KORKULUKSUZ DÜŞÜNME

KORKULUKSUZ DÜŞÜNME             Fatmagül Berktay Hannah Arendt’i anlatırken, onun ‘korkuluksuz düşünme’sinin en önemli özelliği olduğunu söylüyor. Burada ‘korkuluk’, merdiven inip çıkarken tutunduğumuz trabzanın Türkçesi oluyor. Böylece düşünürken, örneğin dayandığımız ‘kavram’lara dayanmadan düşünülücek demektir. Deyim yerinde ise önce ‘kavram’larımızı sorgulamamız gerekiyor demektir. Söylemeye gerek yok ki, ‘korkuluksuz düşünme’ için önce ‘korkuluk’ yani ‘kavram’ları tanıyor olmak gerekmektedir. Yani, “topraktan… Okumaya devam et KORKULUKSUZ DÜŞÜNME

PARLEMANTER REJİM Mİ BAŞKANLIK REJİMİ Mİ ?

PARLEMANTER REJİM Mİ BAŞKANLIK REJİMİ Mİ ?             Hani çokça konuluşuluyor ya, ‘parlemanter rejim’ mi, ‘parlamenter rejim’ mi yoksa ‘parlementer rejim’ mi diye.             Birkaç Türkçe yayına baktım ortak bir yazım kuralı yok: parlamenter diyen de var, parlementer diyen de var.             Hiç kuşkum yok parlimanter ya da parlimenter diyeni de olabilir.             Şu bizim altıyüz… Okumaya devam et PARLEMANTER REJİM Mİ BAŞKANLIK REJİMİ Mİ ?

AVAREL

AVAREL             Dalton Kardeşler’i bilirsiniz, Co (Joe), Vili (William), Jak (Jack) ve Avarel (Avarell).             Nurettin Nebati’nin gözlerinin içine iyi bakarsanız Averel’i görebilirsiniz.             Bu tayfanın en aptalı…             Co’nun  yakın geçmişine baktığımızda ise 17/25 Aralık’ı görüyoruz.             ‘Sözde Mahkemeler’in takipsizlik mi ne kararı verdikleri bir tarihsel kesit.             Ve yine bizim ‘sözde aydınlar’ımızın, derin ‘demokratlık’ları gereği üzerinde durmadıkları bir ‘hafta’.             Kimine göre ise ‘dikilmiş… Okumaya devam et AVAREL

‘SANDUK’ALI DEMOKRASİ

‘SANDUK’ALI DEMOKRASİ Tam dört yıl önce şöyle yazmışım: “Sıra geldi Soysuz Süleyman’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nu görevden almasına. Alır mı alır. O da gidip ergenekon sanığı subaylar gibi ‘vatanî görev’ini tamamlasın, değil mi ama? Müstehak, vallahi size her şey müstehak!” 9 Aralık 2017 Aradan dört yıl geçtikten sonra Soysuz Süleyman hâlâ ‘İçişleri’ne bakıyor. Jandarma dahil, tüm polis-molis, mafyatik militanlar,… Okumaya devam et ‘SANDUK’ALI DEMOKRASİ

ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK

ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK             ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt anlattı.             Dinlerken insanın tüyleri diken diken oluyordu.             Cumhuriyet’in henüz kurulduğu 1923 yılında ve henüz 19 yaşında Tıbbiye ögrencisi Mahmut Sadi.             Çünkü henüz soyadı yasası çıkmamış ve Irmak soyadını almamış parlak bir genç.             Devlet bursu ile yurtdışına gitmek için başvuran 150 aday arasından seçilen 11 öğrenciden biri oluyor.… Okumaya devam et ATATÜRK ve ATATÜRKÇÜLÜK

PARTİ/REFORM/DEVRİM

PARTİ/REFORM/DEVRİM (3) Bir önceki yazıda « Nitekim eldeki istastiksel veriler ‘işçi sınıfı’nın giderek yoksullaştığını değil, hatta göreli bir ekonomik iyileşme içinde olduklarını göstermektedir” demiştik. Ne zaman? – Almanya’da 1870-1910 yılları arasında. Peki ama, 2001-2021 yılları arasında Türkiye’de de böyle mi olmuştur acaba? ABD Doları’nın 2001 yılında 500 Tl ya da bugünkü kurla sadece 50 Cent olmasına karşın,… Okumaya devam et PARTİ/REFORM/DEVRİM

Amaç/araç diyalektiği

PARTİ/REFORM/DEVRİM (4)             Amaç/araç diyalektiği             Bir partinin ‘program’ı salt yapılacak seçimlerde diğer parti programlarıyla yarışmak için değil ama partinin ‘felsefesi’ ve ‘genel doğrultu’sunu gösteriyor  olmalıdır.             Bir anlamda, Türkiye’de, sözde halka iniliyor gerekçesiyle, vülger, sıradan, ve kaba-saba, ve (kesinlikle ‘politikacı’ olmayan) siyasetçilerimizin deyimle ‘zihniyet’ denilen şeyin belgesidir ‘program’.             Ve bir başka deyişle partinin ‘nihai… Okumaya devam et Amaç/araç diyalektiği

KRİMİNAL CEVİZ

KRİMİNAL CEVİZ             23 Kasım 2021 gecesi, döviz kurundaki aşırı yükselmeyi protesto eden kimi hareketlenmeler oldu.             Ankara Batıkent’te halkın bir kesimi ve ODTÜ öğrencileri, İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, İzmir’de Ege Üniversitesi öğrencileri yürüyorlardı.             Türkiye saatiyle gece yarısı olmasına karşın, halk ve öğrenci gençlik sokaklarda idiler.             Bir ara, acaba hangi televizyonlar bu haberi… Okumaya devam et KRİMİNAL CEVİZ

Helâlleşme

PARTİ/REFORM/DEVRİM (5) Helâlleşme Diyorduk ki ; partinin programı, bir anlamda, Türkiye’de, sözde halka iniliyor gerekçesiyle, vülger, sıradan, ve kaba-saba, ve (kesinlikle ‘politikacı’ olmayan) siyasetçilerimizin deyimle ‘zihniyet’ denilen şeyin belgesidir.             Ve bir başka deyişle partinin ‘nihai hedef’i (la fin), ereği ya da ‘amaç’ını (le but) gösteren ‘temel belge’sidir.             Tam bu sırada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Helâlleşme’ çağrısı geldi.            … Okumaya devam et Helâlleşme

PARTİ/REFORME/DEVRİM

PARTİ/REFORME/DEVRİM             Almanya’da Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) son seçimleri yeniden önde tamamlaması, acaba dünya genelinde de yeni bir ‘sol uyanış’ın habercisi midir diye düşülmesine yol açmış olmalıdır.             Her ne kadar Türkiye’de bu tür bir ‘kafa yorma’ya tenezzül etmeyecek (sözcüğün tam anlamıyla) bir yığın insanın olduğunu bilmemize karşın, biz yine de yazalım, günün birinde anlayacak adam çıkabilir… Okumaya devam et PARTİ/REFORME/DEVRİM

Hedef mi Hareket mi?

PARTİ/REFORM/DEVRİM (2)             ‘Hedef’ mi ‘Hareket’ mi ?             Bilimsel sosyalizmin temel yasalarından biri, kapitalizmin çöküşünün kendi iç yasalarının işleyişi sonunda olacağıdır. Kapital tekelleşmeye başlayınca işçi sınıfı da giderek yoksullaşacak ve artık ‘zincirlerinden başka’ kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan yoksullar ayaklanarak o ‘köhne sistemi’ yıkacaklardır. Kuşkusuz bu gelişme, ‘tarihsel/toplumsal yasa’ların ‘kaçınılmaz’ bir sonucu olarak ortaya çıkacaktır. İşte Eduard Bernstein 1898… Okumaya devam et Hedef mi Hareket mi?

TEȘKİLÂT-I ESÂSÎ

TEȘKİLÂT-I ESÂSÎ Devletkolik diyebileceğimiz bir kesim insanımızın ‘Devlet’i bir türlü anlayamadıklarına ilișkin bir dizi yazı yazdım. Bunlar içinde en akıllı olanları bile, bin yıllık ‘Devlet’ geleneğimizden falan sözederler, ki bir bașına bu yaklașım bile ‘Devlet’i tanımadıklarının kanıtı olarak ileri sürülebilir. Ve yine, çok daha bilgili olanları, örneğin Cumhuriyet’le birlikte Devlet’in ayaklarının gökten yere indirildiğini filan söylemektedirler. İște bu… Okumaya devam et TEȘKİLÂT-I ESÂSÎ

YUNAN ORDUSU GELSE

YUNAN ORDUSU GELSE             Herif ne demişti: ‘Keşke Yunan kazansaydı’.             Sonra ne oldu?             Genelkurmay Başkanından tutun da, Millet Meclisi Başkanına, Diyanet İşleri Başkanından  Cumhurbaşkanı’na değin bir yığın ‘Herif’ işbu herifi ziyarete gittiler.             Her ne kadar Genelkurmay Başkanı, Millet Meclisi Başkanı, Diyanet İşleri Başkanı, Cumhurbaşkanı falan diyorsam da, bunların tümünün birden birer ‘Herif’ olduğunu… Okumaya devam et YUNAN ORDUSU GELSE

TIRNAK İLE DİŞ İLE

            Memduh Bayraktaroğlu’nu tanıyor musunuz?             Özellikle Youtube üzerinden yayımladığı videolarını ilgiyle izliyorum.             Çok şey öğrendiğimi de itiraf etmeliyim.             Ancak ve ne var ki o bir ‘liberal’.             Kendi deyimiyle bir ‘sosyal liberal’.             Yani liberalizmin yanına bir ‘sosyal’ sıfatı eklendi mi, liberalizm pür-ü pak oluyor sanki.             Burada ‘liberalizm’ türlerini ayrıntılandırmanın gereği yok.            … Okumaya devam et TIRNAK İLE DİŞ İLE

BİLİNÇ ÜZERİNE

BİLİNÇ ÜZERİNE             16 Ocak 2020 tarihinde, o günlerde HDP Eş Genel Başkanı olan Sezai Temelli’nin bir televizyon programındaki değerlendirmelerinden hareketle ‘Temelsiz Sezai’ başlıklı bir yazı yazmıştım.             Başlığından da anlaşılacağı üzere, Sezai Temelli’nin görüşlerinin ‘temelsiz’ olduğunu göstermeye çalışmıştım. Şu günlerde adından yeniden sözettiren Sezai Temelli’nin son çıkışı da, özde ne denli ‘temelsiz’ görüşlere sahip olduğunu kanıtlamakta değil… Okumaya devam et BİLİNÇ ÜZERİNE

TEMELSİZ SEZAİ

TEMELSİZ SEZAİ            Önce şu kanımı dillendirerek başlamak isterim : Son yerel seçimlerde yaşanan hukuksuzluklar ve o arada seçilmiş belediye başkanları yerine atanan kayyumlar konusu, çoğu kişi için olduğu gibi, beni de olağanüstü bir tepki duymaya, deyim yerinde ise ‘isyan’a yönlendirdi.            Bülent Arınç gibi olmasa da, Kürt yurttaşlarımızın dağa çıkmasını istemedim değil.            Şu anlamda ki; gerçek bir… Okumaya devam et TEMELSİZ SEZAİ

CEVİZ’Lİ SOSYOLOJİ

CEVİZ’Lİ SOSYOLOJİ             Sizi fazla merakta bırakmadan bu ‘tip’ sosyolojinin  Dr Hulki Cevizoğlu sosyolojisi olduğunu belirtmeliyim.             Geçenlerde Meral Akşener’in Ekrem İmamoğlu’nu Fatih Sultan Mehmet’e ‘benzetmesi’ üzerine bir tartışma çıkmıştı.             İşte Youtube’de gezerken (bu deyime dikkat, çünkü tam da bu konuya değineceğim), CNN’deki tartışma programına da bakayım dedim.             Ne de olsa, ‘laf ebeliği’ ile övünen Hakan Bayrakçı da orada idi.             Ancak… Okumaya devam et CEVİZ’Lİ SOSYOLOJİ

AFGAN ‘HALK’I

AFGAN ‘HALK’I             Daha önceki yazılarımızda ‘Afgan Milleti’ demenin doğru olmadığını belirtmiştik.             Denilebilirse eğer, ‘Afgan Halkı’ denilmelidir demiştik.             Şu koşulla ki, Afganistan denilen ‘coğrafya’da yaşayan insanlar ‘aile’, ‘klan’ ve ‘kabile’ler arası ilişkileri ‘aşmış’ olalar.             Yani belirli bir coğrafyada yaşayan insanların ortak bir ‘dil’e sahip olmaları, herhangi bir ‘din’e inanmış olmaları ve uzunca bir… Okumaya devam et AFGAN ‘HALK’I