IŞİD, 21. yüzyılın en yıkıcı silahlı yapılarından biri olarak ortaya çıkmıştır. Ancak bu ortaya çıkış, tarihsel bağlamından koparılarak açıklanamaz. IŞİD, emperyalist müdahalelerin doğrudan sonucudur.
Irak’ın işgali ve Suriye’nin parçalanması, bu yapının filizlendiği toplumsal ve siyasal zemini yaratmıştır. Devlet yapıların çökertilmesi, radikal örgütler için geniş bir alan açmıştır.
IŞİD’in ideolojisi, İslam’ı siyasal bir şiddet aracına indirgemiştir. Bu durum, emperyalist müdahaleler için ideolojik bir gerekçe üretmiştir.
Kuramsal Çerçeve: Emperyalist Kaos ve Siyasal İslam
David Harvey’nin “yeni emperyalizm” yaklaşımı, istikrarsızlaştırmanın bilinçli bir strateji olduğunu ortaya koyar. IŞİD, bu istikrarsızlığın en uç ürünlerinden biridir.
Marksist açıdan siyasal İslam, sınıfsal çelişkileri gizleyen bir ideolojik formdur. IŞİD bu formun en militarize hâlidir.
Mezhepsel bölünmeler, emperyalist müdahalelerle derinleştirilmiş; IŞİD bu bölünmeler üzerinden güç kazanmıştır.
Anti-emperyalist bilinç yükseldikçe, bu ideolojik manipülasyon etkisini yitirmektedir.
IŞİD’in Emperyalizm İçin İşlevi
IŞİD’in varlığı, emperyalist güçler için kalıcı askeri varlığı meşrulaştıran bir araç işlevi görmüştür. “Terörle mücadele” söylemi, bu varlığı normalleştirmiştir.
Örgüt, bölge halklarının meşru taleplerini bastıran bir korku unsuru olarak kullanılmıştır. Böylece gerçek anti-emperyalist hareketler kriminalize edilmiştir.
Bu işlevsellik, IŞİD’in emperyalist düzen içindeki rolünü net biçimde ortaya koymaktadır.
Anti-Emperyalist Bilincin IŞİD Üzerindeki Etkisi
Anti-siyonist ve anti-emperyalist analizlerin yaygınlaşması, IŞİD’in “dini” iddialarını geçersiz kılmaktadır. Örgüt, giderek bir emperyalist yan ürün olarak görülmektedir.
Bu algı, örgütün propaganda gücünü zayıflatmaktadır. IŞİD’in insan kaynağı ve toplumsal etkisi daralmaktadır.
Türkiye’de ve bölgede emekçi sınıflar, bu tür yapılara karşı daha bilinçli bir tutum geliştirmektedir.
Sonuç
IŞİD örneği, emperyalist müdahalelerin silahlı radikalizm ürettiğini açık biçimde göstermektedir. Emperyalizme karşı mücadele güçlendikçe, bu tür yapıların ideolojik ve toplumsal zeminleri ortadan kalkmaktadır. IŞİD, emperyalist kaos stratejisinin geçici bir ürünü olarak tarihsel tükeniş sürecine girmiştir.
Kaynakça
Achcar, G. (2016). The People Want: A Radical Exploration of the Arab Uprising. University of California Press.
Harvey, D. (2003). The New Imperialism. Oxford University Press.
Mamdani, M. (2004). Good Muslim, Bad Muslim: America, the Cold War, and the Roots of Terror. Pantheon Books.
Pappé, I. (2014). The Idea of Israel: A History of Power and Knowledge. Verso.
Gerges, F. A. (2016). ISIS: A History. Princeton University Press.
Hinnebusch, R. (2014). The International Politics of the Middle East. Manchester University Press.
Fukuyama, F. (2018). Identity: The Demand for Dignity and the Politics of Resentment. Farrar, Straus and Giroux.



Bir yanıt yazın