5 Nisan 1994 İktisadi Kararları, Türk Devleti ve milletini mülksüzleştirip borca batıran süreçte çok önemli bir kilometre taşıdır

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

5 Nisan 1994 İktisadi Kararları, Türk Devleti ve milletini mülksüzleştirip borca batıran süreçte  çok önemli bir kilometre taşıdır.
DYP/SHP Koalisyonun 5 Nisan 1994 İktisadi Kararları ülke ve millete nelere mal oldu?
·  Dövize olan talebi düşürme, kısa vadeli kamu borçlarını ödeyebilmek için Mayıs ayında % 400 faizli borçlanmakâğıtlarını (bono) piyasaya arz edilir.
·  Ücretler düşürülür, enflasyon üç basamaklıya fırlar.
·  Memur maaşları dondurulur. 

·  İktisadi bunalımı durduracağı söylenen bu paketi tam uygulanamaz.
·  Hükümeti, özelleştirme konusunda TBMM’den3 ay süreyle ”KHK çıkarma yetkisi” ister.
 ·  Kamu Ortaklığı İdaresi’ni Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na dönüştürülür.(2 )
·  Anılan iktisadi kararların bedelini ,her zaman olduğu gibi, çalışanlar ve dar gelirliler öder.
·  DYP-SHP koalisyon hükümeti 8 ay sonra 24 Aralık 1995 tarihinde erken seçime gitmek zorunda kalır. 

1-SANDIKSAL ABD DEMOKRASİ(*) SÜRECİNDE İKTİSADİ ZELZELELER:
• DP’nin 4 Ağustos 1958 devalüasyonu ( %221) : 
Merkez Bankasında para kalmadığı için Türkiye’nin dış borçlarını ödeyemez hale gelir. İstanbul’daki devlete aitönemli arsalar ve malikanelerden yüzlercesi satılır.
Yeterli olmadığı için de Cumhuriyet tarihinde ilk defa IMF ile yapılan ilk stand-by anlaşması sonucunda 1 ABD doları 2,80 TL’den 9 TL’ye yükselir.  

• AP’nin 24 Ocak 1980 devalüasyonu ( %32,7) :
24 Ocak Kararları, Türkiye ekonomisinin serbest piyasa düzenine geçişinin enönemli adımlarından biridir. 1 ABD Doları 35 TL’den 70 TL’ye çıkar. 

• DYP/SHP koalisyonun 5 Nisan 1994 devalüasyonu  (Tek seferde %38 olup yıl genelinde çok daha yüksektir):
 Kamuaçıklarının sürdürülemez hale gelmesiyle yaşanan bunalım sonrası 1 ABD doları 19.000 TL’den 38.000 TL’ye kadar çıkar.
“ 5 Nisan İktisadi Kararları “ olarak tarihe geçen istikrar paketi bu dönemde açıklanıp yürürlüğe girer.

 • Anasol-M (DSP-MHP- ANAP )’ın 21 Şubat 2001 devalüasyonu (%40 ) :
 İlkgün “Kara Çarşamba” olarak anılan bunalımda (kriz), sabit kurdan dalgalı kur rejimine geçilir. TL büyük bir değer kaybı yaşar ve  1 ABD doları  680.000 TL’den kısa sürede 1.200.000 TL düzeyine çıkar • AKP iktidarında(2002-2026) devalüasyonlar: Türkiye’de dalgalı kur rejimi uygulandığı içinTürk Lirası’nın (TL) piyasa koşullarında değer kaybettiği çeşitli kur şokları yaşanır. Son 5 yıldaki toplam değer kaybı (devalüasyon etkisi) yaklaşık %363 oranındadır.

  2- ÇOK PARTİLİ DEMOKRASİ SÜRECİNDE ÜLKE VEMİLLETİN BAŞINA NE GELMİŞ MARAZİ MİLLİ İRADE ANLAYIŞINDAN KAYNAKLANMAKTADIR. ·  Türkiye, 21 Mayıs 1946 tarihli seçimlerle çok partili demokrasiye adım atar. ·  Aradan geçen 80 yıldan bu yana sandıktan çıkan oy sayısı ve mebus sayısı üstünlüğünün “milli irade”  olarak kutsanmasının “tam bağımsızlığı” örselemiş olduğunu her alandaki göstergeler ispatlamaktadır.(1)

·  Çünkü: Seçimlerde Mecliste milletvekili çoğunluğunu elde eden parti/lerin siyasal iktidarı ele alması ve ülkeyiistediği gibi yönetmesini “milli irade” görmektedirler.
·  Özetle: Sayısal üstünlüğü milli irade görensiyasi partiler aynı zamanda bunu demokrasi ile eşdeğer tuttukları icraatlarına yansımaktadır.
·  (Çok partili sandıksal Amerikan demokrasine 21 Temmuz 1946 seçimleri ile adım atan Türkiye’de) CHP’nin ardından Demokrat Parti(DP), ardından Adalet Partisi (AP), ardından (Avantadan Nasibini Al Partisi)ANAP , Doğru Yol Partisi (DYP) ve son 25 yıldır (MHP destekli) AKP iktidardadır.·  Milli irade kuramını keyfiyete indirgemiş olduğunu ülkenin kaderini tayin eden bazı siyasilerin devleti taşıdıkları yerle ispatladıkları muhakkak.

·  Neler demişler?

-TBMM’de milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada “ Siz isterseniz şeriati bile getirebilirsiniz.” diyen Adnan Menderes; 

– “ Bulun 226’yı, düşürün bizi” (veya hükümeti) “ diyen Demirel;

– “Anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz” diyen T. Özal ve ardılarının da “milli irade” anlayışı hiç değişmemiştir. 

( 1 ) Mustafa K. Atatürk’ün tam bağımsızlık anlayışını “ İstiklâl-i tam denildiğizaman tabii ki siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, her hususta istiklâl-i tam demektir” sözleriyle ifade etmiştir.

(*)İsmail Hakkı Tonguç:

-Köy meselesi bazılarının zannettikleri gibi, mihaniki surette ‘köy kalkınması’ değil, manalı ve şuurlu bir şekilde ‘köyün içten canlandırılması’dır. 

-Köylü insanı öylesine canlandırılmalı ve şuurlandırılmalı ki, onu hiçbir kuvvet yalnız kendi hesabına ve insafsızca istismar edemesin.

 -Ona esir ve uşak muamelesi yapamasın.

 -Köylüler, şuursuz ve bedava çalışan birer iş hayvanı haline gelmesinler. 

-Onlar da her vatandaş gibi her zaman haklarına kavuşabilsinler. 

-Köy meselesi, köyde eğitim problemleri de içinde olmak üzere bu demektir.” (1939)  

Demokrasinin iki çeşidi vardır.

-‘Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı… 

-Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. 

– İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır.

– Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar