KUR’AN ‘oku’ demiyor;
‘çağır’ diyor!!!
KUR’AN’da çok önemli iki kök
EMR; ’emretmek’ değil,
‘söylemek’, ‘anlatmak’ ve
KRE; ‘okumak’ değil, ‘çağırmak’!
Bu iki kök, zihinlere
türevleri ile yerleştiğinden;
‘İSLAM’ın, ilk emri oku’
ALLAH’ın, ilk emri oku’
KUR’AN’ın ilk emri oku’
cümlelerini her yerde duyuyorum.
Ve üstelik öyle diyor ama
‘oku’ muyor da.
KUR’AN’ı hiç okumamış,
ölüsüne üç kulhü, bir elhamı
kendi okuyor,
yine ölüsüne Yâsin, mevlüt
para karşılığı başkasına okutuyor
böylece KUR’AN’a, TANRI’ya
görevini yapmış olduğunu zannediyor, inandığını iddia eden(!?)
KUR’AN ile ilişki bu kadar(?!)
Sonra yine üzülerek, kahrolarak görüyor, izliyorum ki;
ülkemizde KUR’AN
her konuda tam bir ölü kitabı muamelesi görüyor.
Cenazesi olan evlerde
imamlar, hocalar para karşılığı
şarkı gibi
Arap dilinde KUR’AN söylüyorlar!
Toplum her ne kadar buna
‘KUR’AN okuma’ diyorsa da,
bu eylemin adı
ölüye duygu sömürüsü için
KUR’AN’ı kullanmak;
şarkı gibi, ağıt gibi,
Arap dilinde, Arapça şarkı söyler gibi KUR’AN’ı söylemek!
Bu KUR’AN’ı OKU’mak değil!!!
Tabiî ki KUR’AN ‘oku’nacak,
ama Türkçe, anladığımız dilde,
TANRI ne diyor? diye
ANLAMAK için ‘oku’nacak;
Arap dilinde
ölülere üfürmek için DEĞİL!
KUR’AN’ın (Yâsin,70). Ayetinde
KUR’AN’ın DİRİ, canlı, yaşayanları uyarmak, uyandırmak
için indirildiği
TANRI tarafından çok açık
beyan edilirken,
UYANIN UYARISI verilirken
hem de Yâsin Sûresi’nde;
Yâsin! ölülere okunuyor!??
Tam bir ölü tapıcılığı;
ölü üzerinden ölü tapıcılığına
KUR’AN’ı alet etmek!
ÇOK acı, acıtıcı değil mi!???
TANRI’ya, KUR’AN’a inandığını
iddia edenlerin en büyük trajedisi!
İnsanlararası ilişkilerde
yanlışları söylemek,
tabuları yıkmak hiç kolay değil!
DİN denilen yaşamın tüm alanında
o kadar çok tabu, kutsal var ki;
hâlbuki KUR’AN ile
sadece bir KİTAP ile
bütün tabular yıkılır,
kutsallık verilen herşey yok edilir.
Kutsal sadece TANRI,
DİN de sadece KUR’AN olur!
Tabu yıkma durumunu
özellikle yakınlarımı
kaybettiğim zamanlarda yaşıyorum.
Daha acım tazeyken; hemen
hoca, imam çağıralım
bir KUR’AN=Yâsin oku’talım,
bir amin diyelim
yoğun baskısı başlıyor.
Kabul etmiyorum;
‘Bana, bu konuda
KUR’AN’dan ayet getirin;
ölüleriniz için KUR’AN okuyun-
ölüleriniz için yasin okutun diyen KUR’AN’da bir Ayet bulun,
hemen okutacağım’ diyorum;
yok oluyorlar ama
bu arada dedikodu, ayıplama, eleştiri, kınama kazanları kaynıyor.
Hiç önemli değil;
insanlar ne der diye değil,
TANRIM ne der,
KUR’AN ne diyor diye bakarım ben.
İki kere, çok yakın kayıplarımda
yoğun baskı sonucu bir şartla;
hocaların KUR’AN’ı, Yâsin’i
Türkçe okuması şartı ile gelebileceğini
kabul etmiştim;
taziyeye gelenler
TANRI KUR’AN’da neler söylüyor,
Yâsin’de TANRI neler anlatıyor, anlayabilsinler diye
ama bu bile KUR’AN’a yine de
ölü evinde okunduğu için
ölü kitabı muamelesi olur mu diye huzursuz da olmuştum.
