Türkiye tarih ve kültürde ilk sıralarda yer alıyor. Geçmişteki saraylar bir kültür hazinesi. Çırağan Palace Kempinski İstanbul, kapılarını kültür için açtı. Seçkin konukların yer aldığı açılışta yer yerinden oynadı. Görkemli bir yapı olan sarayı gezenler hayranlıklarını gizleyemedi. Sarayın yaşayan bir miras olduğunu söyleyen sektör temsilcileri sarayın gizemli yanlarının misafirlere yansıtılacağını da vurguladılar.
Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Kültürel Dönüşüm Derneği ile başlattığı iş birliği kapsamında, seçkin konuklarını Saray’ın ihtişamlı mirasını keşfettikleri özel bir buluşmada ağırladı. Otelin hayata geçirdiği Tarihi Koridor Turu sırasında davetliler, profesyonel ve kokartlı tur rehberinin anlatımı eşliğinde geçmişin izlerini adım adım takip ederek Çırağan Sarayı’nın köklü hikâyelerine yakından tanıklık etti.
Etkinliğe katılan isimler arasında; Aylin Hoşzeban, Ayşegül Tuncer, Buket Taşdelen, Ceren Hatipoğlu, Feyza Bozok, Filiz İbre, Gaye Mataracı, Hilal Mocan, Karin Cankat, Nilgün Öncebe, Özgür Keleş, Selma Ongun, Serap Erdem, Serap Sarı, Serpil Arıkan, Sinem Eren, Yonca Gürol, Zafer Kozanoğlu vardı.
Çırağan Sarayı’nın tarihinin derinliklerine uzanan özel buluşmada konuklar, görenleri heyecanlandıran, görmeyenleri meraklandıran görkemli bir dönemin izlerini keşfetti. Uzman rehber Fatoş Esra Özal’ın mimari detaylardan tarihi anekdotlara uzanan zengin anlatımıyla zamanın büyüleyici atmosferini deneyimledi. Tarihi turun ardından davetliler, otelin yeni açılan restoranı Rüya İstanbul’da Boğaz manzarası eşliğinde sunulan öğle yemeğinde bir araya gelerek sohbetlerini sürdürdü.
Çırağan Palace Kempinski İstanbul Genel Müdürü ve Kempinski Residences Türkiye Bölge Direktörü Ralph Radtke, etkinliğe ilişkin şunları söyledi:
“Çırağan Sarayı, hem görkemli mimarisi hem de çok katmanlı tarihi ve kültürel anlatılarıyla yaşayan bir miras niteliği taşıyor. Tarihi Koridor Turu’nu misafirler için hayata geçirirken amacımız, bu eşsiz geçmişi yalnızca korumak değil; yeniden anlamlandırarak günümüzle güçlü bir bağ kurmasını sağlamaktı. Kültürel Dönüşüm Derneği ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, Saray’ın saklı kalmış hikâyelerini kültür-sanat perspektifiyle görünür kılarken, aynı zamanda toplumsal hafızayı güçlendiren, sürdürülebilir bir değer yaratma hedefimizi de destekliyor. Tarihi mirası yaşatmanın, onu geleceğe aktarmanın en güçlü yolu; bu mirası deneyimlenen, paylaşılan ve yaşayan bir kültürel varlık haline getirmektir.”
Ortahisar Kapadokya’nın ilk sakin şehri oldu.
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı tarafından yapılan duyuruya göre, büyüleyici peri bacalarıyla Türkiye’nin masal diyarı olarak anılan Kapadokya’nın ortahisar beldesi, Cittaslow International (Uluslararası Sakin Şehirler Ağı) üyeliğine rekor puanla kabul edildi. Bu kararla birlikte Ortahisar, bölgenin ilk ve tek “Sakin Şehri” unvanını kazandı.
Ortahisar’ın ağa katılmasıyla birlikte Türkiye’nin Cittaslow Ağı’ndaki üye sayısı 29’a çıktı. “Sakin Şehir” unvanı; doğaya saygılı yaşamı, yerel kültürün korunmasını, sürdürülebilir turizmi ve yavaş şehir anlayışını benimseyen yerleşimlere veriliyor.
Uluslararası düzeyde alınan bu unvan, Ortahisar’ın çevreye duyarlı politikalarını, kültürel mirasını koruma çabalarını ve sürdürülebilir yaşam anlayışını tescillemiş oldu.
Ortahisar, geçtiğimiz yıl da ikonik peri bacaları, kayalara oyulmuş evleri ve tarihi kalesiyle “Dünyanın En Güzel 50 Köyü” listesinde yer alarak dikkatleri üzerine çekmişti.
Kapadokya’nın eşsiz doğal ve kültürel dokusunu yansıtan Ortahisar’ın bu yeni unvanla birlikte hem ulusal hem de uluslararası turizmde daha da öne çıkması bekleniyor.




Bir yanıt yazın