Alltours’tan seçmeler:
“Türkiye vazgeçilmez bir sütun”
“Fiyat artışı Türkiye’ye özgü değil”
“Yunanistan rakip ama kazanan değil”
“Ultra her şey dahil Türkiye’nin en güçlü silahı”
Yukarıya aldığımız başlıklar Türkiye’nin turizmde nasıl bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor. Kendimizi küçümsemeyelim. Piyasada üstünüz.
Artan maliyetler, daralan marjlar ve yoğun fiyat baskısı Akdeniz çanağında tur operatörlerini yeni stratejiler geliştirmeye zorluyor. TUI ve Dertour gibi büyük oyuncular, Türkiye’deki agresif fiyat politikaları nedeniyle talebin kısmen Yunanistan ve Mısır’a kaydığını belirtirken, Alltours cephesi daha temkinli ama iyimser bir tablo çiziyor.
“Türkiye pahalı ülke” imajı çözülüyor. Pahalılık her yerde var. Avrupa’da oteller para basarken bizim oteller zor ayakta duruyor.
TUI verilerine göre Yunanistan, 2026 yaz sezonu için yapılan paket tur rezervasyonlarında şu anda ilk sırada yer alıyor. Dertour ise Türkiye’de özellikle yaz sezonu için agresif fiyatlamaya dikkat çekiyor. Coral Travel da ürün gamını Yunanistan, Körfez ülkeleri, Kuzey Afrika ve Doğu destinasyonları yönünde çeşitlendirerek Türkiye’ye olan bağımlılığını azaltma yoluna gidiyor.
Alman pazarında Türkiye’nin en güçlü oyuncularından biri olan Alltours ise tabloyu farklı okuyor. Alltours Hoteleinkauf (otel satın alma) Direktörü Michael Nickel, Türkiye’nin 2025’te de Alman misafirler açısından en önemli destinasyonlardan biri olmayı sürdürdüğünü vurguluyor. “Türkiye, paket tur işimizde merkezi bir rol oynamaya devam ediyor. Bunun en önemli nedeni, çok net konumlanmış ve yüksek katma değer sunan Ultra Her Şey Dahil ürün yapısıdır.”
Nickel, kamuoyunda sıkça dile getirilen yüksek fiyat artışları iddialarını da yumuşatıyor.
Alltours’a göre 2025 yılında Türkiye’de sınırlı ve yönetilebilir fiyat artışları yaşandı. Yüksek sezon kaynaklı kısa süreli sıkışmaların ise havayolları, oteller ve DMC’lerle yapılan yeniden müzakerelerle dengelendiği belirtiliyor.
Alltours yetkilisi, pandemi sonrası fiyat artışlarının yalnızca Türkiye’ye özgü olmadığının altını çiziyor. Enerji, personel ve finansman maliyetlerindeki yükselişin tüm Avrupa’da hissedildiğini belirten Nickel, bu çerçevede Türkiye’nin hâlâ rekabetçi bir fiyat-performans dengesi sunduğunu ifade ediyor.
Türkiye’nin en önemli avantajı ise ürün netliği. Nickel’e göre “All Inclusive Light” gibi modeller bir “sahte tartışma”: “Türkiye’deki her şey dahil sistemi, birçok destinasyona kıyasla Ultra Her Şey Dahil seviyesindedir. Özellikle Alman aileler için bu, bütçe kontrolü açısından çok güçlü bir avantaj.”
Alltours portföyünde de işin büyük bölümü belirli tesislerde yoğunlaşıyor. Şirket verilerine göre otellerin %20’si toplam işin %80’ini oluşturuyor. Büyük, profesyonelce yönetilen resort oteller ölçek ekonomisi sayesinde fiyat baskısını daha iyi absorbe edebiliyor.
Sektörde yaygın olan “Türkiye pahalılaştıkça Yunanistan kazanıyor” algısına da Alltours katılmıyor.
Nickel, Yunanistan’ın da 2025 yüksek sezonunda benzer kapasite ve fiyat sorunları yaşadığını belirterek, ülkenin daha çok kısa ve yoğun bir yaz sezonuna sahip olduğuna dikkat çekiyor. Türkiye ise sezonu uzatarak bu baskıyı daha iyi dağıtabiliyor.
Tüm zorluklara rağmen Alltours’a göre Türkiye, Alman pazarı için vazgeçilmez bir çapa destinasyon olmaya devam ediyor. Yüksek hizmet kalitesi, güçlü otel altyapısı ve net ürün yapısı sayesinde Türkiye, Yunanistan ve Mısır ile rekabetinde hâlâ güçlü bir konumda bulunuyor.
Alltours’un yaklaşımı net: “Klasik paket turdan vazgeçmeden, fiyat-performans dengesini koruyarak Türkiye’yi ana destinasyon olarak tutmak.”



Bir yanıt yazın