AÇIK SİYASİ BİLDİRİ VE TC. DEVLETİNE, SİYASİ PARTİLERE, STK LARA VE DÜNYADAKİ TÜRK KAMUOYUNA ACİL ÇAĞRI
Sefa Yürükel
Bu Bir “Hata” Değil, Açık Bir Sorumsuzluk ve Algı Operasyonudur
Belçika’nın Valon Bölgesi Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen ve okullarda dağıtıldığı ifade edilen bir kitapçıkta, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, hiçbir belge, hiçbir akademik kaynak ve hiçbir tarihsel dayanak olmaksızın, “tarihteki meşhur eşcinsel veya biseksüel şahsiyetler” listesine dahil edilmesi kabul edilemez, skandal ve düşmanca bir tutumdur.
Bu durum basit bir editöryal hata, masum bir yorum farkı ya da akademik özgürlük meselesi değildir. Bu, belgesiz iddialarla tarihî bir liderin kimliğinin çarpıtılması, ulusal sembollerin ideolojik amaçlarla araçsallaştırılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu iradesine yönelik açık bir itibarsızlaştırma girişimidir.
Tarih Bilimi İdeolojik Oyuncak Değildir
Tarih, ideolojik kampanyalara malzeme edilecek bir alan değildir.
Eğitim materyali adı altında, çocuklara ve gençlere sunulan bir yayında:
• Kaynağı belirsiz,
• Akademik literatürde karşılığı olmayan,
• Hiçbir birincil belgeye dayanmayan
bir iddianın “tarihsel gerçek” gibi sunulması, bilimsel sahtekârlıktır.
Mustafa Kemal Atatürk hakkında:
• Osmanlı ve Cumhuriyet arşivleri,
• Yabancı devlet raporları,
• Yerli ve yabancı yüzlerce tarihçinin çalışmaları,
• Yakın çevresinin anıları
mevcuttur. Bu devasa literatürde, söz konusu iddiayı destekleyen tek bir güvenilir kanıt dahi yoktur.
Bu nedenle yapılan şey, araştırma değil; bilinçli bir çarpıtmadır.
“Homofobiyle Mücadele” Gerekçesi Bir Kalkan Olamaz
Her türlü ayrımcılıkla mücadele meşru ve gereklidir. Ancak bu mücadele:
• Yalanla,
• İftirayla,
• Tarih tahrifatıyla
yürütülemez.
Bir ideolojik hedef uğruna, tarihî şahsiyetlere kanıtsız kimlikler atfetmek, savunulduğu iddia edilen değerlerin de altını oymaktadır. Bu yaklaşım, ne insan haklarına hizmet eder ne de eğitime katkı sağlar.
Aksine, eşcinsellik konusunu da ciddiyetsizleştiren, güvenilirliğini zedeleyen bir propaganda yöntemidir.
Atatürk, Sahipsiz Bir Tarih Figürü Değildir
Mustafa Kemal Atatürk:
• Bir ulusun bağımsızlık mücadelesinin lideridir,
• Modern Türkiye’nin kurucusudur,
• Sömürgeciliğe karşı direnişin evrensel sembollerinden biridir.
Atatürk’ün adı, belgesiz listelere eklenebilecek sıradan bir tarih figürü değildir. Onun şahsiyeti üzerinden yapılan bu tür girişimler, yalnızca Atatürk’e değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihine ve egemenliğine yönelmiş sayılmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne Açık ve Net Çağrı
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
1. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, ilgili Belçika makamları nezdinde derhal resmî girişimde bulunmalıdır.
2. Söz konusu yayının hangi kaynaklara dayanılarak hazırlandığı resmen talep edilmelidir.
3. Kaynağı olmayan bu iddiaların eğitim materyallerinden çıkarılması istenmelidir.
4. Gerekirse diplomatik protesto ve uluslararası hukuk yolları devreye sokulmalıdır.
5. TBMM, bu konuda sessiz kalmamalı; ulusal onuru ilgilendiren bu meselede ortak tavır almalıdır.
Bu, bir iç politika meselesi değil; devlet ciddiyeti ve tarihî mirasın korunması meselesidir.
Sessizlik Onaydır
Bu tür girişimler karşısında sessiz kalmak:
• Tarih tahrifatını kabullenmek,
• Ulusal sembollerin keyfî biçimde kullanılmasına göz yummak,
• Gelecek nesillere yanlış bilgi aktarılmasına razı olmak
anlamına gelir.
Hiç kimse, hiçbir kurum, hiçbir ülke; başka bir milletin kurucu lideri hakkında belgeye dayanmayan iddiaları eğitim materyali diye dolaşıma sokma hakkına sahip değildir.
Son Söz
Bu bir ifade özgürlüğü meselesi değildir.
Bu bir akademik tartışma değildir.
Bu, kanıtsız iddialarla tarih yazma cüretidir.
Atatürk’e yönelik bu tür yaklaşımları reddediyoruz.
Tarihin ideolojik amaçlarla çarpıtılmasına karşıyız.
Türkiye Cumhuriyeti’ni ve onun kurucu değerlerini savunmak, meşru, haklı ve zorunlu bir tutumdur.
Tarih, belgeyle yazılır.
İftira ile değil.



Bir yanıt yazın