Angajman Kuralları “Rules of Engagements” nedir? SUMUD Örneği:
Angajman Kuralları yasaklayıcıdır. Barış Döneminde uygulanan bunlar Kuvvet Komutanı, Genelkurmay Başkanı ve Hükumet seviyesi ve yetkisinde olanlar olmak üzere 3’e ayrılır. Amaç gerginliğin kontrol edilmesidir. Gerginlik bu kuralların serbest bırakılması ile kontrollü tırmandırılır veya azaltılır.
Deniz Kuvvetlerini örnek verdiğimizde; Kuvvet Komutanı karşı tarafı ışıldak ile aydınlatmak, yakınından süratli geçmek vb. angajman kuralını serbest bırakırken, Genelkurmay karşı tarafın rotasında ilerlemesini pruvasından geçerek engellemek, ateşsiz taciz etmek serbesttir emri verebilir. Karşı tarafa ateş açmak, Atış Kontrol radarını kilitlemek veya karasularının içerisine girmek gibi angajman kuralının serbest bırakılması ise kontrolsüz Savaş Çıkma durumu olabilir diye Hükumet yetkisindedir.
Birlik Komutanları da gerektiğinde. .. ve. .. nolu Angajman Kurallarının serbest bırakılmasını ilgili üst makama gerekçesi ile teklif edebilir. Karşı tarafın ateş açması ki meşru müdafaa hakkını doğurur veya savaş durumunda zaten her şey serbest olduğundan Angajman Kurallarının tamamı serbest olup, bu kurallar ortadan otomatikman kalkar.
Şimdi örneğin, Deniz ve Hava Kuvvetlerimize, “Marmaris‘ten kalkan ve içerisinde vatandaşlarımız olan SUMUD Teknelerinin diğer ülkeler karasularına girilmeden, vatandaşlarımızın CAN ve teknelerin seyrüsefer güvenliğini sağlamak maksadıyla, her türlü tehdide karşı MEB’imizde ve uluslararası sularda korunmaları koordineli olarak sağlanacaktır.” şeklinde bir Vazife verildiğini düşünelim.
Bu Vazife ile ilgili bazı Angajman Kurallarının da baştan verilmesi gerekir. Her türlü tehdide karşı koruma görevinde, bu tekneler yakınına gelecek karşı taraf deniz kuvvetleri unsurları belli mesafeye girince önce uyarılır. Gönderilirse dronları indirilir. Bu teknelere gelecek içinde silahlı personel olan karinalı botlar vurulur. Yanlarına hiç bir tehdit yaklaştırılmaz. Ana gemisi olarak kullandığı Fırkateyni uyarılara ve ikazlara uymazsa o da, onlar da vurulur. Deniz Kuvvetlerinin bu harekatına Hava Kuvvetleri de havadan koordineli destek sağlar. 1 tane Türk Vatandaşı ve tekne Karşı Tarafa kaptırılmaz. Uyarıları alınca ya korkup basıp uzaklaşarak gidecek yada sopayı yiyeceklerdir. Bu harekat bölgedeki ilgili ülkelere de yasallığı konusunda önceden bildirilir. CAYDIRICILIK ve ÖNLEYİCİ TEDBİR budur.
Ancak İktidar Sahibi AKP siyasi iradesi bunu istemezse, bu TSK tarafından yapılamaz. Oturur TV’lerde vatandaşlarına hukuksuz çökenleri sinirlenerek seyredersin, zapt ve müsadere ile alınanlara Maşallah, yalandan arkanızdayız da dersin, yada Yıl Başı sabahı Galata Köprüsü’nde miting diye milleti elinde bayraklı falan yürütürsün, Okçuluk neyse başkanı Bilal falan da konuşur, ama yollar yürümekle aşınmaz ve yürümekle iş ve çocuk da olmaz. Sonuç da alınmaz. Aynı filmi onlarca kez seyredersin, filmin sonunda katilin kim olduğunu da önceden zaten bilirsin. Lafla peynir gemisi yürütüp, katil İsrail falan dersin. Onların da şeinde fifi sanki…
ANLAYANA….

Olcay Uyar



Bir yanıt yazın