Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Tarih: 06.07.2025
Saat: 21.30
Bir hastaneyi ne şöhreti, ne konumu, ne gösterişli binası, nede istihdam ettiği personel sayısı büyük yapmaz.
Büyük ve güvenilir bir hastanede aranacak en geçerli kriter orada görev yapan hizmetlisinden baş hekimine kadar bütün görevlilerin hastaya gösterdiği ilgi alaka, sabır, anlayış, bilgilendirme ve bunların yanı sıra hastaya verdikleri güven duygusudur.
3 gün önce Çanakkale de geçirdiğim kalp krizi sonrası detaylı kontroller için İstanbul Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar cerrahisi Hastanesi’ acil servisine gidiyorum.
Yanımda eşim ve oğlum var.
Orada ki görevli hanımefendi doktora:
“Ben 3 gün önce kalp krizi geçirerek Çanakkale Devlet Hastanesi’nde anjiyo oldum. Biraz ağrım var.” diyorum.
Acil serviste kendisine doktor ünvanı verilen, bana göre ise bir nevi ölüm meleği görevi üstlenmiş hanımefendi elime bir barkot tutuşturarak:
“Git kan ver ve bekle sonuçlar çıksın bakalım” diyor.
Şaşırıyorum.
Çünkü 3 gün önce kalp krizi geçirmiş ve anjiyo olmuş bir hasta dünyanın her yerinde kırmızı alana dahildir. Hemen acil serviste yatağa alınır, bütün tahlilleri yatakta görevli hemşireler tarafından alınarak gözetim altında tutulurlar.
Prosedür bu şekildedir.
Ayrıca bu tür hastalar ve onların birinci derecedeki yakınları her an durması muhtemel bir kalp olduğunu düşünerek ölüm korkusu duyarlar. Ne kadar metanetli olurlarsa olsunlar psikolojik sapmalar yaşadıkları için ilgi bekler, hayatlarının önemsendiğini görmek isterler.
Ama nerede?
Biz kan verip mecburen hastane karşısındaki cafede oturup sonuç bekliyoruz.
Sonuçlar 1 saat 45 dakika sonra çıkıyor.
Doktor hanımefendiye bir soru soruyorum.
-“Çanakkale Devlet Hastanesi’nde ki kan değerleri refarans aralıkları sizinkinden farklı mı? Orada refarans aralıklarına göre normal görünen değerler sizde tam tersini söylüyor. Bunun nedenini öğrenebilir miyim?”
Vayyy! Sen misin bunu soran
Azarlanıp, gayet ukala bir şekilde “Sen ne anlarsın” denilerek birde hakarete uğruyoruz.
La havle deyip; “Durumum acil mi diye tekrar bir soru daha soruyoruz.
Yüzümüze öfkeli öfkeli bakıyor. Soru ile ilgisiz konuşmalar yapmaya, öfke nöbetleri geçirmeye başlıyor.
Doğal olarak bende “İptal edin sizde tedavi olmak istemiyorum.” Diyorum
Doktor hanım gözümün önünde hasta kartını hırsla yırtıp çöpe atıyor.
Şimdi soruyorum.
Bu hastane ne kadar iyi olursa olsun güven duyabilir misiniz?
Baştan sona hatalı uygulama
Baştan sona skandal.
Baştan sona rezalet.
Acil serviste ki bu sözde doktora en ağır cezanın verilmesi için ne gerekiyorsa yapacağım.
Başıma bir şey gelmesi halinde, buna ilgisiz ve kayıtsız kalan hastane yöneticileri, Sağlık Bakanlığı, o gün acil serviste başta doktor olmak üzere görevli olan tüm personel hakkında hem ceza , hemde tazminat davası açılması için avukatıma gerekli talimatı vermiş bulunuyorum.
Sevgili okuyucu, dost, arkadaş ve okuyucularıma duyurulur.
Görüşmek dileğiyle




Bir yanıt yazın