“Sağlıklı bilinç geçmişe takılıp kalmaz….Sağlıklı bilincin geçmişe yönelişi daha çok güçlü bir geleceğe adanmışlık adınadır. Geçmiş bir çöplük değildir. Yaşanmış deney önemlidir. Geçmişte geleceği kurmaya yarayacak veriler vardır. Amaç geçmişte yitip gitmek değil geçmişin deneyimlerini yeni bir bakışla gelecek için işe yaratmaktır: “Prof.Dr.Afşar Timuçin
***
106.yıldönümünde, sonsuzluğa göçen başta Mustafa Kemal ve Kazım Paşalar olmak üzere kongrenin Erzurum Kongresi’nin vatansever delegelerini ve kutsal isyan Kurtuluş Savaşının kahraman şehit ve gazilerini saygıyla anıyorum. 23.7.2025 Çarşamba

NELER OLMUŞTU?
· İstanbul’da kurulan Doğu İlleri Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin( dernek) 10 Mart’ta açılan Erzurum’da şubesinin il kongresi 17 Haziran 1919’da yapılır.
· Amasya’da (20-22 Haziran 919) yapılan toplantı ardından yayınlanan genelge, bağımsızlık yolunda atılan ilk adımdır.
· 3 Temmuz’da Erzurum’a yerel bir kongreye gelse de Mustafa Kemal Paşa (o dönem henüz Atatürk soyadını almamıştı) örgütlenme çalışmalarına hemen başlar ve
bütün Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerini bir araya getirme çalışmasına başlar.
· Erzurumlular Mustafa Kemal Paşa’yı 1. Dünya Savaşı’nda Bitlis cephesindeki muharebelerden tanıyordu.
· Kimileri de Gelibolu’da O’nunla beraber savaşmıştı.
· Erzurumluların, Atatürk’ün şahsiyetini eski Bitlis valisi Mazhar Müfit Kansu’ya şöyle ifade ediyorlardı:“ Yaman kumandandır. Sert muharebe eder. Üzerine atıldığı düşmanı kırmadan bırakmaz.”
· Erzurum Kalesi’ndeki küçük bir binada yapılan kongre öncesi ön toplantılarda Mustafa Kemal Paşa, memleketin selameti noktasında üç fikrin çarpıştığını ve bunların:
a) Galip devletlerle harp edemeyeceğimize göre uysal, ve uyuşkan hareket etmek.
b) Padişahın etrafında toplanmak ve düvel-i muazzamanın [düşman devletlerin] padişah ve halife için hükümranlık hakkı tanıyacağı bölgede Osmanlı devletini idame ettirmeye gayret eylemek.
c) Osmanlı devletinin taksimi mukarrer (kararlaştırılmış) olduğuna göre, ırk ve bölge hususiyetlerine ehemmiyet vermek ve bu imkandan faydalanarak mevzii kurtuluş çareleri aramak.
· Ne yapılması gerektiğini “ Hakimiyet-i Milliyeye müstenid bilakaydü şart müstakil bir Türk Devleti teşkil etmek ve bu hedefe behemehal [kesinlikle] vasıl olmaktır.” sözleriyle açıklar.
· M. Kemal Paşa, 7-8 Temmuz gecesi, Padişah Vahdettin tarafından telgraf başına çağrılır ve hemen İstanbul’a dönmesini ister. Paşa, kabul etmeyince Padişah “ O halde resmi vazifeniz sona ermiştir” der.
· Bunun üzerine 8 Temmuz gecesi, memuriyetinden ve askerlikten istifa eder ve mücadelenin “En ciddi ve en açık safhası” şimdi başlıyordu der.
· Kongre Başkanlığına seçilen Mustafa Kemal Paşa “…mukadderata hakim milli iradenin ancak Anadolu’dan doğacağını, milli iradeye dayalı bir millet meclisi ile milli iradeden güç alacak bir hükümetin kurulmasının” ilk hedef olduğunu belirttir.
· Delege seçimleri yapıldığı halde Erzurum’dan seçilen Cevat Dursunoğlu ve Kazım Paşa istifa ederek yerlerini Mustafa Kemal ve Rauf Bey’e bırakırlar.23 Temmuz 1919 Çarşamba günü, Erzurum Lisesi salonunda kongre açılır.
· Kongre, Meşrutiyet’in ilanı(23 Aralık 1876) gününe denk getirilir.
· Erzurum Kongresi bağımsızlık yolunda atılan ikinci adımdır.
· Oy birliğiyle Kongre’nin Divan Başkanlığına seçerler.
· Gecikmeli olarak, 23 Temmuz/ 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında yapılan kongreye Bitlis, Erzurum, Trabzon, Sivas ve Van illerinden 56 Temsilci katılır.
· Komutanlar ve mülki yöneticiler Paşa’nın tutuklama emrini ret ederler.
· Öte yandan, kongre devam ederken 30 Temmuz 1919’da İngilizlerin baskısıyla Dahiliye Nazırı Ali Kemal (İçişleri Bakanı), Paşa’nın tutuklanması için bir gizli şifre gönderdiği Kazım (Karabekir) Paşa bu emri reddederek şu yanıtı verir:
“Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanması vatan ve milletin yararına değildir ve yürürlükteki kanunlara aykırıdır. Uygunsuz sayılacak bir hali ve davranışı görülmeyen vatansever bir millet evladıdır.”
· 14 gün süren Kongre 7 Ağustos’ta sona erer. Sivas Kongresi’ne katılmak üzere 9 kişilik Heyet-i Temsiliye (Temsilciler Heyeti) seçilerek başkanlığına Mustafa Kemal Paşa getirilir.
· Üleşmede aralarında hır gür çıksa da 10 Ağustos 1919’de imzaladıkları Sevr Antlaşması’na göre emperyalist devletler Hasta Adam Osmanlı topraklarını işgale başlarlar.
· Halide Edip Adıvar, 10 Ağustos’ta Mustafa Kemal Paşa’ya gönderdiği mektubunda, geçici bir Amerikan mandasının en uygun yol olacağından söz eder.
· Afyon’daki 12. Kolordu Komutanı Selahattin Paşa, 13 Ağustos’ta da İstanbul’daki partilerin Amerikan Heyetine sunmak üzere kararlaştırdıkları konuları Mustafa Kemal Paşa’ya bildirir.
· İstanbul’daki birçok önde gelen kişiden Amerikan mandasına ihtiyaç olduğuna dair telgraf gelir.
· Mustafa Kemal Paşa 19 Ağustos’ta şu yanıtı verir:
“Memleketin ve Milletin mukadderatı hakkında Amerika veya herhangi bir devletle anlaşmaya yetkili olabilecek Hükümeti ancak milli hakimiyet esasına ve milli meclisin varlığını kabul ile onun güvenine dayanan bir Hükümettir. Yakında Kongre’nin kararlarını da öğreneceksiniz.”
KONGRE KARARLARI:
1. Kongrede, Amasya’da 22 Haziran 1919 tarihinde dünyaya ilan edilen ilkeler aynen kabul edilir.
2. Cemiyet tüzüğü (nizamname) onaylanır.
3.Sivas’ta bir kongre toplanması kararı alınır.
4. Kongrede alınmış olan kararları ve cemiyet tüzüğünü uygulamak üzere, Mustafa Kemal’in başkanlığında bir Yürütme Kurulu (Heyet-i Temsiliye) seçilir.
5. “Misak ı milli” içinde kalan vatan bir bütündür.
6.Doğu illerimiz milletle birlikte işgallere karşı savunacaktır.
7. Osmanlı Hükümeti görevini yerine getirmezse geçici bir hükümet kurulacaktır.
8. Bu hükümet kongre tarafından seçilecektir.
9.Milli kuvvetleri etkili, ulusal iradeyi egemen kılmak esastır.
10.Hıristiyanlara milli egemenliği kısıtlayıcı haklar verilemez.
11.Manda ve himaye kabul edilemez.
12. Kapitülasyonlar kabul edilemez.
( BU YAZI DERLEMEDİR)




Bir yanıt yazın