Yunan adalarında yaşanan betonlaşma günün konusu. Aç gözlülüğün parçası. Artan turist sayısını korumak için yapılan yatırımlar adaların görüntüsünü bozuyor. Artık betonlaşmadan kaçınmak gerektiğini Yunanlı yetkililer de dile getiriyor. Kontrolsüz büyümeye karşı hamleler yapılıyor. İrili ufaklı depremlerin de yoğunlaştığı adalarda betonlaşmaya karşı hızlı duruş sergileyenler Yunan adalarının mutlaka korunması gerektiğinin altını çiziyor.
Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki gözde destinasyonları olan Kiklad Adaları, artan turizm yatırımları ve lüks konut projeleri nedeniyle yoğun bir yapılaşma baskısıyla karşı karşıya. Özellikle Milos Adası’nda bir lüks otelin genişleme projesi, yerel yönetimlerin ve uzmanların tepkisini çekti.
Yıllık yaklaşık 3,5 milyon ziyaretçi ağırlayan ve yalnızca 15.500 nüfusa sahip Santorini’de lüks konut ve otel projelerinin hız kazanması dikkat çekiyor. Belediye başkanları, Santorini, Ios, Milos, Sikinos ve Folegandros gibi adaların “mega projelere kurban edilmemesi” gerektiğini vurguladı.
Ancak yapılaşma hızı dikkat çekici boyutlara ulaştı:
Milos’ta (151 km²) 2025’in ilk 10 ayında 157 yeni inşaat ruhsatı
Paros’ta 459 ruhsat
Santorini’de 461 ruhsat
Yeni projelerin çoğu, geleneksel Kiklad mimarisinden uzak, modern çizgilere sahip büyük cam cepheli yapılar olarak öne çıkıyor.
Milos Belediye Başkanı Manolis Mikelis, volkanik kaya yapısının tahrip edildiğini belirterek projeyi “ekolojik bir suç” olarak nitelendirdi. Ege’ye bakan yamaçta yürütülen inşaat çalışmaları, adanın jeolojik kimliğinin zarar gördüğü yönündeki endişeleri artırdı.
Aralık ayında Kiklad ve On İki Ada belediye başkanları ortak bir karar alarak kontrolsüz büyümeye karşı uyarıda bulundu. Santorini Belediye Başkanı Nikos Zorzos’un girişimiyle yayımlanan kararda, “Adalarımızın varlığı tehdit altında” ifadesine yer verildi.
Milos’taki lüks otelin kapasitesini 59 oda artırmayı hedefleyen genişleme projesi, kamuoyundaki tepkilerin ardından Yunanistan’ın en yüksek idari mahkemesi tarafından geçici olarak durduruldu.
İşletmeci şirket, projenin 2024 yılında tüm resmi onayları aldığını savunsa da yerel yöneticiler mevcut mevzuatta inşaat sektörüne ilişkin boşluklar bulunduğunu belirtiyor.
Milos, Santorini gibi volkanik yapısıyla dikkat çekiyor. Adada yer alan ve “Ay Plajı” olarak bilinen Sarakiniko, eşsiz beyaz kaya oluşumlarıyla her yıl yoğun ziyaretçi çekiyor. Ancak bu alan resmi koruma statüsüne sahip değil.
Geçtiğimiz yıl aynı bölgede planlanan bir başka otel projesi de durdurulmuş, yatırımcıya temel kazısını kapatması için süre tanınmıştı.
Ege Üniversitesi’nden emekli profesör Ioannis Spilanis’e göre yaşanan gelişmeler turizm yatırımı değil, “açgözlü ve yırtıcı bir gayrimenkul genişlemesi.” Geleneksel olarak hayvancılık için kullanılan arazilerin düşük fiyatlarla el değiştirdiğini ve sonrasında çok daha yüksek bedellerle yeniden satıldığını belirtiyor.
Ios Adası’nda Wall Street’te servet edinmiş bir Yunan yatırımcının adanın yaklaşık %30’una sahip olduğu ifade ediliyor.
Yunanistan’da turizm, ülke ekonomisinin temel sektörlerinden biri. SETE verilerine göre sektörün GSYH’ye katkısı %28 ile %33,7 arasında değişiyor.
2024 yılında 40 milyondan fazla ziyaretçi ağırlayan Yunanistan’ın, 2025’te bu rekoru aşmış olması bekleniyor.
Artan kısa dönemli kiralamalar nedeniyle yerel halk için konut bulmak zorlaşıyor. Yunanistan Ombudsmanı’nın 2024 raporu, yaşam kalitesinde ciddi düşüş yaşandığını ortaya koydu. Çöp yönetimi ve su kıtlığı da başlıca sorunlar arasında.
Yunan hükümetinin “taç mücevherleri” olarak nitelendirdiği Santorini ve Mykonos, 2025 yazında beklentilerin altında performans gösterdi.
Santorini’de Haziran–Eylül döneminde hava yolu varışları %12,8 azaldı
Mykonos’ta artış yalnızca %2,4 oldu
Uzmanlara göre aşırı yoğunluk ve doğal afetler (2025 başındaki depremler) talepte düşüşe yol açtı.




Bir yanıt yazın