TÜRKLER NASIL MÜSLÜMAN OLDU?
ŞERİAT SÖZ TANIMAZ !

Arapların Türklerle ilk karşılaşmaları halife Hz.Ömer zamanında 645 Yılında Islam ordularının, iran’da Sasani’leri yenmelerinden sonra, Kafkaslar bölgesinde Araplar, Horasan, Mavera-ün nehir ve Toharistan bölgelerinde Hazar Türk’leri ve TürgeşTürk’leri ile karşılaştılar…
652 yılında Halife Hz. Osman zamanında ise Hazar Türk’leri ile Arap’lar arasında ilk kez Türk-Arap savaşları başladı…
Halife Osman emrindeki Arap orduları, Hazar Türklerinin topraklarına girip, Derbent’i alarak Başşehir olan Belencer’e dayandılar…
Emevi’lerin 661 yılında halifeliği ele geçirmelerinden sonra, Arapların Türk ülkelerine doğru ilerleyişleri devam etti…
Türkler ile Araplar arasında en şiddetli mücadeleler ve savaşlar Emevi’ler döneminde yaşandı…
70 YIL SÜREN ARAP-TÜRK SAVAŞLARI
Muhammet’in damadı Halife Ali’nin öldürülmesinden sonra Emevi hanedanlığı (661- 744) hilafeti devralmış ve bu dönemden başlayarak Araplar ile Türkler arasından 670 den 740 yılına kadar sürecek yoğun çatışmalar ve savaşlar süreci başlamıştır. ( Her ne kadar Asr-ı Saadet dense de )
Bu 70 yıllık süreci mercek altına aldığımızda, karşımıza yağmalanan Türk kentleri, katledilen, köle ve cariye olarak satılan Türklerden oluşan kanlı ve karanlık bir tablo karşımıza çıkar.
658 yılında Batı Göktürk devleti iç karışıklık ve Çin saldırıları sonucu yıkılmıştı. Doğu Göktürkleri ise o sırada Çin baskısı altındaydılar (630- 681).
Bu nedenle, merkezi bir yetke ve dayanışmadan yoksun, birbirinden bağımsız başına buyruk site ve beylikler halinde “İpek Yolu” üzerindeki korumasız zengin Türk kentleri İslam ve cihat inancıyla güçlenen Araplar için kaçırılmaz bir fırsat ve av haline gelmişlerdi.
O tarihlerde Türkmenistan (Aşkabat, Merv), Tacikistan-Özbekistan (Buhara, Semerkant, Taşkent, Baykent), Kırgızistan-Afganistan (Talukan) bölgeleri ile Maveraünnehir denilen Seyhun-Ceyhun (Siriderya-Amuderya) nehirleri havzasında yaşayan Türkler, alım, satım, takas ve ticari uğraşın yanı sıra madencilik (altın, demir, bakır) ile de uğraşıyorlardı. Özellikle adı “zengin kent” anlamına gelen Semerkant o devirde çok ünlüydü.
632 de Muhammet’in ölümünden sonra Araplarda “halifelik” düzenine geçilmiş, sırasıyla Ebubekir, Ömer, Osman, Ali halife olmuşlardı. İlk kez Halife Osman (644-656) zamanında 2.700 kişilik bir Arap ordusu Fergana’ya kadar geldiyse de Türkler tarafından yok edilmişlerdi.
Halife Ömer (634-644) döneminde de Hazar Türkleri Bulan Han önderliğinde Arap istilasına tüm güçleriyle direnmişler, ancak Halife Hişam Bin Abdülmelik (724 – 743) döneminde çok kalabalık cihat orduları karşısında Müslümanlığı kabul etmek zorunda kalarak Araplarla barış yapmışlar (737) Mervan Bin Muhammed Azerbaycan’a vali tayin edildi. Arap’lar en önemli başarılarını onun zamanında elde ettiler…
Araplar, başşehir Belencer ve büyük şehir Semender’i ve öteki Hazar şehirlerini ele geçirdiler…
Türkleri dağınık ve birbirleriyle yardımlaşamaz durumda yakalayan acımasız Emevi ordusu (Ebu Kuteybe komutasındaki) yakalayabildiği tüm Türk’leri ya kılıçtan geçirdiler ya da her bir ağaca bir Türk asarak öldürdüler…
Ancak Karaylar gibi Litvanya’ya kaçabilenler, Gagauz’lar (Gök ve Oguz Türkleri) gibi Rusya’ya kaçabilenler, Bulgar Türk’leri, Macar Türk’leri ve öteki Avrupa’lı Türk’ler gibi Avrupa’ya kaçabilen hristiyanlar ve de Anadolu’ya kaçabilen Aleviler canlarını kurtardılar…
Asla müslümanlığı kabulllenmediler, genelde Araplara kızgınlıklarından Karay Türkleri gibi topluca Musevi oldular…
Ya da gittikleri toprakların dinini kabullendiler…
Yüzlerce yıl sonrasında çoğunlukla asimile oldular…!?
Bu dönemde Orta Asya’da Göktürk ‘ler egemenliği hüküm sürmekteydi. Birden fazla Göktürk devleti vardı…
Emevi’lerin genel valisi, Bağdat valisi Haccac (Zalim Haccac ) idi…
Emevi’lerin Horasan valisi Ubeydullah bin Ziyad, 674 yılında ilk kez Ceyhun nehrini geçerek Mavera-ün nehirin önemli şehirlerinden Buhara ‘yı kuşattı…
Üç günde Buhara ‘da pek çok Göktürk öldürüldü…
Buhara’nın Göktürk Melikesi Kabaç Hatun, ağır bir vergi ve daha ağır kabul edilemez şartlar karşılığında Ubeydullah Bin Ziyad ile anlaşma yaptı…
Bu anlaşma sonucu olarak, Güney Göktürk’ler Emevi tutsaklığını kabul ettiler…
Güney Göktürk gençleri, Kurşun arap askeri oldular…
Arap’lar evli- bekâr istedikleri Güney Göktürk kadınlarını kendilerine cariye yaptılar…
İşe yaramayan öteki Türk’leri de, boyunlarına Damga vurup kendilerine Köle yaptılar ve istedikleri Göktürk’lüyü boyunlarına ip bağlayıp köle olarak alıp sattılar ve köle ticaretini yaptılar…
Bu tutsaklık 150 yıla yakın devam etti…
Hani Türkler için, “Türkler kılıçla Müslüman oldu ” derler ya…!!!
Keşke kılıçla müslüman olsaydık…
Tutsaklık anlaşmasıyla Kölelik yaparak, köle olarak alınıp satılarak, Göktürk Kadınları Araplara cariyelik yaparak müslüman oldular…
Yani Araplar Türkleri, insanlık dışı bir şekilde, zorla müslümanlaştırdılar…
Tarihte ilk defa bir ulus (Güney Göktürk’ler), sözleşme ile tutsaklığı kabul etti…
Araplar, Horasan valisi Ebu Kuteybe Bin Müslim zamanında bütün Mavera-ün nehir’i ve Batı Türkistan’ı ele geçirdiler…
Baykent, Buhara, Semerkant ve Kaşgar gibi önemli Türk şehirleri Araplar tarafından yağmalandı…
Pek çok Türk öldürüldü…
Ebu Kuteybe’nin ölümünden sonra Araplar zayıflamaya başladılar…
Göktürk’lerin batı kanadında yer alan Türgeş Türkleri, Arapları çekilmeye zorlamış ve bu mücadele Güney Göktürk’lerin yıkılmasına kadar devam etmiştir (745).
Güney Göktürk egemenliğinin sona ermesiyle Türk toprakları doğudan Çin’liler, batıdan Arapların ilerlemesine maruz kalmıştır…
Bu dönemde Mavera-ün nehir (Irmağın öte yakası) bölgesinin savunmasını, Türgeş’lerin yerini alan Karluk Türk’leri üstlenmiştir…
Ancak bu mücadeleler 763 yılına kadar devam etmiştir…
763 yılında Emevi’ler yıkılıyor ama Güney Göktürk’ler öylesine kötürüm edilmişler ki, Öylesine köle yapılmışlar, ümmetleştirilmişler ki asla ayağa kalkamıyorlar…
Korkudan kıpırdayamıyorlar…
Emevilerin yerine, 763 de Abbasiler kuruluyor ve Abbasi devlet kararı alıp, Türk’lere kademeli olarak “İyi davranmak” kararı alıyorlar…
Devlet kararlarını Göktürklere anlaşma ile resmen bildiriyorlar…
800 yılları civarında fırsat bulan Göktürk’ler daha batıya, Anadolu’ya doğru kaçıp kurtuluyorlar…
“ Türkü öldürünüz, kanı helaldir ” Sözü kime aittir?
Arap Komutan Ebu Kuteybe’nin şu sözü meşhurdur.”
“Üç kelimelik ömrüm kalsa, (Uktülühü -uktülühü -uktülühü)” derim…
(Hepsini öldürün- hepsini öldürün- hepsini öldürün)
……ve gerçekten de hepsini öldürdüler…
Bu 645 yılından 800 yıllarına kadar süren Türk-Arap savaşlarının en önemli noktaları ve sonuçları;
– 100 binin üzerinde Türk katledilmiştir.
-50 binin üzerinde Türk genci köle ve cariye yapılmıştır.
– Şehirler yağmalanmış , “ganimet” diye halkın her şeyi talan edilmiştir.
– Tüm zenginlikler, tarihi eserler yok edilmiş, yakılmış, yıkılmıştır.
– Dünyanın en büyük katliamlarından biri olan “Talkan Katliamı”nda 40 bin kadar Türkün kafaları kesilerek 4
fersah (yak.24 km) yol boyunca ağaçlarda sallandırılmıştır.
(Tarihte böyle bir vahşetin örneği çok azdır.)
– Aynı şekilde “Curcan Katliamı”nda”da esir alınan yaklaşık 40 bin Türk’ün nehir kenarında kafaları kesilmiş, nehrin suyu kıpkızıl olmuş, cesetler yine ağaçlarda sallandırılmıştır.
– “Teslim olursanız canınız bağışlanacak” sözü hiç bir zaman tutulmamış, “Şeriat söz tanımaz” denilerek kadın-erkek kılıçtan geçirilmiştir.
– Araplar tarihte yaşadıkları bu en büyük yağma ve talandan çok büyük servet elde etmişlerdir.
Tabari bunları hadislerinde açık açık anlatır.
– Türkler böyle bir vahşet ve mezalimi Çinlilerden dahi görmemişlerdir.
– Bu tarihi gerçekler “aman İslâma leke gelmesin, Islâm etkilenmesin” düşüncesiyle gizlenmekte, hiç bahsi bile geçmemektedir.
Bize okullarda bunlardan bahsedilmez. Neden çünkü bu katliamları yapanlar Emevilerdir. Emeviler, Arap olmayan toplumları (Fars, Türk vs.) katliamlara tabi tutmuşlardır. Türklere de yaptıkları katliamlardan ikisiTALKAN ve CURCAN katliamlarıdır. Silahlarını bıraktıkları ve serbest bırakılacakları söylendiği halde 100 binden
fazla Türk katledilmiş kadınları ve kızları CARİYE olarak alınmıştır. İşte bu pislikleri yapan Emevilerin komutanlarından KUTEYBE BİN MÜSLÜMDÜR. Bazı İslami sitelerde büyük komutan olarak anılıyor ve bu beni rahatsız ediyor. KUTEYBE büyük bir câni ve katildir.!!
Türkçü siyasetçiler dahi konuyu geçiştirmektedir.
Bizim sahtekar dinciler,Türkler okuyup uyanmasin, islama zarar gelmesin diye…İktidardakiler bize türlü din hikayeleri anlatıyor.
Bazı cesur yazarlarda kaynakları ile kitaplar yazmıştır…
Arif TEKİN – (Türkler nasıl müslüman oldu?)
Erdogan AYDIN – (Türkler nasıl müslüman oldu?)
Zekeriya KİTAPÇI – (TÜRKLER ansiklopedisi
TABERİ tarihi. Arap Tarihçi.)
KAYNAK:
(İslâm, Alimi, Tarihi TABARİ. Cilt/ 3/ sayfa 343).
(Türklere yapılan Talkan ve Curcan Katliamı.
Tarih-i Taberi / Cilt 3)
vvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv
Her kim Türk’lerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim. İmdi müslümanlar bir, bir Türk’lerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar. Ve Türk’leri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübalağa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp Merv’e geldiler.
Bu zulmün etkileri Türk halkı için hâlâ dayanılmaz boyutta.
Bu siyah bakkal poşetleri (Araplar), Ermenilerden bile betermiş.




Bir yanıt yazın