“Bütün ümidim gençliktedir. Her kafanın anlamaktan aciz olduğu yüksek bir varlıktır gençlik.”
“Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.”
“Sizin gibi gençlere malik bulundukça, bu vatan ve milletin, şimdiye kadar elde etmeği başardığı zaferlerin üstüne çok daha büyük zaferler koyabileceğine şüphe etmiyorum.”
“Bir gün ulusu sizin gibi beni anlamış gençliğe bırakacağımdan çok memnun ve mesudum.”
Değerli Dostlar,
bağımsızlığımıza giden yolda ilk Ateşimizin yakıldığı ve 19 Mayıs 1919 tarihinde Büyük Önder bilge insan Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıktığı günde;
19 MAYIS ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK ve SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN…
Kurtuluş savaşımız; tüm Türk Milletinin vermiş olduğu zorlu mücadelelerle elde edilen zaferle sonuçlanmasından dolayı günümüzde sahip olduğumuz hürriyetimizi elde ettik. Tüm Kahramanlarımıza minnetarız. Aziz hatıralarını sevgiyle, saygıyla yad ediyorum. Ruhları şad olsun.
Kalın sağlıcakla
Rehan Gündoğmuş

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi
Ey Türk Gençliği !
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
***

Mustafa Kemal Atatürk – 20 Ekim 1927
Amerika’nın İlk Türkiye Büyükelçisi’nin Anıları
Joseph Clark Grew (Lozan antlaşması görüşmelerinde ABD’nin resmi olmayan gözlemcisi).
Atatürk liderliğindeki genç Türkiye Cumhuriyeti bilimsel yolda almış olduğu ivme her alanda çok fazla gelişme göstermektedir ki, bu bizim ileriki yıllarda ortadoğuda çok pasif kalmamızı Türkiye Cumhuriyete’nin de bölgede çok güçlü bir şekilde söz sahibi olacağının göstergesidir.
Türkler üstün kabiliyette bir millet ancak yolları islam ile kesilebilir, bu kanaat bende ziyadesiyle oluştu. Bu milleti ne kadar karanlığa itersek bölgedeki çıkarlarımıza o kadar hizmet etmiş oluruz. Ancak bu yolla Türklerin önü kesilebilir ve biliyorsunuz ki yakın tarih bunun numuneleriyle doludur.
Kronoloji:




Bir yanıt yazın