Site icon Turkish Forum

Toplumsal Çöküşe Karşı KUR’AN’dan Uyarılar

Toplumsal Çöküşe KarşıKUR’AN’dan Uyarılar;(önceki yazılardan alıntılarla)! - aile cocuklar

Toplumsal Çöküşe Karşı
KUR’AN’dan Uyarılar;
(önceki yazılardan alıntılarla)!

KUR’AN’ın, toplumsal çöküşe karşı uyaran ayetlerini,
farklı konular içinde tekrar tekrar,
genelde yazıların sonunda verdim.
Bu sefer de ayetleri en başa alarak bir defa daha dikkatlere sunmaya çalışacağım.

(Ra’d,11)”Gerçek şu ki bir topluluk kendisini toplumsal ve zihinsel olarak değiştirmedikçe, Allah o toplumun durumunu değiştirmez. Allah, zihinsel olarak ortak koşucu, toplumsal olarak iyiliklerini kaybetmiş bir topluluğun yok olmasını istedi mi, artık hiçbir güç o toplumun yıkılmasını durduramaz; o toplumun Allah’tan başka, koruyup kollayanları da olmaz.”

(İsra,16)”Biz bir ülkeyi yaptıkları yüzünden, değişime-yıkıma uğratmak istediğimizde-bir ülke kendisini yok olma aşamasına getirdiğinde; adil olmayan kişilerini-servetle şımaran elebaşlarını-varlık ve güç sahibi ağalarını-zevkine düşkün zenginlerini söz sahibi yaparız-o ülkenin yönetimine gelmesine izin veririz de onlar, orada bozuk gidişler sergiler-kötü işler yaparak hak yoldan çıkarlar. Böylece o ülke aleyhine hüküm hak olur-o toplum cezayı hak eder; biz de onun altını üstüne getiririz-orayı yerle bir ederek, verdiğimiz sözü gerçekleştiririz.”

(Enfal,25)”İnananlar, uyarılara rağmen sorumluluğu paylaşmaz, herkesin yararına birliği sağlamazsanız geldiği zaman yalnızca aranızdaki zulmedenlerin-haksızlık edenlerin başlarına gelmekle sınırlı kalmayacak, tüm herkesi kapsayıp perişan edecek bir fitneden-felâketten-azaptan sakının! Yoksa siz şöyle mi sanıyorsunuz? Azap gelirse sadece zulmedenlere gelir. Hayır! Zalimlere destek verenlere, zalimlere karşı çıkmayıp zulme rıza gösterenlere de azap gelir. Unutmayın ki Allah’ın azabı çok çetindir-gazabı çok şiddetlidir.”

Yobaz ve din satıcılarına karşı,
ya önemsemeyerek yok sayarak
ya da sadece öfke kusarak,
çok kızgın bir şekilde yok olmalarını dileyerek mücadele edilir zannedenler çok yanıldılar.

Yaşam tarzlarına, yenilen, içilenlere, eğlenceye, TANRI’nın özel lütfu sanata; müziğe, resme, heykele, baleye,….., festivallere, konserlere
dincilerin, yobazların hedef göstermeleri ile yasaklar başladığında,
LAİKLİK savunması adına
çok kuvvetli, güçlü itirazlar olmalı,
çok akılcı çözümler üretilmeliydi!

Kara kapkara yobazların, tarikat-cemaat-diyanetin,
‘din’ alanında kendilerini tek söz sahibi yapmalarına ve
KUR’AN’ı tekellerine almalarına,
hiç kimseye söz hakkı tanımamalarına
duyarsız, itirazsız kalmasaydık;
satıcıların kendi çıkarları için uğraştıklarının birazı kadar bizler de ‘DİN’e sahip çıkıp KUR’AN’ın özgürlüğü için,
KUR’AN’ın bilinmesi için
azıcık mücadele etseydik,
mahalle baskısıyla başlayan zorbalıklara, linçlere, aforozlara uğramazdık.

Bizler sessiz-duyarsız-itirazsız kaldıkça, bizler meydanı boş bıraktıkça, yobazlar güçlendiler,
bizler korkup sindikçe onlar azdılar, azgınlaştılar!

KUR’AN diyerek çocuklarımıza tecavüz etmelerinde,
KUR’AN’ı kötü emellerine alet etmelerinde,
KUR’AN’ın yerlerde sürünmesinde;
dünyayı ayağa kaldırsaydık
yeri yerinden oynatsaydık,
KUR’AN’ı dillerinden
çocuklarımızı ellerinden kurtarmak için cesaretle, azim ve kararlılıkla mücadele edip ayaklansaydık;
bu kadar kolay kurulur muydu, despotik saltanatları?

Maalesef
onurlu, değerli, insan birkaç gazetecinin canı, işinden-aşından olması bedeli uyarması,
kadın derneklerinin protesto etmeleri dışında;
hiçbir şey yapmadık, üzüldük, kahrolduk, sızlandık, birbirimize şikayet edip sadece lânet ede ede söylendik, seyrettik.

Birbirimizle ya da kendimizle çok uğraştığımızdan,
ifrat-tefrit-aşırı uçlarda yaşamlarla;
dengeyi(Rahman,7) kaybettik!

Neler oluyor diye çevremize dönüp de bir bakmadık,
adalet için yardım çığlığı atanların yanında yer almadık, zulme karşı sesini yükseltenlere destek olmadık!

(Enfal,46)”Birbirinizle didişmeyin-birbirinize düşmeyin. Aksi halde direncinizi yitirir güç kaybedip dağılırsınız-korkuya kapılırsınız, rüzgârınız kesilir-cesaretiniz söner-ruhsal dengeniz bozulur-gücünüz, devletiniz elden gider-kaybedersiniz. Karşılaştığınız zorluklara karşı direnç-sabır gösterin-kararlı, azimli, mücadeleci olun! Zira Rabbiniz Allah, sabredenlerle-kararlı, azimli, mücadeleci olanlarla-direnenlerle, zorluğa göğüs gerenlerle beraberdir.”

Topluma
KUR’AN’ı, KUR’AN ile anlatmadan,
KUR’AN ile başbaşa bırakmadan;
bu zalimlerden kurtulmanın mümkün olmadığını çok acı deneyimlerle yaşayarak öğreniyoruz!?

Son iki ayet daha!

(Şûra,30)”Başınıza gelen felâketler-bütün belâlar-herhangi bir musibet-kendi elinizle kazandıklarınız-
‘yaptığınız hatalar’ sonucudur.
Allah çoğuna da engel oluyor.”

Yapmamız gerekenleri yapmayıp tedbirlerini almadıklarımız da;
‘yaptığımız hatalar’ içine girmez mi?!

(Âli İmran,195)”Şüphesiz-elbette Ben, sizden erkek-kadın, emek sarf eden hiçbir çalışanın emeğini-çabasını-iş yapanın işini zayi etmem-boşa çıkarmayacağım.”

Mücadele, çaba, emek, çalışma, tedbir bizden;
takdir, son karar
TANRI-ALLAH’tan!

Exit mobile version