Ülkelerin kültürü, gastronomisi ve kısa seyahatler öne çıkıyor. Artık herkes zaman kaybı yaşamak istemiyor. Yaşlandıkça zamanın kıymeti daha da artıyor. Tarih ve kültür seviyesi yüksek ülkeler turizmde basamak atlamış oluyor. Deneyim kazanmak öyle kolay olmuyor.
Ulaşım sorunu kalmadıkça kısa seyahatler önem kazanıyor. Böylece birkaç yere gidebilme fırsatı doğuyor.
Gastronomi konusunda çok yazdık. Yemek kültürü tuttu ve yaygınlaştı. Ünlü şefler mutfaklarda harkalar yaratıyor. Son dokunuşları ile yemekler damak çatlatıyor.
Güney Kore ve Japonya’da tatil süresinin kısıtlı olması
Çin’de ise jeopolitik gelişmeler
seyahat kararlarını etkileyen başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Avrupa seyahati için şimdiden rezervasyon yapanların oranı %36’ya geriledi
Klasik paket turlar gerilerken, kısmi paketler ve dinamik rezervasyonlar yükselişte
Çin’de bu model hızla yaygınlaşırken, ABD, Kanada ve Avustralya’da bireysel rezervasyonlar öne çıkıyor.
European Travel Commission (ETC) ve Eurail tarafından yayımlanan Long-Haul Travel Barometer raporuna göre, 2026 yılında Avrupa’ya yönelik uzun mesafe seyahat talebinde hafif bir yavaşlama bekleniyor. Araştırmaya katılanların uzun mesafeli seyahat planlama oranı, geçen yıla kıyasla 5 puan geriledi.
Rapora göre bu yavaşlamada; artan seyahat maliyetleri, sınırlı tatil süresi ve iç hatlar ile kısa mesafeli destinasyonlara yönelim etkili oluyor.
Avrupa, uzun mesafeli seyahat planlayanların %42’si için hâlâ potansiyel bir destinasyon olmayı sürdürüyor. Ancak bu oran, 2025’e kıyasla 3 puanlık düşüşe işaret ediyor.
Çin (%59) ve Brezilya (%54), Avrupa’ya en yüksek ilgiyi gösteren pazarlar olmaya devam ediyor.
Avustralya’da ilgi en sert düşüşü yaşadı: %47 ile geçen yıla göre 7 puan gerileme kaydedildi.
Kanada (%45) ve ABD (%34) pazarlarında da talep azalırken, bu durum ekonomik belirsizlikler ve iç turizme yönelimle ilişkilendiriliyor.
Japonya, %20 ile Avrupa’ya ilgisi en düşük pazar konumunda.
ETC, Çin pazarında talebin görece istikrarlı seyrettiğini, ancak kişiselleştirilmiş ve deneyim odaklı seyahatlerin daha fazla öne çıktığını vurguluyor.
Araştırmaya göre uzun mesafe seyahatten vazgeçenlerin %52’si yüksek maliyetleri en önemli neden olarak gösteriyor. Özellikle 18–34 yaş grubunda, Avrupa seyahatlerinin pahalı bulunması dikkat çekiyor.
Katılımcıların %51’i, Avrupa destinasyonu seçerken güvenliği en önemli kriter olarak görüyor. Avrupa; siyasi istikrar, kişisel güvenlik ve doğal afet riskleri açısından küresel ölçekte en güvenli bölge olarak değerlendiriliyor. Bu algı özellikle Çin pazarında oldukça güçlü.
Rapora göre seyahat planları daha temkinli yapılıyor:
Avrupa’ya seyahat edenlerin %75’i için ana motivasyon tatil ve eğlence. Kültür ve tarih ilk sırada yer alırken; gastronomi, şehir turları ve doğa deneyimleri ilgi görüyor.
Slow travel (yavaş seyahat) anlayışı %26’ya yükselirken, harcamalar alışverişten ziyade yeme-içmeye kayıyor.
Long-Haul Travel Barometer; Avustralya, Brezilya, Çin, Kanada, Japonya, Güney Kore ve ABD’de yapılan düzenli anketlere dayanıyor. Her pazarda 1.000 kişiyle gerçekleştirilen araştırma, Avrupa’ya yönelik kısa vadeli seyahat eğilimlerini analiz ediyor.




Bir yanıt yazın