
(Bugün BOP’u içeriden ve dışarıdan destekleyenlerin olduğu gibi Sevr Anlaşması’nı destekleyenler vardı)
Sevr Antlaşması’nın 10 Ağustos 1920’de İmzalatılmasın 105.Yıldönümünde Hatırlanması Gerekenler
SEVR ANTLAŞMASI:
İtilaf devletleri Sevr şartlarını Osmanlıya kabul ettirmek için Yunan ordusunu 22 Haziran 1920’de, Milne Hattını(*) aşarak; Bursa-Uşak çizgisinde harekete geçirir.
Yunan 20 Temmuz 1920’de Doğu Trakya’yı işgal eder.
Emperyalist İtilaf devletlerince İtalya’nın San Remo kentinde hazırlanan antlaşma şartları Saltanat Şurası(**) tarafından kabul edilir.
Rıza Tevfik, Reşat Halis ve Hadi paşalardan oluşan heyete antlaşma metni Fransa’nın Paris şehrinin Sevr kasabasında 10 Ağustos 1920 imzalatılır.
Sevr Antlaşması, Meclis-i Mebusan’ın onayından geçmediği için bu yönüyle hukuka aykırıdır. Öte yandan da almış olduğu Misak-ı Milli kararları ile çeliştiği için milli iradeye de aykırıdır.
23 Nisan 1920’de Ankara’da açılmış olan TBMM, Sevr Antlaşmasını tanımaz.
19 Ağustos 1920 tarihli kararıyla da, antlaşmayı imzalayanları vatan haini ilan eder.
Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemâl, Büyük Söylev’inde 1919’daki ülkenin genel durumunu şöyle anlatır:
· Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş zedelenmiş şartları çok ağır bir ateşkes anlaşması imzalamış bir devlet.
· Millet yorgun ve çok fakir.
· Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı’na sürükleyenler kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar.
· Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.
· Damat Ferit Paşa’nın riyasetindeki kabine; ikiz, haysiyetsiz, korkak, yalnız Padişah’ın iradesine tabi ve onunla beraber şahıslarını koruyabilecek herhangi bir vaziyete razı.
· Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta…
· İtilâf Devletleri, ateşkes anlaşmasının hükümlerine uymayı gerekli bulmuyorlar.
· Birer vesile ile, İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbul’da.
· Adana vilayeti, Fransızlar; Urfa, Maraş, Ayıntap,ı İngilizler tarafından işgal edilmiş;Antalya ve Konya’da İtalyan askeri kıtaları; Merzifon ve Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor.
· Her tarafta yabancı subay ve memurları ve özel adamları(ajan) faaliyette.
· Nihayet, konuşmamıza başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 Mayıs 1919’da, İtilâf Devletleri’nin uygun bulması ile Yunan ordusu da İzmir’e çıkartılıyor
· Bundan başka, memleketin her tarafında Hristiyan azınlıklar gizli veya açıktan kendi özel emel ve maksatlarını gerçekleştirmeye devleti bir an önce çökertmeye çalışıyorlar.
· İstanbul Rum Patrikhanesi’nde teşekkül eden Mavri Mira heyeti , vilayetler dahilinde çeteler teşkil ve idare etmek, mitingler ve propagandalar yaptırmakla meşgul.
· Ermeni Patriği Zaven Efendi de, Mavri Mira heyetiyle hemfikir olarak çalışıyor. Ermeni hazırlığı da tamamen Rum hazırlığı gibi ilerliyor.
· Trabzon, Samsun ve bütün Karadeniz sahillerinde teşekkül etmiş ve İstanbul’daki merkeze bağlı Pontus Cemiyeti kolaylıkla ve muvaffakiyetle çalışıyor ( Kaynakça: Atatürk’ün Büyük Nutku)
Mustafa Kemâl 1919 yılında telgraf aracılığıyla tüm yurtta vatansever derneklerle iletişim kurar.
Müdafaa-i Hukuk (hakların savunulması) ruhundan söz etmiştir. Bu ruha milli vicdan ve onun oluşturduğu cepheye namus cephesi demiştir.
O ruh yerel ve bölgesel hareketi başlatmış; dağınık birbirinden bağımsız eylemler ve örgütler Sivas’ta bir araya gelmişlerdir.
Mayısta (25 Mayıs–13 Haziran 1919) Havza’da, Haziranda(12 /26 Haziran ) Amasya’dadır.
Erzurum(23 Temmuz-7 Ağustos) ve Sivas ( 4-12 Eylül ) kongreleri açılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM)’nin temelleridir.
Milleti gruplara ayıracak ” Siyasi parti “leşmeye karşıdır.
Sürekli “DİRENME “çağrısı yapar .
Atatürk Müdafaa-i Hukuk (hakların savunulması) ruhundan söz eder. Bu ruha “milli vicdan” ve “onun oluşturduğu cepheye” namus cephesi der.
O ruh ki yerel ve bölgesel hareketi başlatmış; dağınık birbirinden bağımsız eylemler ve örgütler Sivas’ta bir araya gelir.
Altı ay sonra 27 Aralıkta Ankara’ya ulaşıp 28 Aralık 1919 da, Ziraat mektebinde Ankaralılara yaptığı konuşmada milletin genel durumunu:
-Millet ve ordu, Padişah ve Halife’nin hainliğinden haberdar olmadığı gibi o makama ve o makamda bulunana karşı asırların kökleştirdiği din ve gelenek bağları dolayısıyla içten gelerek boyun eğmekte ve sadıktır.
-‘Bir millet kendi gücüne dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlamazsa onun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.
– Bu nedenle Müdafaayı Hukuk Cemiyetinde Kuvayı Milliyenin etken olması ve milli iradenin hakimiyeti kabul edilmiştir.
….
-Aşağıdan yukarıya temelden çatıya yükselen örgüt sağlam olur. Ancak, başlangıçta yukardan aşağı örgütlenme zorunluluğu vardır.
– Ülke içindeki gezilerimizde milli örgütlenme, önce bireye gidip oradan yukarı doğru şekillenme başladığını şükranla gördük..aşağıdan yukarı doğru şekillenmenin ortaya çıkması için özel çalışmalar yapmalıyız bu milli ve vatani bir görevdir.’ tümceleri ile anlatmıştır.
23 Nisan 1920 TBMM açılır.
24 Nisan’da Gazi Paşa Meclis Başkanı seçilir.
Meclis üyelerinin genel görünümünü şöyle tanımlar:
-Milletvekilleri çok değişik çevrelerden gelen kişilerdi..
– Beyaz sarıklı ak sakallı cübbeli eli tesbihli hocalar,
-Üniformalı subaylar,
– Aşiret beyleri,
– Külahlı ağalar kavuklu çelebiler,
– Avrupa’dan eğitimden dönmüş batı kültürüyle yoğurulmuş nokta bıyıklı aydınlar kuvvayi milliye kalpaklı gençler bir aradaydı.
DAHA SONRA (1919-923 ARASINDA) NELER OLDU?
23 Nisan 1920 TBMM açıldı,
20 Ocak 1921 ilk Anayasa yapıldı,
30 Ağustos 1922’de Milli mücadele utkuyla başarıldı,
9 Eylül 1922’de Yunan denize döküldü,
11 Ekim 1922’deMudanya’da Emperyalist İtilaf devletleri mütareke imzalandı,
24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşması imzalandı,
29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi,
Gazi Mareşal Mustafa Kemal Paşa,Cumhuriyet Yönetiminin cumhurbaşkanı seçildi.
EMPERYALİZM YÜZ YIL SONRA BOP DAYATMASI

BOP Haritası ABD Silahlı Kuvvetler Dergisi’nin Haziran 2006 baskısında yayınlanır.
ABD’nin BOP Dayatması “Yeni Sevr”dir
BOP Haritasını çizen Amerikalı asker Ralph Peter, çizdiği haritanın gerekçesini “Kanlı Sınırlar, Daha İyi Bir Ortadoğu” başlığı altında açıklar.
BOP’a Göre Kazan ve Kaybedecekler:
Kazananlar: Afganistan, Arap Şii Devleti, Ermenistan, Azerbaycan, Özgür Belucistan, Özgür Kürdistan, İran, İslami Kutsal Devlet, Ürdün, Lübnan, Yemen.
Kaybedenler: Afganistan, İran, Irak, Kuveyt, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri, Batı Şeria.
Ülke ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü hedeflemiş ve kendi hükümetinin de yer aldığı bu BOP projesini Türkiye bertaraf etmek zorundadır. Aksi halde Türkiye’nin varlık ve bekasını sürdürme olanağı kalmayabilir. Irak’ta olan bitenler, Suriye’de halen yaşanmakta olan süreç anılan tehlikenin açık kanıtlardır
(*) Milne hattı: Yunanlıların güvenliğinin sağlanması ve Yunan işgalinin yerleşmesi için Yunan güçleri ve Kuva-yı Milliyenin geçmesi yasaklandığı İzmir- Aydın-Manisa’nın bir kısmı-Soma- Ayvalık’ın bir kısmını Yunan işgaline bırakacak şekilde 3 Kasım 1919’da İngilizler tarafından çizilen hattır
(**)Saltanat Şurası :Başkanı padişahın olduğu büyük memurlardan oluşan olağanüstü meclis.

(BU YAZI DERLEMEDİR)




Bir yanıt yazın