Türkiye’nin saygın mekanlarından Divan Kuruçeşme’nin Executive Chef’i Ayhan Aydın, misyonu ve Türk aşçıları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Türklerin gastronomi alanında çok yetenekli olduğunu belirten Aydın, kendilerine sunulan koşullar ve eğitim fırsatlarını iyi değerlendiren aşçıların ekonomik dünyaya açılabileceğini ve Türkiye’yi bu alanda başarıyla temsil edilebileceğini söyledi.
Yaptığı Türk aşçı ve şeflerin çok yetenekli olduğunu gösteren Aydın. “Eğer doğru yetiştirilirlerse 20 yıl sonra Türk şefleri dünyanın en çok aranan şefleri olacak” dedi. Türk aşçılara fırsat bildirimi diyen Aydın konuya şu aydınlatmayı getirdi:
“Evet, aşçılarımız çok yetenekli ama tek başına yetenek yeterli değil. Öğrenmeye açık ve sürekli yeni arayışlar içinde olmak gerekiyor. Onlara iyi bir fırsat verir, Türk aşçılar çok daha iyi noktalara da gelecek. Son yıllarda Türk aşçıları dünyanın farklı yerlerinde bulunabiliriz. Bu gurur veren bir durum” dedi. “Bu sektörde yoğun iş temposu ve talepler işimize bir sanat olarak bakamıyoruz” diyen Aydın, “Genel anlamda aşçılara yüklenen ciddi bir iş yükü var ve bu yük yerinde oldukça yıpratıyor. Bu durumda yapılan işe sanat gözüyle görmek yerine, pratik ve hızlı çözümler bulmak zorunda kalıyoruz. Divan Kuruçeşme’de ise sanat eseri göz yapmak için bir sanat olarak bakamıyoruz. Modelleri ortaya koymanız gerekiyor. Ar-ge tarafında sık sık güncelleme ekibi ile birlikte nasıl sürdürülebilir hale getirilebilecek konularını görüşüyoruz. Biz Divan Kuruçeşme’de iyi bir ekibe ve bize olanak sunan, bizi anlayan yöneticilere sahibiz” dedi.
Aşçılık, teorik bilgiler yanı sıra pratik eğitimin de büyük önem taşıyan bir sanat olduğunu belirten Ayhan Aydın, “Ne kadar çok teorik bilgi sahibi olun, mutfakta doğru doğrama tekniklerini uygulamaz, doğru pişirme tekniklerini bilmez ve doğru kombinlemeyi beceremezseniz yönetmek mümkün değildir. Bunun için teorik bilgileri, uygulama becerisiyle bir gerekli. Gastronomi ve mutfak becerilerinin daha çok uygulama alma dersleri olduğunu düşünüyorum. Hazırlıklı olmalarını sağlıyor. İşte onlara bu fırsat da veriliyor durumdayız.”
Doğru beslenmenin insanları hem mutlu karşılaman hem de sağlıklı yaşama büyük bir etki ödeme inananların bir şef olduğunu eden Aydın, açıklamalarına devam etti:
“Bu, hem tatmin ediciler sunmayı hem de insanların sağlıklı bir yaşam sürdürebilecekleri yemeklerle beslenmelerini hedefliyoruz. Yemekleri depolamak için önemli olsa da aynı zamanda insanların da düşünen değerinde yüksek yiyecekleri dağıtmayı gösteriyorum. Tabaklarda tüm besin gruplarını bir şekilde sunmak, hem lezzeti hem de sağlık arada birmun bir parçası”
Ayhan Aydın, Türk şeflerin dünyanın her yerinde aranan şeflerin olabileceğini söyledi. Aydın, bu konuda da şunları şu açıklamayı yaptı:
“Misyonumu da bu doğrultuda belirlenmişim. Daha çok gence ulaşılabilir ve onları yetiştirebilme hayalim vardı ve Divan Kuruçeşme’de bunu yapıyorum. Burada yardımcı olmak üzere bana ulaşmak mümkün. Çalışmalarında kullanılanlar yerleri hakkında tavsiye isteyen, tezi için konu yapmak isteyen, ilhama ihtiyacı olan var. İşte bu öğrenme ve bulmak çok. Bu meslekte eğitim hiç bitmiyor. Aşçılarımız lazım olsalar dahi her zaman açık olmalı ve yeni lezzetler koşmalı. Uzun yıllar bu alanda ve gelecek nesillere gidenlere Hem temel olarak öğretiyor hem de onları yeni trendlere yönlendiriyorum. Bu yenilikleri geleneksel birleştirici yaratıcı lezzetler oluşturma olanağı onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Geleneksel aktarımlar, mutfağın ürettiği değerli miraslardır. Benim için büyük bir önem taşıyor.”



Bir yanıt yazın