Can Yücel’in “Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; sevmeninkini yalnızlık…// Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek,// korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, dara düştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.// Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi,/… nice adağın ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.” dizelerinin bayram anmalığı olarak ’E-Türkiyeyiz Biz’ mensuplarının kabulünü…
Bayramın “birlik, dirlik ve gönenç” içinde huzurlu bir Türkiye’de yaşamak için yapılması gerekenlerin düşünülüp araştırılması fırsat da olmasını..
Bu düşüncelerle daha nice ulusal, dini bayramları esenlikle Milletçe yaşamamız temennisi ile ’E-Türkiyeyiz Biz’in değerli üyelerinin Kurban Bayramlarını kutlar, tebrik ederim. MBoz 28.6.026P.be
BAYRAMLARIN ÖNEMİ:
•Geleneklerin, anıların, toplumsal belleğin yenilenmesi; Dostlara varan patikalarda biten çalıların ayıklanması, küslüklerin aşılması günleridir.
•Devleti olmayan milletler dini gün/bayramlarını yaşasalar da ulusal gün, bayramları yoktur.
•Atatürk’ün “Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvelâ bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti …gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır.” sözü küpe olsun.
BAĞIMSIZLIK SAVAŞI SÜRECİNDE YAŞANMIŞ OLAN KURBAN BAYRAMLARINDAN DERLEME:
• Bağımsızlık (İstiklal ) Savaşı dönemi (1919-1922) Kurban Bayramları, savaşın getirdiği ağır yokluklar, cephedeki zorlu şartlar ve işgal altındaki bölgelerde büyük bir burukluk olsa da yine büyük bir dayanışma ve ümitle kutlanır.
• Önder Mustafa Kemal ve diğer komutanlar, cephedeki askerlerin moralini yüksek tutmak için bayram tebrikleri yayınlamış ve siperleri askerlere bayramlaşma ziyaretleri yapılır.
• Cephe gerisinde ve siperlerde imkanlar elverdiğince kurbanlar kesilmiş, askerlere bayram mutluluğu yaşatılır.
• Komutanlar, cephede ve karargahlarda askerlerle toplu bayramlaşmalar yapmış, moral verecek konuşmalar yapar.
• Kızılay (Hilal-i Ahmer) Cemiyeti, cephede olan askerlerin ailelerine ve yardıma muhtaç kişilere bayramlık yiyecek, giyecek yardımları ulaştırır.
• Akçalı(maddi) durumu iyi olan Anadolu halkı, kurban etlerini ve yardımlarını öncelikle cephedeki askerlerin ailelerine ve şehit yakınlarına ulaştırmaya özen gösterir.
Önceki yılların (1919, 1920, 1921) çaresiz ve kaygılı bayram havası, 1922 yılında yerini ” Bu işgal altındaki son bayramımız olacak” inancına bırakır. Tekalif-i Milliye Emirleri’yle elindeki verebilecekleri de askere verdiğini bilen Anadolu insanı, bayramda tam bir fedakarlık, adanmışlık sergiler.
• 1923 yılı Kurban Bayramı (24 Temmuz 1923), Lozan Barış Antlaşması’nın imza gününe denk geldiği için Türk tarihinde ilk kez çifte bayram coşkusuyla ve yıllar sonra ilk defa gerçek bir mutlulukla kutlanır.
• Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü’nün anılarında Batı Cephesi’ndeki bayramlaşmaların ciddiyeti ve hüznü şu şekilde yer almış:
– Cephede bayram, memleketteki bayramlara benzemezdi. Düşman sadece birkaç kilometre ötedeyken erlerimizle siperlerde kucaklaşırdık. Askerin gözünün içine bakardım; evinden, çoluk çocuğundan uzakta bir bayram geçirmenin burukluğu okunurdu.
– Ancak Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’dan gelen tebrik telgrafını bölüklere okuttuğumuzda, askerlerin yüzündeki o mahzun ifade gider, yerini çelik gibi bir kararlılığa bırakırdı.
– Asker birbirine sarılırken ‘Bayram mübarek olsun kardeş, inşallah geleceğe zaferle erişiriz’ derdi. En büyük bayram hediyemiz, geride bıraktığımız halkın bize gönderdiği çoraplar ve çarıklar olurdu.
• Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 1922 yılı bayramında cephedeki tüm komuta kademesine çektiği açık telgrafta:
– Garp Cephesi Komutanlığı’na, Milletimizin ve fedakar ordumuzun Kurban Bayramı’nı tebrik ederim.
– Kahraman askerlerimizin vatanı müdafaa uğrunda gösterdiği bu sabır ve sebat, tarihin altın sayfalarına yazılmaktadır.
– Mazlum bir milletin ahı, zalimlerin saraylarını yıkmaya muktedirdir.
– Telsiz ve telgraf hatlarıyla ulaştığımız tüm birliklerin, subay ve erlerimizin bayram sevinçlerini paylaşır; bu kutsal günlerin, vatanımızın hür ve müstakil geleceğine vesile olmasını dilerim. Gözlerinizden öperim. Başkomutan Mustafa Kemal
• Hâkimiyet-i Milliye gazetesi(*)Ankara – 1922 Kurban Bayramı Sayısı:
-Bu, Esaret Altındaki Son Bayramdır!
– Bugün İslam alemi Kurban Bayramı’nı kutluyor.
– Ancak Anadolu’nun kalbi Ankara, bu bayramı sevinçle değil, dişlerini sıkarak, yumruğunu sıkarak karşılıyor. Çünkü İzmir’imiz, Bursa’mız, İstanbul’umuz hâlâ kirli çizmeler altındadır.
– Halkımıza sesleniyoruz: Bayramlaşırken birbirinize ‘Mübarek olsun’ demeyin; ‘Zafer yakın olsun’ deyin!
– Bizim tek bir bayramımız vardır, o da ordumuzun düşmanı Akdeniz’e döktüğü gün kutlanacaktır. O güne kadar bize eğlenmek, durmak haramdır.
• Özet olarak yer alan bu belgelerde işaret etmektedir ki, Bağımsızlık Savaşımızın yalnızca cephede tüfekle değil, cephe gerisinde parmak ısırtacak düzeyde telgraf, gazete (medya)destekli örgütlü bir propaganda savaşlarıyla her rütbede ordu mensubunun vehalkın moralini en üst seviyede tutarak kazanıldığı söylenebilir.
( *) Ankara’da çıkarılmakta olup Milli Mücadele’nin resmi yayın organı sayılır.
( BU YAZI DERLEMEDİR)
( 1) Milli Mücadele’nin Gazetesi Hakimiyet-İ Milliye Nasıl Çıkarıldı? (https://isteataturk.com/Kronolojik/Tarih/1926/2/16/Ankarada-Hakimiyet-i-Milliye-Ulus-Gazetesinin-yeni-binasinin-acilisinda-16021926/1 )




Bir yanıt yazın