DAYAK YİYEN, EZİLEN ÖĞRETMENLER…
Atanamayan öğretmenler sorunu başlı başına büyük sorundu…
Şimdi özel okul öğretmenlerinin sorunları çıktı ortaya…
Dahası da var ama şimdilik bunlar yeter…
***
On güne yakın süredir öğretmenler Ankara’da haklı sorunlarına dikkat çekmek ve çözüm bulmak için anayasal haklarını kullanıp eylem yapıyorlar…
Başlarına gelmeyen kalmadı…
***
Öyle bir polisimiz var ki; biri- birileri eylem yapsın, bende içimde biriken kini nefreti dökeyim, kompleksimi teselli edeyim, diyor…
***
Barikatlar, kalkanlar…
Cop…
Biber gazı…
Su…
Saçından tutup sürükleme.
Duvar bulsa:
Kaldırıp duvara vuracak…
***
Talimat öyle, verenin tıyneti öyle…
Fıtratlarında var…
***
Kafasını kaldıranın, tavuğumuza kışt diyenin, muhalefet olanın…
Kafa tutanın, meydan okuyanın..
Kafasını vurun, ezin böcek gibi…
***
Acımayın, acırsanız acınacak hale gelirsiniz kafası…
Baskı dayatma ve korku üçgeni…
Eşittir:
Kaç’Ak Saray müdavimi ve Şürekası…
***
Öğretmenler yerden göğe kadar haklılar…
Ama ne dinleyen var, ne zerre-i miskal kadar umursayan…
Taş olsa çatlardı, ama REİS karlı dağdan serin…
***
Her şey güllük gülistanlık-mış gibi yapıyor…
El öptürüyor…
Rozet takıyor, resim çektiriyor, çocuklara harçlık veriyor…
Konuyla alakası yokken dönüyor;
Özgür Özel’e ve CHP’ ne çaktıkça çakıyor…
***
Madenciler, öğretmenler, enflasyon..
Hayat pahalılığı, işsizlik..
Hukuksuzluk…
Çürüme…
Liyakatsizlik…
İsraf…
Bütçedeki karadelik,siyasi ve sosyal çürüme umurunda bile değil…
***
Öğrenciler…
***
Ortaokul öğrencileri LGS lise öğrencileri YKS sınavlarında ter döküyorlar.
İyi bir eğitim almak, iş bulabileceği bir diploma almak için…
***
Resmen sınav manyağı oldu öğrenciler…
Bir sınavdan çıkıp ötekine giriyorlar…
Bunun bir de mülakatı var ki tam bir muamma…
***
Bir anne düşünün; yıllarca çocuğunun öğrenimi ve eğitimi için dişinden tırnağından artırmış…
***
Bir genç düşünün; sınavlar, dersler, projeler, mezuniyet heyecanı..
Ve sonra; elinde bir diploma…
Ki kaderini belirleyecek diploma…
Ama!..
Türkiye’deki adı “işsizlik diploması” maalesef…
***
Bilmediğimiz bir şey değil;
üniversite mezunu gençler her sabah güne yeni bir iş ilanı umuduyla uyanıyor…
Seçmiyor artık…
Yüzlerce başvuru yapıyor…
Aylar geçiyor…
Yıllar geçiyor, ne arayan var ne soran…
***
Ana babasının avucuna bakan var…
Diploması ile uzaktan yakından alakası olmayan bir iş bulup üç beş kuruşa çalışan var…
***
Hepsi “Vatan çocukları…”
***
Birde bir damla ter dökmeden…
Ay sonunda maaş bordrosuna imza atmadan köşe olan..
Hiç para harcamadan holding, şirket, gemicik, vakıf vs sahibi olan..
***
Lüks arabalara binip rezidans ve villalarda yaşayan, burunlarından kıl aldırmayan; “BAK’AN” çocukları var..
Bir elleri yağda bir elleri balda…
***
Defalarca yazdım üniversite sayısını artırmak değil mesele..
Mesele üretime, istihdama ve yatırımlara yön verecek, destek olacak lise ve üniversite eğitimi ve referans olacak diploma vermek…
***
Üç harfli bir marketin kasasında mühendis hatta doktor varsa…
Öğretmenler işsiziz ve açız diye eylem yapıyorsa…
Polis dokunulmazlığı olan milletvekillerine orantısız şiddet uyguluyorsa..
***
Ortada sadece ekonomik sorun yoktur..
Büyük bir umutsuzluk ve gelecek sorunu var demektir…
***
İstediğiniz kadar duble yol, tünel, havaalanı,
Yalı villa gökdelen, millet bahçesi, şehir hastanesi vs yapın…
Rakamları büyütün…
***
Gençliğe-gençlere yatırım yapmıyorsanız;
Eninde sonunda çökmeye ve yoksullaşmaya mahkum olursunuz..
Tarihi ve sosyal gerçek bu..
***
Son söz: Ülkenin gerçek ve kalıcı zenginliği, umutla yaşayan gençleridir…
***
Eğer gençler geleceğe inancını kaybederse:
Ekonomi de kaybeder…
Demokrasi de, toplum da kaybeder…
***
Bizleri var eden, geleceğe yolcu eden:
Öğretmenlerimizin ellerinden minnetle öpüyorum…
Haklı eylemlerini yürekten destekliyorum..
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 22.06.2026 17.27




Bir yanıt yazın