ORTADOĞU’DA YENİ FAZ: ABD’NİN IŞİD VE PKK’YI YENİDEN KONUMLANDIRMASI.

Okuma Süresi:

3–4 dakika
❤️

İRAN–ÇİN HATTI VE TÜRKİYE’YE DAYATILAN SENARYO

“Bitti” Denilen Hiçbir Şey Bitmedi

Ortadoğu’da bir örgüt için “bitti” deniyorsa, orada yeni bir faz başlıyor demektir.
El Kaide bitmişti → IŞİD doğdu.
IŞİD bitmişti → HTŞ iktidara taşındı.
PKK bitti deniyor → kadrolar başka coğrafyalara kaydırılıyor ( örneğin Irak ve İran’a) .

Bu bir tesadüf değil, ABD merkezli vekâlet savaşı doktrininin değişmeyen kuralıdır:

Kullanışlı hiçbir piyon tamamen imha edilmez, sadece yeri değiştirilir.

IŞİD Militanlarının Suriye’den Irak’a Taşınması: Kontrollü Tahliye

Suriye’nin kuzeyinde sıkışan, büyük bölümü Avrupa kökenli olan yaklaşık 7 bine yakın IŞİD militanının, ABD denetiminde Irak’ın kuzeyine aktarılması rastlantı değildir.

Bu operasyon:
• Kaçış değildir
• Dağılma değildir
• Tasfiye hiç değildir

Bu, kontrollü tahliyedir.

ABD:
• Bu militanları Avrupa’ya gönderemez (iç siyaset ve güvenlik riski)
• Suriye’de tutamaz (Türkiye, Rusya, yeni Şam yönetimi baskısı)
• Yok edemez (ileride kullanışlılar)

Dolayısıyla Irak ve Afganistan hattı, bu tür unsurlar için bekletme ve yeniden konuşlandırma alanıdır.

PKK’nın Suriye’den “Çıkarılması”: Tasfiye Değil, Yeniden Konumlandırma

Türkiye kamuoyuna:

“PKK Suriye’den çıkarıldı, örgüt çöktü”

anlatısı sunuldu.

Gerçek tablo şudur:
• PKK/YPG’nin sabit alan hakimiyeti kırıldı
• Ancak:
• Kadrolar korundu
• Tecrübe korundu
• Uluslararası bağlantılar kesilmedi.

Kamışlı ve Ayn el-Arab hattında sıkışan unsurlara Barzani yönetimi üzerinden peşmerge gönderilmesi, bir kısım PKK unsurlarının Irak’a geçmesi bu yapının hala bölgesel bir aparat olarak muhafaza edildiğini gösteriyor.

Bu, “bitirme” değil, başka cepheler için hazırlıktır.

İran’daki Olaylar: Hibrit Savaşın Açık Sahnesi

İran’da yaşanan “ayaklanma” süreci:
• Kendiliğinden bir halk hareketi değildir
• Tamamen dışarıdan kurgulanmış da değildir.

Ama şu kesindir:
• CIA–Mossad koordinasyonu vardır
• Silahlı ve radikal unsurlar sahaya sürülmüştür
• IŞİD ve PKK tarzı infaz yöntemleri kullanılmıştır.

Balta, pala ve bıçakla yapılan sokak infazları, klasik protesto davranışı değildir; bu, radikal terör metodudur. Aynı zamanda suikast, bombalama ve pusu eylemleri ise PKK metodudur.

Suriye’den İran’a geçen IŞİD ve PKK unsurlarının bir kısmının Türk ve İran istihbarat iş birliğiyle sınırda etkisiz hale getirilmesi, planın tam başarıya ulaşamadığını göstermektedir.

Afganistan: Çin ve İran’a Açılan Arka Kapı

ABD’nin Afganistan’dan “çekilmesi” tamamen bir geri adım değil kısmen yenilgi, ama aynı zamanda sorumluluktan kurtulma ve alanı kaosa bırakma stratejisidir.

Bugün Afganistan:
• Çin sınırına dayanır
• İran’ın doğu kapısıdır
• Radikal örgütler için en uygun laboratuvardır.

Doğu Türkistan (Sincan) meselesi üzerinden:
• Çin’in iç güvenliği hedef alınmakta
• Radikal İslamcı unsurlar baskı aracı olarak elde tutulmaktadır.

ABD, kendi askeriyle değil, başkasının militanıyla baskı kurmayı tercih etmektedir.

Türkiye’ye Biçilen Rol: Uygulayıcı, Karar Verici Değil

Türkiye’ye sunulan tablo:

“ABD’ye rağmen başarı”

Gerçek tablo:

ABD planının bölgesel uygulayıcılığı

Suriye’de:
• PKK’nın alanı daraltıldı ama tasfiye edilmedi
• Şam’da ABD ve İsrail’le uyumlu bir yapı ortaya çıktı
• Türkiye’ye “hamallık” yaptırıldı

Sonuçta:
• Kürtçe, Suriye’de resmi milli dil statüsü kazandı
• Federal model tartışmaları meşrulaştı
• Aynı modelin Türkiye’ye anayasa üzerinden taşınması gündeme sokuldu.

Bu, BOP’un yeni fazıdır.

“PKK’ya Gerek Yok, Biz Yaparız” Söyleminin Anlamı

Türkiye’de iktidarın yıllardır verdiği mesaj:

“Suriye’de İŞİD’e karşı mücadelede PKK’ya gerek yok, sizin istediğinizi biz yaparız”

Bu söz:
• Güç göstergesi değil
• Pazarlık cümlesidir

Ancak büyük güçler:
• Tek aktöre asla güvenmez
• Alternatifsiz kalmak istemez.

Bu yüzden:
• PKK tamamen bitirilmez
• IŞİD tamamen yok edilmez
• Her zaman “yedek piyon” elde tutulur.

Önümüzdeki Dönem: Ne Beklenmeli?

Mevcut veriler ışığında:
• Irak–İran hattında PKK ve IŞİD hareketliliği
• Afganistan–Çin hattında radikal yapıların aktive edilmesi
• Türkiye’de federasyon, yeni anayasa ve kimlik tartışmalarının sertleşmesi
• “Başarı” söyleminin arkasından yeni taleplerin gelmesi

yüksek olasılıktır.

Sonuç: Uyanıklık Ne Demek?

Uyanıklık:
• Alkışlanan başarı hikâyelerine kapılmamak
• “Bitti” denene şeye ikinci kez bakmak
• Kısa vadeli kazanımlarla uzun vadeli bedelleri ayırabilmektir

Çünkü Milli iktidarların olmadığı Ortadoğu’da oyun bitmez, sadece oyuncular yer değiştirir.

Ve ABD:
• Hiçbir zaman tüm piyonlarını aynı anda masadan kaldırmaz.

Önümüzdeki aylar çok iyi şeyler olamayacağı açık. Ve bunu ABD-İsrail işbirlikçisi iktidarların kullanışlılığı ile: İbrahim anlaşmaları çerçevesinde Ortadoğu- Hazar’a hattında hep beraber görüp yaşayacağız .

Ama tabiki İran- Rusya- Çin hattının elide armut toplamıyor. Buyüzden 2026-2027 yıllarının Avrasya açısından
çok sert
geçeceğe
benziyor…
Milletlerin tek çıkış yolu bölgede Amerikancı-İsrailli iktidarların değiştirilmesi ve bölgesel birlikte başarı ve refah odaklı omurgalı anti emperyalist iktidarların iktidara getirilmesi olacaktır.
Yoksa bu bölgedeki ülkeler için 2026-2027 yılı yandı gülüm keten helva …olacaktır …!
Demedi demeyin…!!



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar