
Hekimlik yaptığı Mersin’e 17 Mart 1923’te gelen Mustafa Kemal Millet Bahçesinde düzenlenen toplantıda Reşit Galip gelen Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya “Muhterem Gazi, sen yalnızca bu milletin bir kahramanı değilsin, sen bunlardan çok daha büyüksün. Sen bu milletin bir ferdisin. Senin birinci büyüklüğün, bu milletin bir ferdi olmakla iktifa ve iftihar etmekliğindir. “diye hitap eder.
Gazi’yi “milletin bir ferdi” sayan 30 yaşındaki doktorun seslenişi onun dikkatinden kaçmaz.
***
Rahatsızlığı zatürreye dönüşen Dr. Reşit Galip (Baydur)un 5 Mart 1934 günü yaşamı sorun ermişti.
Yurdu ve ulusu için gerek Kurtuluş Savaşı sürecinde gerekse Cumhuriyet’in kuruluş döneminde sorumluluk almış, büyük özveriyle çalışan devlet insanını(adamı) saygıya anıyorum.
Öğrenci Andını bağdan ( https://www.youtube.com/watch?v=wHtTc_1yZDU ) izleyerek Dr. Reşit Galip’in tinini hoşnut edelim. 6 Mart 2026 Cuma
***
Cumhuriyet Devrimcisinin başardıkları:
•Gazi’nin önermesi ile 1925 yılında Aydın milletvekilli olarak Meclis’e girer.
•Atatürk’ün isteğiyle çok partili demokrasiye geçiş denemeleri sürecinde Fethi Okyar’ın 12 Ağustos 1930’da kurduğu Serbest Fırka’ya katılır.
•Atatürk’ün Kasım 1930-Mart 1931 tarihleri arasında gerçekleşen yurt gezisinde ona eşlik eden heyette yer alır.
•Türk Ocakları, Halk Evlerinde başardıkları destansıdır.
•Türk Ocakları’nın kapatılması üzerine onun yerine kurulan Halkevleri örgütünün kurulmasında etkin rol aldı
Dr. Reşit Galip’in (Halkevleri ve Devrimler) konulu konferansında “ Devrimlerimiz, Türk ulusunun çektiği uzun çileler sonucu, elde edilen denemelerimizin fikir haline gelmiş kesin inancıdır. Her yerde, herkese ve her şeye karşı onları savunacağız. Gerekirse babalarımıza ya da çocuklarımıza karşı bile!…” sözlerinin anlamının 1946’dan sonraki süreçte ve hala anlaşılamamış olması ve “ mış gibi yapılması ne yaman çelişkidir.
• Onbir ay görev yaptığı MEB’da (19 Eylül 1932/ 13 Temmuz 1933) başarılanlar:
– İl Özel İdarelerince ödenen öğretmen aylıklarının Milli Bütçeden ödenmesini sağlar.
– Türküm doğruyum çalışkanım diye başlayan ilkokulda okuduğumuz Öğrenci Andı’nı yazan Milli Eğitim Bakanıdır. Bakanlığı sırasında ilkokuldan başlayarak öğrencilere Atatürk ilkelerine bağlılık ruhu aşılamaya yönelen Reşit Galip Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklarına kendi yazdığı bir andı okutur. O gün Çocuk Haftası’nı açış konuşmasında da bu metni tekrar eder. Bu konuşmasının ardından Bakanlıkça yayımlanan bir genelge ile Cumhuriyet’in 10. yılından başlayarak ilkokullarda sürekli hep bir ağızdan okunur.
– Medrese zihniyetlilerin hakim olduğu İstanbul Darülfünun’un çağdaş bir üniversiteye dönüştürülmesi kararı 1931’de verilir.
– Kararın uygulaması Reşit Galip’in bakanlığı sürecinde gerçekleştirilir.
– Darülfünun’un kapatılıp yerine İstanbul Üniversitesi‘nin kurulmasına ilişkin yasa 31 Mayıs 1933’te TBMM’de kabul edilir.
– Yeni kadro oluşturulurken 150’ye yakın müderris ve müderris yardımcısının görevlerine son verilir.
– Yerleri, Nazi Almanyasından kaçıp Türkiye’ye gelen Alman biliminsanları ile doldurulmaya çalışılır.
Dr. Reşit Galip Kimdir?
1893 yılında Rodos’ta doğar. İlk ve ortaöğrenimini Rodos’ta tamamlar. Adanın İtalyanlar tarafından işgali üzerine kardeşi Hüseyin Ragıp ile birlikte kayıkla Marmaris’e oradan Aydın ve İzmir’e geçer. Liseyi İzmir’de okur.
II. Meşrutiyet’in temmuz ayında ilanından esinlenip Lisenin son sınıfında “ Ferday-ı Temmuz” adlı bir gazete çıkarır.
1911’de İstanbul Tıbbîye Mektebi’ne girer. Tıbbîye’ de Türk Ocakları’nın şubesini açar ve diğer askeri okullardaki ocakların da müfettişliğini üstlenir.
Öğrenciliği devam ederken gönüllü olarak Balkan Harbi’ne katılır ve yaralanır.
Gönüllü katıldığı I. Dünya Savaşı’na Çatalca ve Kafkasya Cephelerinde savaşır.
Tıbbiyeden 1917 yılında mezun olur. Fakültede asistan olarak çalışırken öğretim sisteminde yenileştirilmesi olmadığı gerekçesiyle istifa eder.
Bağımsızlık Savaşı sürecinde Aydın, Denizli, Isparta, Burdur, Antalya’da milliyetçi muhacirlere Hilal-i Ahmer 5. Sıhhi İmdat Heyet sertabipliği görevinde bulunur.
5 Aralık 1921’de Mersin hükûmet tabibi olarak atanır. 1924 yılından itibaren burada serbest hekimlik yapar.
“Yeni Mersin” ve “Yeni Adana” gazetesinde Anadolu’nun ve Türklüğün kurtarılması için temel sorunun köylere hizmet götürmek ve köylüyü eğitmek olduğunu vurgulayan yazılar yazar.
Lozan Anlaşması’ndan sonra anlaşma gereğince Türkiye-Yunanistan arasındaki nüfus değişimini düzenlemek için kurulan Türk-Yunan Mübadele Komisyonu’nda üye görev yapar.
(BU YAZI DERLEMEDİR)


Bir yanıt yazın