VE
görüyorum ki
toplum, mahalle, çevre baskısı yüzünden,
bu büyük bela yüzünden
KUR’AN’ı ölü kitabı
olmaktan kurtaramıyoruz ve
KUR’AN kurtarılamıyor!?
KUR’AN’ın da şikayetçi olduğu
bu atalar dininin zinciri kırılmalı!
(Hud,109)”Ortak koşucu insanların, inanıyoruz diye atalarının
taptıkları gibi tapınıp duranların,
yanlış yolda olduklarından
asla şüphen olmasın!
Aynen daha önceki atalarının taptığı ve inandığı gibi tapıyorlar-
kulluk ediyorlar, hepsi bu.”
(Mâide,104)”Ortak koşuculara, ‘Allah’ın indirdiği Kur’an’a gelin’ denildiğinde, onlar
‘Hayır, atalarımızın bize bıraktığı geleneğe uyarız-atalarımızın inandığı din bize yeter!’ derler.
Ataları hiçbir şey bilmeyen ve
doğru olmayan bir dine inanan kimseler olsa da mı?”
(Lokman,21)” ‘Allah’ın indirdiği
bilgi ve hikmet dolu Kur’an’a uyun!’ denildiği zaman,
‘Hayır! Biz atalarımız ne yapmışsa aynen-atalarımızın geleneğinde ne varsa ona uyarız.’ derler.
Saptırıcı onları alevli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?”
(Bakara,170)”Kul sevgisini
Allah sevgisine denk tutanlara-
ortak koşanlara, ‘Allah’ın indirdiği Kur’an’a uyun!’ denilince,
‘Hayır, biz, [yalnız] atalarımızdan gördüğümüz [inanç ve eylemler]e-
geleneğe uyarız.’ derler.
Peki, ya ataları
akıllarını kullanmayan ve doğru yolu bulamamış kimseler olsalar da mı?”
Geleneksel din, atalar dini anlayışı, yerini KUR’AN’ın dinine bırakmalı!
En başta ölü kitabı yapan, yaptıran
diyanetin, imamların,
okur yazarlığı şüpheli
hacı, hocaların
ölü üzerinden para kazanmak için
KUR’AN’ı kullananların
KUR’AN gasbı, sahipliği,
KUR’AN’a zulmü
durdurulmalı, sonlandırılmalı.
Ölü evlerinde
KUR’AN’a yapılan bu zulmün,
Türk dizileri ve filmlerinde de
KUR’AN’ı Arap dilinde
makamlı ağıt gibi ajitasyon için
bolca kullanıldığını gördükçe kahrım, üzüntüm gittikçe artıyor.
KUR’AN’ın ‘ikra’ dediği ‘oku’ değil de; ‘çağır’ bu olsa gerek.
İnsanları
KUR’AN’ı ANLAMAYA ‘ÇAĞIR’;
KUR’AN’ı ölü kitabı olmaktan kurtar.
‘Oku, öğren-öğret’
anlamlarını da içeren
‘ikra’ kelimesinin,
esas kök anlamının ‘çağır’
olduğu bilinmeli.
(Alâk,1)”Çağır”
(Kaf,45)”Kıyamet gününün sorumluluğunu taşıyanlara,
Kur’an ile öğüt ver!”
(Zâriyat,55)”Sen yalnızca Kur’an ile hatırlat-yalnız Kur’an’dan bilgi ver!”
(En’am,70)”Kur’an’la hatırlat-uyar ki,
kişi yaptığı yanlışların-haksızlıkların felaketli sonucunu çekmesin.”
(A’raf,128)”Gelecek
Allah’a karşı sorumlu davrananların-
sorumluluk bilincine sahip olanlarındır-
en sonunda Allah’a saygılı olanlar kazanacaktır.”
(Bakara,194)”Allah, kendisine karşı sorumluluk bilincinde olanlar-sorumluluk bilinciyle yaşayanlar ile beraberdir.”
(Hadid,8)”Allah sizden
misak-kesin söz almıştı.
Sözünüzde durun.
Neden Allah’a
inanıp güvenmiyorsunuz?”
(En’am,1)”Her türlü övgü[hamd]-
tüm övgüler, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah’a aittir.
Buna rağmen
Allah’tan gelen gerçeği yalanlayan- gerçeği örtenler,
bu gücü farkedemeyip
Tanrıya denkler arayışında-
hâlâ efendileri, önderleri-
başka güçleri-ilahlarını
Rableri ile eşit-denk tutuyorlar.”



Bir yanıt yazın