Preveze Deniz Utkusu’nun yıldönümünde

Okuma Süresi:

1–2 dakika
❤️

Preveze Deniz Utkusu’nun 487.yıldönümünde Deniz Kuvvetleri Günü ulusumuza kutlu olsun!

Avrupa Birleşik Haçlı armadasını Preveze Deniz Savaşı’da yenen  Barbaros Hayrettin Paşa başta olmak üzere kahraman şehit, gazileri ile tüm deniz şehitlerini saygıyla anıyorum.27.9.2025C.tesi 

NASIL OLMUŞTU?

· Savaş 27 Eylül 1538 tarihinde Preveze kalesi önündeki denizde, Barbaros Hayrettin’in komutasındaki Osmanlı Donanması ile Cenevizli Amiral Andre Dorya emrindeki bileşik Avrupa Hıristiyan Haçlı donanması arasında olmuştu.

· İspanya, Papalık ve Avusturya ittifakına Venedik, Portekiz, Malta ve Ceneviz devletleri de savaş gemisi ve asker vererek Haçlı donanmasına katılmıştı.

· Osmanlı Donanması 122 kadırga, 20.000 neferden; Haçlı Donanması ise 140 kalyon,168 kadırga, çok sayıda nakliye (lojistik) gemisi olmak üzere 55.000 neferden oluşmaktaydı.

· Özetle Haçlıların sayıca %100 üstünlüğü bulunmaktaydı.

·  27 Eylül sabahı başlayan,5 saat süren çok şiddetli deniz savaşının sonucunu Osmanlı kadırgalarının uzun menzilli toplarını çok hünerli topçuların, (düşman gemilerinin top menziline girmeden), yaptığı isabetli atışlar belirlemişti.

· Andrea Doria’nın gemisi ve Haçlı gemileri fenerlerini söndürüp gece karanlığından yararlanarak kaçmışlardı

· Bu zafer sonucunda Osmanlı, Akdeniz’e hâkim olmuştu.

· Preveze Deniz Utkusu onur, gurur anıtı olarak Türk Denizciliğine ışık olmuştur.

· Her yıl 27 Eylül günü Deniz Kuvvetleri Günü olarak kutlanmaktadır.

KUTLU DENİZ UTKUSUNDAN 475 YIL SONRA NE OLMUŞTU?

· 2008’den itibaren Deniz Kuvvetlerine kendi parlamentosu ve hükümetinin gözleri önünde…akla ve hukuka ziyan komplolar kurulmuştu.

· Balyoz davası (21.9. 2012)  kararları ile Deniz Kuvvetleri’nden 36 amiral,115 subay ve 5 astsubay 13-18 yıl arasında değişen ağır (hapis) cezalara çarptırılmıştı.

· (E )Amiral Gürdeniz bu konuda “Hukuk adına, hukuk katledilerek Silivri, Hasdal, Hadımköy, Şirinyer ve Maltepe’de bu acıları aileleri ile beraber çeken … ulusal duruşu yüksek, Deniz Kuvvetleri mensubu amiral, subay ve astsubayların tek suçu…Atatürk’ten en küçük bir sapma göstermeyecek karakter ve meslek prensiplerine sahip olmalarıydı.” demekteydi.(1).

· Makalenin tamamını okumak isteyenler için bağ (link):

( 1) https://www.odatv.com/analiz/deniz-kuvvetleri-neden-hedefte-28420



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. MEHMET BOZ avatarı
    MEHMET BOZ

    Preveze Deniz Utkusu’nun 487.yıldönümünde Mahmut Esat Bozkurt’tan
    ‘KILICI DEĞİL, BENİ ASMIŞLARDI’ kısa öyküsü bu günler için pek çok ibretlik taşımaktadır.
    Bozkurt’un ibretliği şöyle:
    “Kendi (ara) sularımızda, kendi memleketlerimiz arasında yabancı bayrağı altında seyahat! Hem de hakaretin her türlüsünme katlanmak şartıyla… Hiç unutmam, Hukuk Fakültesi’nin dersleri başlayacaktı. İzmir’den İstanbul’a gitmek icap ediyordu.
    (Fransız şirketi) Messageries Maritines vapurlarından birine yerleştim. Kamaramız önünde geziyordum. Bir aralık vapura çıkmakta olan iki Türk subayı gözüme ilişti. Biri karacı, diğeri denizciydi.
    Tam içeri gireceği sırada karşısına, güverte yolcularına kahvecilik, meyhanecilik yapan edepsiz, küstah bir Rum dikildi. Zabitlerin belinden kılıçlarını aldı! İstanbul’a varınca geri verilmek üzere kahve ocağına astı.
    Bu olay bir hicran oldu. Kılıcı değil, beni asmışlardı. İçimi kızgın bir ok gibi yakan muamelenin sebebini sordum: ‘Vapur Fransız toprağıdır… Burada sizin zabitleriniz kılıç takamaz.’ cevabını aldım. Başımdan vurulmuşa döndüm.Kamaramda ağladım. Fransız toprağı öyle mi? Bizim karasularımızda bizim limanlarımızda Fransız posta gemisi Fransa öyle mi? Romanya vapuru da Romanya…
    Bu sularda, bu Türk sularında, Türk zabitleri, kılıç taşıyamazmış öyle mi? Biz bu acı günleri gördük ve yaşadık. Türk gençleri görmedi ve yaşamadı.
    Böyle günleri görmeyecek ve yaşamayacaklardır. Fakat yıllar ve yıllarca süren bu trajedi unutulmamalıdır. Ara sıra gözyaşlarıyla anılmalıdır. Acı günleri ananlar, tatlı günleri yaşarlar.”
    ( BU YAZI DERLEMEDİR)
    (*)Parantez içindeki yazılar derleyene aittir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar