“Kıbrıs’ta iki devlet vardır…”

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, New York’taki Türkevi’nde düzenlediği basın toplantısında, 5+1 formatındaki görüşmelerde olumlu bir gündemle yer aldıklarını belirterek, “Kıbrıs’ta iki ayrı devletin iş birliğiyle ilerleme sağlanabilir, diyalogdan kaçmıyoruz, egemen eşiklikte ısrarcıyız” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, ABD’nin New York kentindeki Türkevi’nde Türk basın mensuplarına Kıbrıs müzakerelerine ilişkin son gelişmeleri değerlendirdi. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, 5+1 formatında yapılan toplantılarda Kıbrıs Türk tarafının yapıcı ve yapısal gündem sunduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Tatar, Mart ayında Cenevre’de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres himayesinde yapılan toplantılarda belirlenen 6 başlık üzerinden temasların sürdüğünü ifade etti. Tatar, “Bu toplantılarda özellikle enerji, çevre, kültürel miras ve gençlik gibi alanlarda iş birliği gündeme geldi. Ancak resmi müzakerelere zemin oluşturduğu yönündeki iddiaları kabul etmiyoruz. Biz burada iki tarafın iş birliğini görüşmek için bulunuyoruz” diye konuştu.

Tatar, sınır geçişleriyle ilgili 4 yeni kapının açılması yönünde ilerleme sağlandığını, ancak Rum tarafının özellikle ara bölgedeki geçişler konusunda ısrarcı tutumunun süreci tıkadığını belirtti. Tatar, “Akıncılar ve Haspolat kapıları için biz hazırız, ancak Kiracıköy-Eğlence hattında Türk toprağından geçişi kabul etmeyip sadece ara bölge kullanılmasını isteyen Rum tarafı uzlaşmaya yanaşmadı. Biz yolumuzu açarız dedik, Türkiye de destekler. Ama maalesef bir inatla süreç aksıyor, mutabakat Rum tarafının ısrarları nedeniyle aksadı” dedi.

Tatar, ara bölgede büyük bir solar enerji santralinin kurulmasına dair Avrupa Birliği destekli bir projenin sürdüğünü, ancak üretilen enerjinin dağıtımı konusunda Rum tarafının Kuzey Kıbrıs’ı dışlayan bir tutum izlediğini söyledi. Tatar, “Solar enerji projesi destekleniyor ama paylaşımda sorun var. Enerjinin tamamı Rum şebekesine aktarılacak, oradan bize oran verilecekmiş. Bunu kabul etmeyiz. Biz hakkımızı doğrudan almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs için özel temsilci atama kararını da değerlendiren Tatar, “Avrupa Birliği’nin bize danışılmadan yapılan bu temsilci atamasını tanımıyoruz. AB zaten taraflı bir pozisyona sahip. Bizim pozisyonumuz net, AB çatısı altında olabiliriz ama egemenliğimiz kabul edilirse. Aksi halde böyle bir temsil kabul edilemez” şeklinde konuştu.

Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’deki taşınmazlarla ilgili yatırım yapan kişilere dava açmasını “uluslararası hukuka ve insan haklarına aykırı bir saldırı” olarak nitelendirdi. Tatar, “Mal-mülk davaları Kıbrıs Türk halkına yönelik bir saldırıdır” ifadesini kullandı. Taşınmaz Mal Komisyonu’nun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından tanındığını vurgulayan Tatar, bu tür girişimlerin barış ortamını tehdit ettiğini ifade etti.
Kıbrıs Türk tarafının her zaman yapıcı bir tutum sergilediğini vurgulayan Tatar, “Diyalogdan, gayriresmi görüşmelerden hiçbir zaman kaçmadık, kaçmayacağız. Ancak bizim siyasetimiz nettir, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü tanınmadan resmi müzakereye geçmeyiz” dedi. Tatar, “Bugün Güney Kıbrıs bir üs haline gelmiştir. Sadece iki İngiliz üssü değil, orada bir takım farklı olaylar vardır. İsrail ile bir takım iş birlikleri vardır. Amerika’yla bir takım başka ilişkiler vardır. Fransa ile keza öyle. Bütün bunları Kıbrıs Cumhuriyeti olarak yapıyor” ifadelerini kullandı.

Tatar, Kıbrıs’ta fiilen iki devletin 62 yıldır var olduğunu belirterek, “Bu bir gerçektir. Kıbrıs’ta iki devlet vardır. Her iki halkın egemenliğine dayanan bir çözüm mümkündür. Kıbrıs Türk Halkı kendi devletinde, kendi geleceğini inşa etmeye devam edecektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Tatar, kendi döneminde üç kez 5+1 formatında toplantıya katıldıklarını hatırlatarak bu toplantıların Kıbrıs tarihinin kritik anları olduğunu söyledi. Türkiye ile tam bir istişare içinde hareket ettiklerini vurgulayan Tatar, “5+1 formatıyla tarihi temaslar gerçekleşti. Beyhude zaman harcamadık. Kıbrıs Türk halkının egemenliğini dünyaya duyurduk. Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde tanınırlık alanında ciddi aşama kaydettik” dedi.



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

  1. Yüksel Akpınar avatarı
    Yüksel Akpınar

    Sayın Tatar bey, biz Türkler Avrupa Birliği ile dünyaya gelmedik.
    Bakın Çinliler kimsenin önünde boynunu eğmiyor.
    Bizim en büyük sorunumuz hep başkalarından yardım ummak.
    Solar enerjisini bizlerde kendimiz üretebiliriz.

    Ursula von der Lein zaten Türk düşmanı, babasıda Türk düşmanıydı.

    KKTC, nin Rumlara ihtiyacı yok, yalakalığa’ da gerek yok.
    Rum bölgesine, ingilizmi, Fransızmı, Amerikanmı,Yahudimi kim gelirse gelsin , biz kendi işimize bakalım.
    Kendi silahımızı, kendimizin üretmesi gerekiyor. Kendimize ait yerleri korumak zorundayız.
    Şuan Türkiyenin başındaki politikacılarda düşmana karşı gereken mücadeleyi göremiyorum, aksine düşmanla birlik içindeler.

    Balık baştan kokar!

    Türkiyenin yapacağı en akıllı oyun, önce Nato’ dan çıkmak. Nato nun bize maliyetten başka bir faydası yok.
    Gençlere, herkese iş imkanları, kuzey Koreye bakın. Hiç bir yere , kimseye bağımlı olmamak.

    Bu RTE hükümeti ülkemize karşılıksız çok borç açıyor, sonu iyi değil, bu işlemlerin durdurulması ve bütün gereksiz masraflardan kaçınılması gerekiyor.
    Haksız, çalışmadan, terlemeden zengin olanların bütün mal varlığı, Türk varlığına tekrar armağan edilecek. Bütün Vakıfların kapatılıp, onun yerine meslek okuları açılacak.
    Ağırlıklı metal, kimya vs.

    Enflasyonu RTE, sunni bir şekilde üretiyor, paraya ihtiyacı olduğu için.
    Normalde ülkede %2 oranında enflasyon un olması normal ;ama şu an ülkemizde enflasyon %80, RTE isteği üzerine böyle.

    Ayrıca, Avrupa Birliğinde, herkes birbirine düşman, sadece bunu belli etmiyorlar.
    Bizim arkamızda bütün Türk birliği (Devletleri)var.

    Müslüman birliğinden bahsetmiyorum.Müslümanlar’ la sadece tavşan avına çıkılır.

    Kendi silahımızı kemdimizin ütetmesi gerekiyor.
    Havadan, denizden ve karadan saldırıya devamlı hazırlıklı olmalıyız. Canla, başla.

  2. Anonim avatarı
    Anonim

    Nasıl olurda Hakan Fidan, Rumların başı ile bir saat yanlız konuşur, KKTC heyeti ve sayın Tatar bey olmadan.
    Yine Türk milletinin arkasından hangi dolaplar dönüyor?
    Cumhurbaşkanı Tatar beyin alınmadığı toplantıda, Hakan Fidanın ne işi var!
    Türk halkı uyanık ol, bu AKP adamlarına güven olmaz. Kaybolan Vatanımız tekrar bize dönmesi çok zor olur.

  3. Anonim avatarı
    Anonim

    Hakan Fidan’ın ;Rum yetkilisi ile Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tatar bey olmadan bu toplantıya katılması çok ayıp, saygısızlık.

    Bu demek oluyorki 1), Tatar beyin orda hiçbir söz sahibi olmaması.

    2) Hakan Fidan Rumların isteklerini yerine getirmesinde istekli olması.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar