Atatürk’ün “devrim (inkılâp) ruhunu” aldığı Mehmet Tevfik Fikret, 48 yaşında 19 Ağustos 1915 tarihinde uçmağa varmıştı!
Yüce tin(ruh)li aydını ölüm yıldönümünde saygı, sevgiyle anıyorum. 19.8.2025 Salı
MEHMET TEVFİK FİKRET KİMDİR?
· Yepyeni bir toplumsal yaşam düzenini savunur.
· Döneminin ” Saltanat, Eğitim, Kadın, Din” konusundaki yerleşik anlayışa karşıdır.
· “Zaten yalana ağlasa ağlasa,/ bir ikiyüzlüler ağlar,/bir de ahmaklar.” dizeleri ile bitirdiği Tarih-i Kadime Ek (Molla Sırat’a) Şiirinde “ Benim ayinim düşünüp yapmaktır/ Benim dinim insan gibi yaşamaktır” demesi bundandır.
· Doksan Beşe Doğru (*) şiirinde ” Kanun diyoruz, nerde o tasarladığımız secde edilesi güç / Düşman diyoruz, nerde, dışarıda mı, (yoksa) biz miyiz? / Hürriyetimiz var diyoruz, şanlı, yüce; / Bize düşman olan kanun mu yoksa hürriyetimiz mi? / Biz ilk önce bunları yok ettik bir hamlede ” dizelerinde yakındığı evrensel değerlerdir.
· Han-ı Yağma (Yağma Sofrası) Şiirindeki şu dizeleri ” Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak!/ Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak!/…/ Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…/ Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,/ Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!” hangi devri anlatmaktadır?
· Sis Şiirindeki ” Örtün ve sonsuza dek uyu, ey dünyanın koca kahpesi!…/.., kaleli, zindanlı saraylar./… / Ey midelerin sıkıştıran zehri önünde/ Her alçaklığı yutan kurumuş ağızlar ” dizeleri Padişah Abdülhamit’in istibdat düzenine karşı başkaldırının avazıdır.
· Ferda(Yarın) şiirinde ” Uğraş, didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;/Durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır!” dizeleriyle gençlere sorumluluklarını da hatırlatmaktadır.
· Bu sorumluluğu Büyük Söylev’inde ” Ey Türk gençliği ” sözleri ile başlayan hitabesinde Türk gençlerine hatırlatan Atatürk, “ Tek bir şeye ihtiyacımız vardır, o da çalışkan olmak” diyerek Fikret’e gönderme yapmaktadır.
· “Ben devrim (inkılâp) ruhunu ondan aldım” diyen Atatürk’ün ” Fikret’in Tarih-i Kadim’i yok mu, işte o, dünyada yapılması gereken bütün devrimlerin kaynağıdır.” dememesi bu düşüncesini pekiştirmektedir!
· Atatürk, Fikret’ten aldığı ilham ile Türk Gençliğini Cumhuriyet ve Türk devriminin en büyük güvencesi olarak görmüştür.
· Şunları anımsayalım:
– Fikret “ Gençler, bütün ümmid-i vatan şimdi sizdedir ” derken Atatürk “…bütün ümidim gençlerdedir ” demiştir.
– Fikret “ Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim” derken 1925’te Atatürk öğretmenlere “ Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” diye seslenmiştir.
– Gazi Mustafa Kemal (Henüz soyadı yasası çıkmamıştır),1925 yılında İzmir Kız Öğretmen Okulunda “ Türk Kadını nasıl olmalıdır? “sorusunu “Burada Fikret’in… bilinen bir sözünü hatırlatırım: Elbet sefil olursa kadın alçalır insanlık(beşer.)”diye yanıtlamıştır
ÖZYAŞAMI :
24 Aralık1867 yılında İstanbul Kadırga’da doğan Fikret, 1879 yılında annesi ölünce 12 yaşında öksüz kalır
19 yıl Arabistan’da sürgünde kalan babası da burada ölünce kız kardeşiyle Mehmet T. Fikret anneannesi ve büyük yengesinin aguşuna sığınırlar.
· Öğrenime başladığı Aksaray’daki Mahmudiye Valide Rüştiyesi’ne, 93 Harbi yenilgisi sonrası Rumeli’den gelen göçmenler yerleştirilince Galatasaray Mekteb-i Sultani’ deöğrenimine devam eder.
· On bir yıl öğrenim gördüğü okulda devrin en önemli edebiyatçılarından Recaizade Ekrem, Muallim Naci, Muallim Feyzi gibi seçkin öğretmenlerin öğrencisi olması ufkunun genişlemesine neden olur..
· 1888’de Mekteb-i Sultani’yi(Galatasaray Lisesi) birincilikle bitirir.
· 1892 yılında Osmanlı Dili Öğretmenliği sınavını kazanarak öğrenim gördüğü bu kurumda göreve başlar.
· 1895 yılında devri hükûmetin memur maaşlarından %10 kesmesi üzerine tepki olarak okuldan ayrılır.
· 1896 yılı sonlarında Türkçe dersleri vermeye başladığı Robert Kolej’inde ölünceye değin çalışır.
· Okul dışında kalan tüm zamanını Servet-i Fünûn dergisine verdi
· Abdülhamit karşıtı okuduğu bir şiir nedeniyle gözaltına alınsa da serbest kalır.
· Yine Robert Kolej’deki bir çaya eşi ile katıldığı bahane edilerek gözaltına alınır.
· Bu olaylar, Fikret’te inziva düşüncesini derinleştirir.
· Büyük eserlerinin çoğunu inzivaya çekildiği Bebek sırtlarındaki Aşiyan(kuş yuvası) dediği (**)evinde yazar.
(*) “Doksan Beş” Şiirinde kastettiği II. Abdülhamit’in I. Meşrutiyet’e son verdiği Hicri 1295 (Miladi 1878) tarihtir.
(**) Bu ev halen müze ev olarak işlev görmektedir.




Bir yanıt yazın