KORKUNUN HUKUK KİSVESİ

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Dün bir gazeteci daha tutuklandı.

Birkaç gün önce bir başkası tutuklanmıştı.

Yarın bir yenisi tutuklanacak.

Eminim sonraki gün bir başkası.

Bu topraklarda gazeteciler bazen kurşunla susturuldu.

Bazen bombayla.

Artık tutuklama kararlarıyla susturuluyorlar.

Hasan Tahsin’i işgalci askerler vurdu.

Abdi İpekçi bir suikastla susturuldu.

Uğur Mumcu bir bombayla hayattan koparıldı.

Metin Göktepe gözaltında yaşamını yitirdi.

O dönemlerin karanlığı sokaktaydı.

Bugünün karanlığı ise adliye koridorlarında.

Gazeteciler artık haberleriyle değil,

haklarında verilen tutuklama kararlarıyla anılıyor.

Murat Ağırel.

Fatih Altaylı.

Barış Pehlivan.

Merdan Yanardağ.

Özlem Gürses.

Sedef Kabaş.

Ahmet Şık.

Furkan Karabay.

Bu sıradan bir liste değil;

bu ülkenin daralan nefesidir.

Ve dün Alican Uludağ da bu listeye eklendi.

Karar, “Türk Milleti adına” verildi.

Oysa milletin büyük çoğunluğu,

eleştiriyle hakareti ayıracak bir adalet terazisi görmek istiyordu.

Uludağ hâkim karşısında şunları söyledi:

“18 yıldır adliye muhabirliği yapıyorum.

Kürsünün önünü de arkasını da bilirim.

Çocuklarımın gözyaşlarını arkada bırakarak buraya getirildim.

Gazetecilik uğruna bedel ödemem isteniyorsa hazırım.”

Bir baba adliyeye götürülürken,

geride iki çocuğun sessiz çığlığı kaldı.

Bu çığlığa hangi hukuk metni teselli olabilirdi?

Hangi karar cümlesi o acıyı hafifletebilirdi?

O çocuk akşam babasının neden eve gelmediğini sorduğunda,

adalet ya o cevabın içinde büyür

ya da orada ölür.

Adalet, gücü korumak için değil;

hakikati korumak için var olmalıdır.

Bir yönetimi eleştirmek,

bir kişiye hakaret etmekle aynı şey değildir.

Ve bir ülkede gazeteciler yazdıkları nedeniyle özgürlüklerinden ediliyorsa,

sorun ne söylendiği değildir.

Sorun, o cümleden korkan iradedir.

Sorun, korkunun hukuk kisvesiyle dolaşıp dolaşmadığıdır.

***

Evet, yarın bir gazeteci daha tutuklanacak.

Ertesi gün bir başkası.

Sonraki gün bir diğeri…

Çünkü onlar susmayacak.

Haksızlıkları yazacaklar.

Usulsüzlükleri ifşa edecekler.

Çürümüş düzeni eleştirmeye devam edecekler.

Ve gazeteciler susmuyorsa,

umut henüz bu ülkeyi terk etmemiş demektir.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar