ

    BİRAZ İKTİSAT TARİHİ

                Kemal Kılıçdaroğlu “biz temiz para peşindeyiz” dedi diye gerek muhalefet ve gerekse hükûmet taraftarları “ne demek istedi?” diye, “trene bakar gibi” biribirlerinin yüzüne bakar oldular.             Çok daha önemlisi “şey kadar büyük iktisatçılar” da ne demek istediğini anlamış değiller.             Şimdi gerçekten Kemal Kılıçdaroğlu da ne demek istediğini bilmeden böyle bir şey demişse, […]

  • HEY CANDARMA !

    HEY CANDARMA !

                Askerlikte ‘komutan’ her şey demektir.             Hele bir de ‘Genel Komutan’ olursa, artık emir demiri kesecek demektir.             Peki ama şu Arif Çetin bir genel komutan mıdır?             Bir ‘Orgeneral’ midir?             Yoksa uyuşturucu baronlarının emireri midir?             Bu zıpır candarma hakkındaki ‘dosya’ların haddi var hesabı yok.             Sadece uyuşturucu değil ama […]

  • DEMOKRATİK CUMHURİYET

    DEMOKRATİK CUMHURİYET

                Yazının başlığı kimi okurun dikkatini çekecektir.             Çünkü, sanki ‘Cumhuriyet’in başına bir ‘Demokratik’ takısı eklenince Cumhuriyet’in içeriği değişecekmiş gibi bir izlenim vermektedir.             Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu’nun 100ncü yılında Cumhuriyetimizi ‘demokrasi’ ile taçlandıracağız sözü akla gelebilir.             Ve sanki bu ‘Cumhuriyet’ kurulduğunda kimsenin aklına ‘demokrasi’ sözcüğü gelmemiş sanılıyor olabilir.             Oysa, […]

  • DÜZEY ve DÜZLEM

    DÜZEY ve DÜZLEM

                Zaman zaman Türkçe’deki yanlış kullanımlara yönelik eleştiriler yaparım.             Örnek olsun, ‘yapmak/yapılmak’ eylemi, yerli yersiz ama çok yaygın biçimde, ‘gerçekleşmek’ biçiminde dillendiriliyor.             Televizyonlarda bile, toplantı ‘yapıldı’ veya telefon ‘etti’ yerine, toplantı ‘gerçekleştirildi’ ya da telefon ‘gerçekleştirdi’ biçiminde söyleniyor.             Daha bir dizi yerde, anlamsız bir biçimde ‘gerçekleşti’ ya […]

  • HAYDİ CHP

    HAYDİ CHP

                Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda herkesin, kendi bilgi ve öngörüsüne göre, görüş bildirmesinden doğal bir şey olamaz.             Eğer Altılı Masa’da bir başka isim üzerinde uzlaşma sağlanacak olursa, buna Kemal Kılıçdaroğlu dahil hiç kimsenin itirazının olmayacağı da açıktır.             Ancak görüldüğü kadarıyla Kemal Kılıçdaroğlu adaylık benim hakkım diyor.             Ve bana kalırsa, gerçekten de kendi hakkıdır. […]