“E- Türkiyeyiz Biz”in üyelerinin yeni yıllarını esin ve esenlik dileklerimle içtenlikle kutluyorum

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Aşağıdaki iki yazıda yer konuların dikkate alınması temennisiyle “E- Türkiyeyiz Biz”in üyelerinin yeni yıllarını esin ve esenlik dileklerimle içtenlikle kutluyorum.

Saygılarımla 01.06.2026 P.be

***

İlki…..

15 yıl önce Bekir Coşkun’un 2011 yılındaki “Siyasi Terimler Sözlüğü” yazısında ironiyle ele aldığı kavramların hala bir milli devlete yakışır düzeyde yerli yene oturmamış olmasına dikkat çekerim.

·  Aylığını bordro üzerinden alan vatandaşların, henüz ödenirken haberleri olmadan aylıklarından kesilen ve çok kazananlar ile zenginlerin asla vermedikleri paranın adı: Vergi…

·  İşte böyle yoksulların çoluk-çocuklarının rızkından kesilen ve adı “vergi“ olan paraların toplandığı yer: Hazine…

·  Sonra o parayı ele geçirmek için açıkgözlerin kurdukları anayasal örgütlere verilen isim: Siyasi parti…

·  “Vergi”lerin toplandığı “Hazine”yi ele geçirmek için, “Lider” başkanlığında itişip kakışmalarının ve tepinmelerin genel adı: Siyaset…

·  O itişip kakışma ve tepinme sonunda “vergi”lerin toplandığı “Hazine”yi ele geçiren taraf: İktidar…

·  O itişip kakışma sonunda “vergi”lerin toplandığı “Hazine”yi elinden kaçıran ve durmadan “Bu nasıl iktidar?” diyen öbür taraf: Muhalefet…

·  Sonrasını zaten biliyorsunuzdur…
“Vergi”lerin toplandığı “hazine”yi ele geçiren “iktidar”, işin rezilliğini çıkartır.
Ve bir gün tekrar vatandaşa “peki, malı kim götürsün?” sorusunun sorulması gerektiğine karar verilir. O nedir? Seçim…      

·  Malı kimin götüreceğine karar veren ortak eğilimin adı: Milli irade…

·  “Vergi”lerin toplandığı “Hazine”nin etrafında kopan bu kızılca kıyametin
geneli: Demokrasi…

Pekiii!..

Verdiği “vergi”lerin toplandığı “Hazine”nin her seferinde “iktidar” tarafından “demokrasi”

içinde zaten soyulmasına canı sıkılan ve her seferinde “Bunlar da hırsız çıktı” diye

zıplayanlara ne denir?   Halk…

İkincisi ise….

·  “ ..akıl ölüdür ki,  bilgi ile hayat bulur; bilgi ölüdür ki, arzu ile dirilir; arzu cılızdır ki, okumak ile güçlendirilir; okumak örtülüdür ki, münâzara ile açığa çıkartılır; münâzara verimsizdir ki, ancak eylem ile üretilir; o kadar ki, en nihayetinde bilgi ile eylem bir araya geldiklerinde beraberce çoğalır… “ diyebilmiş olan Fatih ve Kanuni döneminin bilim tarihçisi ve ansiklopedisti Taşköprülüzade (1494-1561)’nin engin dünya görüşünün yanında 500 küsur yıl sonrasının mürekkep yalamışlarının niçin eyleme geçemediklerini anlamaktayız.

 ( BU YAZI DERLEMEDİR)



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar