ALIŞMAYIN…
Yazdığım zaman kızıyor, kudurmuş boğalar gibi saldırıyorlar…
Yerlisi, gutbetçisi…
Trolü..
Askeri, polisi, yandaşı vs.
***
“Cumhuriyet rejimi bitti,” dedim diye…
***
Okumuyorlar, okusalarda anlamıyorlar ki…
Anlasalar, anlamak işlerine gelmiyor…
Diyorum ki; Okulların, üniversitelerin, merkez bankasının tabelalarında, valilik kaymakamlık binalarından, karakollardan,
Adliye saraylarından falan TC’nin C’sini görebilirsiniz…
***
Paramızın üzerine bakıp “şimdilik” Atatürk resmini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin C’sini görebilirsiniz belki…
Ama!..
Milli paramıza ve ekonomiye hükmeden, çetelerin, tarikat ve cemaatlerin Türkiye’si çoktan “Din Devleti” oldu kardeşim…
***
Ilımlı İslâm devleti…
***
Baştaki tescilli imam, oturduğu yer ise padişahların, sultanların oturduğu saray…
Bir değil iki değil üç değil..
Dört saray…
Tayyibistan Sarayı…
***
Ve denetimsiz, sınırsız yetki…
***
Karanlık bir “el” aldı getirdi bunları ve hiç zorlanmadan Araplaştırdı güzelim ülkemizi…
Aslında herşey böyle başladı…
***
Örneğin dinimizin emri diyerek kadınları sarıp sarmalayıp ikinci sınıf vatandaş haline getirdikten sonra resmen erkeklerin kölesi yaptıranlarda aynı karanlık “el’di…”
***
1990 yılında bu yana aralıksız ve ısrarla Türban dini bir simgedir…
Modern ve laik TC’nin temellerine koyulan bir patlayıcıdır..
***
Asla ve kata annelerimizin başörtüsü değildir, dediğim ve yazdığım için başıma gelmeyen kalmadı…
Şu anda kafanızı çevirdiğiniz her yönde ve yerde mutlaka türbanlı bir kadın veya kız çocuğu var…
***
40 sene önce bir tane bile yoktu…
Meclis’e soktular önce sonra her yere…
Dindarı da taktı, olmayanı da; çünkü her kapıyı açıyordu…
İş aş…
Servet…
Ayrıcalık..
Güç…
***
Soruyorum, cehaletime verin, 1400 sene sonra hidayete erdi de milletimiz, benim mi haberim yok?..
***
Tek kelimesini anlamadığı Arapça din dersini zorunlu ders haline getirdiklerinde ufacık kız çocuklarının başını kapatıp kaçak kuran kurslarına yolladıklarında İslam devleti’nin ayak sesleri kulakları cırmalıyordu…
***
Sığınmacı adı altında getirdikleri de Türkiye’nin dört bir yanına yerleştirildi, çiftleştiler..
Parasını hepimizin verdiği üçer beşer çocuk doğurdular ve çoğaldılar…
***
Yandaş veya değil kimse rahatsız olmadı…
Tehlikenin büyüklüğünü ve hedefini ne yaparsak yapalım;
A n l a t a m a d ı k…
***
Biri bana özellikle son 24 yılda, mantar gibi çoğalan imam hatip okullarının, her biri medreseye dönüşen üniversitelerin ilim bilim, irfan yuvaları olduğunu söyleyebilir mi?
***
Bana göre:
Her biri dinci gerici yobaz şer odakları…
Her biri çağdışı Ortadoğu karanlığının şubesi…
Her biri emperyalist elitlerin ve egemenlerin kuklası…
***
Yargı kuşatıldı, anayasa, özgürlükler ve insan hakları resmen rafa kaldırıldı…
Hukuksuzluk tavan yaptı, “kadı dönemi” başladı…
***
Herkes sarayın ümmeti haline getirildi..
Sinmiş ve korkak bir nesil yaratıldı…
***
Bu durumda Cumhuriyet rejiminden ve demokrasiden söz edilebilir mi?
Hani adalet ölürse devlet ölürdü…
Adalet yaşıyor mu sizce?..
***
Çok uzatmatacağım..
***
Devlet kendi vatandaşına savaş açmıştır…
Yutmaya çalışmaktadır…
***
Cumhuriyeti yıkmak için karanlık ve kanlı el’lerin yardımıyla, Cumhuriyetin tüm kazanımlarını yok edenlerin; Cumhuriyetin en büyük eseri Cumhuriyet Halk Partisi’ni yok etmek için zerre-i miskal kadar tereddüt etmeyeceklerdi…
***
Etmediler!!.
***
Partinin genel merkezini FETÖ ve mafyatik yöntemlerle polis ve bir takım mafya artıklarıyla işgal ettiler…
Özgür Özel milletvekillerini dışarı çıkardılar…
***
Demokrasiye ve millet iradesine darbe vurdular. Bunun siyasetteki karşılığı sivil darbedir…
İkinci sivil darbe, ilki 15 Temmuz çakma darbe kalkışması ve 20 Temmuz darbesidir…
***
Sıra askeri darbelerin yaptığını yapmaya geldi…
Amaç ve hedef bellidir…
Kuklalar veya maşalarda bellidir…
Amaç;
CHP’ni itibarsızlaştırmak…
Hedef;
Özgür Özele siyaset yasağı getirip tutuklatmak…
***
Olmaz demeyin..
Hiçbir siyasi parti ve lideri de bize bir şey yapamazlar, demesin…
Susan…
Duymazdan…
Görmezden..
Anlamazdan gelen herkes adaydır, sıra mutlaka kendilerine de gelecektir…
***
Çünkü!..
Alışmış kudurmuştan beterdir…
Onun için korkmayın, susmayın…
Ve..
Alıştırmayın…
***
Şunu da hiç unutmayın; bu günler iyi günleriniz,
çok daha beterleri yolda…
***
Bu bağlamda; Özgür Özel önderliğindeki bu demokratik direnişin etrafında geniş bir dayanışma iklimi oluşturması artık bir tercih değil, tarihin dayattığı zorunluluktur…
Bayram neyimize!..
Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 29.05.2026 12.02



Bir yanıt yazın