Türk Ordusuna ilk darbe 6 Haziran 1950 tarihinde DP tarafından yapmıştı!

Okuma Süresi:

2–3 dakika
😡

Memleketimizin mutluluğu için mutlak gerekli olduğunu vurgulayan Gazi M. Kemal Atatürk’ün asker ve öğretmen ordularına yapılan darbeler:

1.1.  Atatürk’ün milletin gözünden gönlüne akmasından sonraki sürçte yapılan 1946 ve sonrası süreçte çok partili seçimler yapılır.

1.2.İktidarı ele geçiren siyasi partiler siyasi ikballeriiçin Atatürk’ün asker ve öğretmen ordularını tehdit olarak algılamışlardır.

1.3.Kırk bin köye Cumhuriyet aydınlığını taşıyacak eğitim ordusuna nefer yetiştiren köy enstitülerine ilk yıkıcı darbeler 26 Mayıs 1946 çok partili mebus seçimleriyle kurluna CHP Hükümetlerinde gerçekleştirilir.

1.4.Anılan tarihten sonraki süreçte siyasiler kendileri için tehdit olarak algıladıkları eğitim ordusu ve ona nefer yetiştiren eğitim kurumlardan ellerini hiç çekmediler.

1.5.1947’de Truman Doktrini ile ABD’den askeri yardım anlaşması yapılır.

1.6.Köy enstitülerine öğretmen yetiştiren Yüksek Köy Enstitüsü 27 Kasım 1947’de kapatılır.

1.7.Enstitü kurucu kadroları( müdür, yetkin eğitimciler) 1946/47 sürecinde tasfiye edilir.

1.8. Köy eğitmen kurslarına 28 Haziran 1948’de son verilir

1.9. 1948’de, Marshall Planı kapsamında, ABD ile ekonomik yardım anlaşması yapılır.

1.10. 27 Aralık 1949’da yapılan Eğitim Anlaşması ile Türkiye ve ABD hükümetleri arasında Eğitim Komisyonu kurulur.

– Milli Eğitim Bakanlığı’nda; personel politikalarından ders programlarına kadar pek çok konuda stratejik planlama yapan “Eğitim Araştırma Geliştirme Daire Başkanlığı” komisyonu oluşturulur.

 -Personelinin üçte ikisi ABD ‘lidir! 

– Türk eğitiminin müfredatları değiştirilir.İlkokuldan üniversiteye kadar ders kitapları,  Batı merkezli hale getirilir. (Bu anlaşma halen yürürlüktedir.) 

2.1.Demokrat Parti (DP ) Başbakanı Menderes, Cumhurbaşkanı Bayar’ın onayı ile 6 Haziran 1950 tarihinde Türk ordusunda şimdiye kadar görülmemiş bir çapta başta Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları ile Jandarma Genel Komutanı olmak tüm üst rütbeli general/amirallerin tesviyeyi gerçekleştirir.

DP hükümetinin iktidara gelir gelmez bu radikal adımının iki temel gerekçe bulunmaktadır:

–  Cumhuriyet’in kuruluşundan beri TSK komuta kademesinin CHP lideri İsmet İnönü’ye ve eski düzene olan ideolojik yakınlığı, yeni hükümet tarafından sivil iradeye karşı bir tehdit olarak algılanır.

–  Bu hamle ile DP hükümeti, ordunun sivil siyasete müdahale ihtimalini ortadan kaldırmayı ve ordu üzerinde tam bir denetim kurmayı amaçlar.

– Komutanların büyük çoğunluğu Bağımsızlık Savaşı gazisidir ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet değerlerine bağlıdır.

2.2. Bayar-Menderes, TSK’da yaptığı ilk ” postmodern darbe “den sonra, 1950 yılı yazında Türk Ordusunu Kore Savaşına gönderen karara imza atarlar!..

2.3.DP döneminde, 1923’ten sonra, ilk kez okuma-yazma oranında düşme Atatürk’ün, halkın kültürel düzeyini yükseltmek için 1932’de kurduğu Halkevleri ve Halkodaları “Faşist bir anlayışın ürünü” olarak tanımlayan Menderes’in iradesiyle  DP,  4 Mayıs 1951 kapatılır….

2.4.DP,  Köy Enstitüleriniresmen, tamamen kapatan bunları öğretmen okullarına dönüştüren 27 Ocak 1954 tarihinde 6234 sayılı yasayı çıkarır.

2.5.1955/1960 döneminde, okuma-yazma oranı %40,9’dan % 39,5’e düşer.

2.6. Buna karşılık, din eğitimi veren okullardaki öğrenci sayısı, % 93 artar.

( *) 24 Mart 1923’de Kütahya’da öğretmenlere hitaben yaptığı konuşmadan: Memleketimizi, toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya gerek vardır. Biri vatanın yaşamını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran (öğretmen) kültür ordusu. …. bu iki ordunun ikisi de çok önemlidir. Bir millet kültür ordusuna(eğitimci) sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin o zaferlerin sürekli sonuçlar vermesi, ancak kültür ordusunun(öğretmen) varlığına bağlıdır. Bu ikinci ordu olmadan, birinci ordunun verimli sonuçlan kaybolur.

( BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Mehmet avatarı
    Mehmet

    Pis fikirlerinizle milletimin temiz zihnini bulandırmayın Ey Amerikan pislikleri!

  2. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Çok değerli üyeleri olan [E-Türkiyeyiz Biz] Öbeğinde gündeme ve çeşitli konulara ilişkin düşünceler yazılmaktadır. Yazılan konulara ilişkin üyelerin düşüncelerini yazması yanlışlardan kurtulmanın yolunu açacağı…
    Namık Kemal’e atfedilen “ Barika-i hakikat, müsademe-i efkârdan doğar”( “Gerçeğin (doğrunun) ışığı, farklı fikirlerin çarpışmasından/tartışılmasından doğar” sözü tam da bunu anlatmaktadır.

    Mehmet adlı muhterem “ Pis fikirlerinizle milletimin temiz zihnini bulandırmayın Ey Amerikan pislikleri!” diye yazmış. Fakat savlarına dayanak yapacak bir şey yazmamış.
    Zaman zaman dile getirdiğim gibi yine dile getirmek durumundayım.
    Her koşulda biri/leri ile yazı/ağız dalaşı(münakaşa ) etmem. Ve de bilirim ki bu yolun yolcularının kazananı olmaz.
    Uygar ölçüde, biçemde tartışmak (münazara ) düşünsel varsıllaşmaya giden yolun kapılarını açar. Bu yolculuğa katılanların hepsi kazançlı çıkar. Paylaşıldıkça çoğalan tek şeyin bilgi olduğuna işaret eden atasözünde olduğu gibi.
    Sarf edilen bayağı, yakışıksız sözler [Türkiyeyiz.biz] Öbeği’nin oluşturulma ilkeleri ve düzeyi ile de bağdaşmamıştır.
    Seçilen bayağı sözcük/ler ise Mehmet adlı muhteremin dünyaya bakışın, tinsel durumun göstergesi olmalı . Yazdıkları 17.yüzyılda Osmanlı devrinin kadılarından Tahir Efendi’nin Nefi’ye “köpek” demesine benzemekte. Nefi de şu yanıtı vermiş: “Tâhir Efendi bana kelp demiş,/ İltifâtı, bu sözde zâhirdir./Mâlikî, benim mezhebim zirâ…/ İtikâdımca kelp, tâhirdir.”
    Yazılanları tam okumadığı ve konu hakkında hiç bir şey düşmemiş olduğu yazdıklarından anlaşılan ve düşündüğünü güzel sözcüklerle anlatamamış muhterem kişi Tahir Efendi’nin düşünsel düzeyde çağdaş olmalı. Yazdıklarımız konusunda yanılmış olmak temennimiz olsun.
    A.Timuçin’in “Bilgi yoksa aydınlanma da yoktur “sözü şimal yıldızımız olsun
    Saygılarımla…11.06.2026P.be

  3. Yusuf Özdemir avatarı
    Yusuf Özdemir

    Menderesin, nereye kime çalıştığı ortada.

    1938 den sonra , istanbul , İzmir, Adana Amerikan Ajanları sızdı. Şimdiki FBI adamları.

    Menderes gibi bir adamın Köy Enstütülerine faşist yuvası denilip ,kapatılması kadar faşist bir düşünce olamaz.

    Menderes denilen şahıs, sapık, onun bunun karısının, kızının peşinde gezen , namussuz ve şerefsiz bir şahıs.

    Ülkemize vermiş olduğu zararı buğün bile hissediyoruz. Cehennemin dibinde kalsın.

    Türk genç askerlerini, halkın onayını almadan Koreye gönderen alçak Menderes, Türk analarını 3-4 sene nasıl bir ateşin içine attığından haberi bile yoktu.
    Sabahlara kadar , dualarla çocuğunun Koreden dönmesini bekleyen analar.

    Türk askerleri, Çin esir kamplarında, açlık, bit, pire ile mücadele verirke, Menderes denilen sapık, onun bunun evli kadınlarıyla gününü geçiriyordu.Halkın parasıyla.

    Kim bu adama asma emrini verdiyse Allah binkez razı olsun…

    Sayın Mehmet Boz bey, yazı için ellerinize sağlık.
    Böyle bir yazının, hazırlanması araştırmacılar için oldukça zaman alıyor sanırım.

    Bu kadar emek verilen, okuyucuyu aydınlatmak amaçlı yazıya,küfür niyetinde cevap yazmak bence çok ayıp.

  4. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    “ Marifet iltifata tabidir, iltifat görmeyen mal zayidir “dese de Tanzimat Dönemi şairi Muallim Naci gibi iltifat beklemiyoruz. İçinde yaşanmışlıklar ve vakıalar barındıran tarih çöplük değildir. Bunların içinde bu günlere nasıl gelindiğine ilişkin önemli veriler bulunaktadır. Bunlardan doğru analiz/ sentezler yapılabildiğinde ülke için akılcı adımlar atma olanağı doğacaktır.
    Öte yanda bir anımsatma: Şuursuz ithamların olmaması da [E-Türkiyeyiz Biz] Öbeğinin şanındandır. Burada yazmaya layık olmaya çalışmak üye sorumluluğu olmalıdır!
    Bu nedenle Sn. Özdemir’in de “Mehmet ” adlı muhterem değin yazma biçemine özen göstermesi temennimizdir.
    Öbeğe düşen yazılar hakkına eleştiriler yapılmıyorsa,bunların 20 yıl öneki gibi şimdide alım değeri sıfırlanan 1 TL değin değeri olmayacaktır..
    Yorum hanesine gelen yazılardan anlaşılan odur ki meselenin öznesi olan konuya ilişkin dayanaksız, düzeysiz ithamların olması tartışma (münazara) sathını gayri ciddileştirmektedir.
    Yazılanların dikkatle okunmamışlıkları bile söylenebilir.
    Gazi M. Kemal Atatürk’ün asker ve öğretmen ordularına yapılmış olan siyasi darbelerin yazılmasını sonraki sürece bırakmakta yarar var.
    Tartışma (münazara) kültürünün asgari müştereklerinde hem fikir olmadan doğru adımlar atılamayacağı değerlendirmesi için karşı çıkan olur mu bilmem. Saygılarımla …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar

  • Sadece insanlar değil, goriller, şempanzeler, bonobolar ve orangutanlar da gülerler…

  •           Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkenti Ankara’da NATO Genel Kurul Toplantısı’nın yapılacak…

  • Bu gün gibi hatırlarım , yatılı okulda bir akşam okul…