EVİNDE ESARET

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

Bu gün gibi hatırlarım , yatılı okulda bir akşam okul müdürümüz Scott bir senaryo içinde Türkiye nin NATON ya katılımını bir skeçle bize göstermişlerdi. Cılız bir çocuğu , onu korkutanlardan  koruma için el birliği yapan birkaç kişinin üstün olduğunu gösteren bir oyun. Konuyu iyice açarsak ‘ North Atlantic Treaty Organization ‘ Kuzey Atlantik Anlaşma Organizasyonu adı altında Türkiye’nin bu senaryonun içine alınmasındaki en önemli husus ise, Rusya ya olan sınır komşuluğu olduğuna inanmaktayım. 

Nato dan silah ve diğer savunma malzemeleri ile koruma amaçlı radar ve dinleme istasyonlarının kurulması için Türkiye görev yapacak. Biz kimi kimden koruyacağımızı pek anlamış da değildim. Amerika Rusya dan korkmakta, bu nedenle piyon olarak Türkiye’yi arada tampon olarak tutmak adına Rusya’nın hareketlerini takip etmek için kurulan 16 askeri üsten önemli olanlar Karamürsel Üssü , Perşembe Üssü , Adana Üssü ve Malatya Üssü gibi yerlere, sistemler kurulması için NATO ya alındığımızı biliyoruz. 

Kurtuluş savaşı sonrası savunma bütçemizin yüksek olması nedeniyle böyle  bir teşkilattan faydalanmak da, Türkiye’nin işine geldiği muhakkak. Bu nedenle, bu kadar kapsamlı bir teşkilattan hem biz faydalanacaktık hem de Nato üyeleri.  Bazı savunma ihtiyaçlar hibe bazıları ise teneşir vade ile alacaktık. 

Aslında çok mantıklı bir dayanışma olarak gözükmekteydi. 

Biz belirlenen şahirlerde Nato Üs lerine yer tahsis ettik, aslında buralara, Nato adına  Amerikan askerleri konuçlandı. Nato ya müracaatımız ve sonrasında kabul sürecinde bir çok tavizler verildiğini hatırlarım.  Hatta Eylül 1950 de KomünistKuzey Kore nin Güney Kore’ye saldırmasına, iyi niyet olarak, yaklaşık 4500 askerimiz, KORE savaşına katılmak için Ankara dan İskenderun’a hareket ettiği gün, askerleri uğurlamaya tren yoluna kadar gidip Mehmetciğe el sallamıştık. Kimileri geri döndü, kimleri şehit oldu , kimileri ise sakat olarak gazi kaldı. Kore’ de şehit olan yaklaşık 700  askerimiz KORE topraklarına emanet ettiğimizi hatırlarım. 

Zaman içinde Türkiye bazı askeri hareketler yapmak mecburiyetinde kaldı. Yavru vatan olarak bilinen KIBRIS ta , meşru müdafaa hakkımızı kullanırken, Nato dan yükselen bir ses ‘ Nato dan aldığınız silahları, bu maksatla kullanamazsınız‘ diye itiraz geldiğini de hatırlarım. 

Bir başka zamanda terör örgütünün ülkemizi tehdit edercesine sınırlarda karakol basıp askerimizi  şehit ettiklerinde , kaçtıkları IRAK ve SURİYE’ de, sınır ötesinde takip eden birliklerimizin,  NATO dan alınan silahların kullanılmaması konusu çıkmıştı. Ortaya çıkan bu engellerin oluşması, NATO daki görev ve sorumlulukların kapsamının tartışma konusu olmasına sebep olduğunu hatırlarım. 

Bir çok ülke var NATO şemsiyesinin altında ancak Rusya ile doğrudan sınırı olan çok az ülke bulunmakta. Bunlardan en başta geleni TÜRKİYE. 1974 senesinde KIBRIS barış harekatı sonrası, Türkiye ye uygulanan silah ambargosunun ana ülkelerinin başında Amerika gelmekte. Bu ambargo Türkiye için çok hayırlı olduğuna inanmaktayım.Türkiye de Savunma Sanayisine bu ambargo sayesinde başladığımızı hatırlarım. Aselsan, Roketsan , ve Tusaş gibi kurumlar kurularak dışa bağımsız savunmaya sahip olmak için atılan en önemli adımlar olduğuna inanırım.

Yine de NATO üyeliği , her ne kadar neye yaradığına anlamadığım bir savunma işbirliği teşkilatı olmasına rağmen , bize fazla bir getirisinin olmadığına inanan insanlardanım. Bu tür bağlantıların çok iyi ve hassas kullanılması gerekir. Bu hassas dengeyi iyi kullanamazsanız, bir çok konudan mahrum kalırsınız. Gelecek nesillere sorun kalmaması için dengeleri düzgün kullanılmasında yarar olduğuna inanmaktayım. 

Bir bana ne olur S400 leri ne için aldık, ve bunlar nerede ve ne maksatla atıl durmakta. Kullanmayacaktık da neden aldık? Aldıysak nerede kon uçlandırdık ? Bir muamma , çünkü  S400  alınınca , onlarca parçasını yaptığımız F 35 savaş uçağı yapımı projesinden çıkarıldık. Sonra döndük RUSYA ile AKKUYU nükleer santral projesi için Rusya ya Akkuyu da bir ÜS kurma müsaadesi verdik. Nükleer santral için verilen yeri koruma adına RUSYA bu limana çöküp yıllarca orada kalacağına inanmaktayım. 

Rusya, Akdeniz de böyle bir ÜS sahibi olmak için çok fazla çaba sarf etmediği aşikar. Al S400 leri  ver AKKUYUlimanını, kuralım Nükleer santralı. Rusların Nükleer santral konusunda ÇERNOBİL santralı ile sınıfta kaldığını unutmamak gerekir. Hadi aldık ta bu S400 leri kuruldu mu ? İran la İsrail arasındaki it dalaşında, sınırlarımızı birkaç kez geçen insansız hava araçlarının engellemesinde neden kullanamadık ? Akdeniz’deki Amerikan filosu müdahale etti de bu İnsansız hava araçları vuruldu.

Ankara da NATO zirvesi yapılacak diye harcanan 12 milyar lira, kimin bütçesinden çıkacak?  Tahmin bile edemiyorum. Bütçede para olsa iktidar partisini maddeten destekleyen şirketlere aktarırlar diye düşünmekteyim. Ankara bir hayalet şehir görüntüsüne büründü. İnsanların yaşamadığı bir kentte yabancı basın gerçekleri bulup yazmayacak mı ?  İktidar sahipleri özürlü çocuğunu misafir geldiğinde görmesinler diye  bir odaya kilitleyen aile gibi davranmakta , diye bir sözüm geldi söyledim, hem nalına hem mıhına. 



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Anonim avatarı
    Anonim

    12 Milyar, bol keseden sokağa attık.

    Öbürleri akıllı, süttü bakkal’ dan alırken, biz ineği satın alıp, eve getirdik.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar