
Sivas Lisesi’nde 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında yapılmıştı.Kuvayi Milliye Destanında (2. Bap) Nazım Hikmet, Sivas Kongresini şöyle betimler:
4 Eylül 919’da toplandı Sivas Kongresi,
ve 8 Eylül’de
Kongrede bu sefer
yine ortaya çıktı Amerikan mandası.
Ak koyunla kara koyunun
geçitte belli olduğu günlerdi o günler.
Ve İstanbul’dan gelen bazı zevat,
sapsarı yılgınlıklarıyla beraber
ve ihanetleriyle birlikte
bir de Amerikan gazeteci getirmiştiler.
Ve Erzurumlulardan ve Sıvaslılardan ve Türk milletinden çok
işbu Mister Bravn’a güveniyorlardı.
Bu zevata :
‘İstiklalimizi kaybetmek istemiyoruz efendiler!’
denildi.
Fakat ayak diredi efendiler :
‘Mandanın, istiklali ihlal etmiyeceği muhakkak iken,’
dediler,
‘Herhalde bir müzaherete muhtacız diyorum ben,’
dediler,
‘Hem zaten,’
dediler,
‘birbirine mani şeyler değildir
istiklal ile manda.
(…)
bin dereden su getirdi İstanbul’dan gelen zevat.
Sıvas, mandayı kabul etmedi fakat,
«Hey gidi deli gönlüm,»
dedi,
«Akıllı, umutlu, sabırlı deli gönlüm,
ya İSTİKLAL, ya ölüm!»
dedi.
***
SİVAS KONGRESİ’E TIBBIYELİ HİKMETİN(*) TAM BAĞIMSIZLIK İSTEMİ VE KUSTAFA KEMAL’İNYANITI DAMGA VURMUŞTU:
Tıbiyeli Hikmet delegelere:
Beyler;
-Delegesi bulunduğum Türk gençliği beni buraya bağımsızlık yolundaki çalışmalara katılmak üzere gönderdiler.
-Mandayı kabul edemeyiz. Eğer manda fikrini kabul edecek olanlar varsa bunları şiddetle reddeder ve kınarız. -Eğer manda fikrini kabul ederseniz sizleri hain ilan ederiz “der.
Heyecanla konuşmasını tamamlar ve Mustafa Kemal ‘e dönerek aynı çoşku ve kararlılıkla ;
– Paşam siz de manda fikrini kabul ederseniz sizi de reddederiz.
– Mustafa Kemal’i vatan kurtarıcısı olarak değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz.” der.
Mustafa Kemal :
– Evlat içiniz rahat olsun . Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz.
-Manda da yok, himayede yok.
-Parolamız tektir ve değişmez : Ya istiklal ya ölüm..” der.
Tıbbiyeli gencin onurlu duruşunu çok beğenen Mustafa Kemal delegelere dönerek,
” Beyler gördününüz mü, muhtaç olunan kudret gençliğin asil kanında zaten mevcut” deyip sonra Tıbbiyeli Hikmet ‘i alnından öper ve ” Gençler , vatanın bütün umut ve geleceği size , genç kuşakların anlayış ve enerjisine bağlanmıştır ” der.
SİVAS KONGRESİ KARARLARI
1-Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, ayrılamaz.
2-Her türlü işgal ve müdahaleye karşı, millet birlik olarak kendisini müdafaa ve mukavemet edecektir.
3- İstanbul Hükümeti, dışarıdan gelecek bir baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.
4-Kuvayı Milliye’yi tek kuvvet tanımak ve ulusal iradeyi hakim kılmak esastır.
5-Manda ve himaye kabul olunamaz.
6-Aynı gaye ile milli vicdandan doğan cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.
7-Milletimiz çağdaş amaçların büyüklüğüne inanır; teknik, sınai, iktisadi durumumuzu ve ihtiyacımızı takdir eder.
8-Kutsal amacı takip ve genel teşkilatı idare için kongre tarafından Heyet-i Temsiliye (Temsil Heyeti) beş üye seçilir.
9-Mustafa Kemal de başkanlığına getirilmiştir.
***
*Kongre sonunda “…ya başaramazsanız?” diye soran Amerikalı gazeteciye Mustafa Kemal Paşa:
-Bir ulus varlığını ve bağımsızlığını sağlamak için, düşünce sınırlarınıaşan girişimler ve fedakârlıklarda bulunduktan sonra başarılı olur.
.- ‘Başarılı olmazsa’ demek, o ulusun ölmüş olacağına karar vermek demektir.” diye yanıt verir.
* İstanbul Hükümeti, bu kongreyi “meşru olmayan bir isyan” olarak değerlendirmişti.
* Damat Ferit “Anadolu hareketleri, Birinci Dünya Savaşı’nda terfi etmiş bir kaç subayın işidir. Bu hareketler, alevi sönmüş bir saman ateşinden başka bir şey değildir” diyordu.
* Mustafa Kemal’in buna yanıtı Damat Ferit Hükümeti görevden çekilene kadar İstanbul ile her türlü telgraf ve posta haberleşme ve ulaştırmasını kesmek olmuştu.
* Sonrasında da Damat Ferit Hükümeti düşecektir.
* Ortaya çıkan otorite boşluğunu, Anadolu’da valilik, kaymakamlık gibi sivil ve askeri yönetimleri Heyet-i Temsiliye’ye bağlayarak değerlendirilir.
* Böylece Kongre ile ulusal dava için mücadele eden cemiyetler birleştirildiği gibi sivil ve askeri makamlar da ulusal mücadele cephesine katılmış olur.
Sivas Kongresi’nin 106. yıl dönümünde (4-11 Eylül 1919) canını, kanını ve emeğini yurdu için feda edip ebediyete intikal etmiş başta Gazi M. Kemal Atatürk olmak üzere şehit,gazi emektarları saygıyla anıyorum.11.9.2025 P.be
(*) Tıbbiyeli Hikmet:1901 yılında Balıkesir’in Savaştepe bucağında (O zamanki adı Giresun -daha eski Kiresun) doğmuştur. Posta-Telgraf memurlarından Hakkı Bey’in oğludur. Hikmet Kongreye katıldığında, İstanbul’da 1919 yılında Askeri Tıp Okulu’nda okumaktadır. İkinci Dünya Savaşı yıllarının ağır koşullarda vazife yaparken kaza neticesi hastalanıp hayatını kaybeder. İkinci kez Şark Hizmetine gittiğinde vereme yakalanır. Yakacık Sanatoryumunda tedavi görse de bu kurtulamaz ve 1945 yılında ölür.
MEŞHUR TIBBİYELİLER:
Dr. İbrahim Temo, Diyarbekirli Dr. İshak Sukûti, Dr. Akil Muhtar, Dr. Nazım, Dr. BahattinŞakir, Dr. Yenişehirli Ethem, Dr. Übeydullah Efendi, Dr. Tunali Hilmi, Dr.Abdullah Cevdet, Dr. Rüsuhi Dikmen, Dr. Adnan Adıvar, Dr. Şerafettin Mağmumi Bey, Dr. Refik Saydam,Dr. Reşit Galip, Dr. Tevfik Rüştü Aras, Dr. Şefik Hüsnü…
Bu isimler 1908yılında Meşrutiyet’i, 1920 yılından sonra da Cumhuriyet’i getirdi
(BU YAZI DERLEMEDİR)




Bir yanıt yazın