Tayland “kalite” dedi…

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

Bazı ülkelerdeki günlük turist giderlerinin küçüklüğü sizi aldatmasın. Adı geçen ülkeler de kaliteli turist istiyor. Para babalarına özel evler tahsis ediliyor. Hedef, müşteri memnuniyeti. Bu yarışa şimdi Tayland da karıştı. Ucuz oluşu dillerden düşmeyen Tayland kaliteye doğru koşmaya başladı.

Özellikle deniz ürünleri yemeği Tayland’da yok pahasına satılıyor. Çokları ülkeye deniz ürünleri yemek için geliyor. Kaliteyi yükseltecekseniz yiyecek-içeceklere de düzenleme yapmanız gerekecek.

Tayland’daki yetkililerin sabrını taşıran bazı turistlerin “uygunsuz davranışları” giderek ciddi bir sorun haline geliyor. Ülkenin başlıca turistik destinasyonu Phuket’ten milletvekilleri, yeniden vize şartının getirilmesini talep ediyor. Politikacı Chalermpong Saengdee’ye göre, hoşnutsuzluğa yol açan suç listesi ciddi: uyuşturucu kullanımı, teşhircilik, toplu taşımada pornografik içerik çekimi veya yerel halkı yasadışı faaliyetlere teşvik etme.

Saengdee, 2024 yılında yaklaşık 90 ülke vatandaşının vizesiz olarak 60 gün kalmasına izin veren politikanın kaldırılması için Başbakan Anutin Charnvirakul’a başvurdu.

Milletvekili, bu uygulamanın gelirleri artırdığını kabul ediyor ancak aynı zamanda sorunları da beraberinde getirdiğini belirtiyor: “Turizm ekonomisi Tayland ve Phuket gibi şehirler için kritik önemde. Turistlerin yarattığı ekonomik faaliyetler ülkemiz ve destinasyonlarımız için büyük gelir sağlıyor. Ama bu yalnızca sıradan turistler için geçerli; kötü niyetli turistler için değil.”

Milletvekili, kötü turistleri şüpheli faaliyetlere, yasadışı işlere veya suç işleyenlere katılanlar olarak tanımlıyor. Bu eğilimin Tayland’ın uzun vadeli imajına zarar vereceğinden ve Phuket, Pattaya ve Chiang Mai gibi popüler destinasyonlardaki yerleşik halkın yaşamını bozacağından endişe ediyor; kısa vadeli ekonomik faydadan daha büyük sosyal maliyetler olduğunu vurguluyor: “Verdikleri zarar, sağladıkları ekonomik kazançtan çok daha büyük.”

“Bu yüzden pozisyonumu tekrar vurgulamak istiyorum. Tayland’ın vizesiz giriş politikasını gözden geçirmeliyiz. Sadece evimizi ziyaret edecek kaliteli turistler istiyoruz,” diyerek sözlerini tamamladı.

Turizmde Fiyat Dalgalanmaları Zinciri Zorluyor: Erken Rezervasyonlar Eski Gücünü Kaybediyor mu?

Avrupa turizm sektöründe son dönemde yaşanan hızlı fiyat değişimleri, hem seyahat acentelerini hem de tüketicileri zor durumda bırakıyor. Uzmanlara göre bu durum, turizmdeki değer zincirini ciddi biçimde baskı altına alıyor.

Schmetterling International CEO’su Ömer Karaca, artık seyahat fiyatlarının “saniyeler içinde değişebildiğini” belirterek, bunun dijitalleşmenin bir sonucu olduğunu söyledi. Karaca, “Erken rezervasyon yapan tüketiciler, sonradan fiyatların düşmesiyle hayal kırıklığı yaşıyor. Oysa erken rezervasyon, sadece fiyat değil, aynı zamanda kapasite ve oda garantisi avantajı da sağlar” dedi.

Karaca’ya göre, tüketicilerin erken rezervasyona olan güvenini kaybetmemesi için sektörün bu konuda ortak bir politika geliştirmesi gerekiyor. “Planlama güvenliği herkes için önemli. Eğer mevcut sistem bu şekilde devam ederse, tüketicilerin rezervasyon davranışı tamamen değişir,” uyarısında bulundu.

QTA Sözcüsü Thomas Bösl ise sektörün farklı oyuncular tarafından sıkıştırıldığını ifade etti: “Havayolları kendi tur operatörlerini kuruyor, uluslararası online platformlar agresif biçimde büyüyor, oteller ise doğrudan satışa yöneliyor. Bu, oyunun kurallarını kökten değiştiriyor.”

Benzer şekilde LMX CEO’su Lars Ludwig de özellikle Akdeniz ülkelerindeki fiyat dalgalanmalarının turizm dengesini bozduğunu söyledi.

“Yunanistan, İspanya ve Türkiye’de beklenen doluluk yakalanamadı, bu nedenle fiyatlar indirildi. Ancak bu uzun vadede sürdürülebilir değil,” dedi. Ludwig ayrıca, Mısır gibi popüler destinasyonlarda da otellerin fiyat artışına yöneldiğini belirterek, “Oteller, paket turların bir parçası olduklarının farkına varmalı,” uyarısında bulundu.

Karaca, tüketiciyi korumak ve güveni yeniden tesis etmek için “esnek erken rezervasyon” modelini önerdi. Bu sistemde, rezervasyon sonrasında fiyat düşerse, müşterinin rezervasyonunu ücretsiz olarak yeni fiyata göre güncellemesi mümkün olacak.

Sektör temsilcileri, artan maliyetler ve dalgalı fiyatlar karşısında ailelerin tatilden tamamen vazgeçmesinden endişe ediyor. Karaca, “Tatile gitmezsek, bir süre sonra gitmeyi de özlemeyebiliriz. Bu turizm için ciddi bir tehlike,” diyerek uyarıda bulundu.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar