Türkiye Cumhuriyeti İçin Bugünün Hasan Tahsini: Düşmana Karşı Kim Olacak? (2)

Okuma Süresi:

2–3 dakika
❤️

1919 yılının 15 Mayısı’nda, İzmir’de Yunan işgal kuvvetleri coşku ile karşılanırken, tarihe damgasını vuracak genç bir adam, Osman Nevres—nam-ı diğer Hasan Tahsin—tek başına bir tabanca ile işgalci güçlerin karşısına dikilmişti. Onun bu kahramanca eylemi, vatan savunmasında teslimiyet ve boyun eğmeye karşı onurlu bir duruşun simgesi oldu. Peki bugün, geçmişin bu onurlu direnişçisinin yerinde, düşmana karşı kim dimdik duracak?

Hasan Tahsin/Osman Nevres’in Duruşu

Osman Nevres yalnızca bir gazeteci değil; aynı zamanda Teşkilat-ı Mahsusa’nın genç bir mensubu, vatanına olan bağlılığı sınırsız bir kahramandı. Paris Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim gördüğü yıllarda dahi yüreğinde ülkesini taşıyan bu adam, işgalcilerin çılgın coşkusuna sessiz kalmadı. Tabancasından çıkan ilk kurşunla düşmana, “Bu topraklarda teslimiyet yok!” mesajını verdi. Onun cesareti, geçmişin her türlü boyun eğmişliğine karşı bir tokat niteliğindeydi.

Bugünün Teslimiyetçileri ve Düşmana Göz Kırpanlar

Bugünse tarih sahnesinde bambaşka bir tablo var. Osman Nevres gibi yiğitçe davranmak bir yana, düşmana karşı korkusuzca direnmek artık romantik bir hatıra gibi algılanıyor. Ülkeye sahip çıkması gereken kurumların yöneticileri çıkar ve menfaat hesapları uğruna suskunluğa gömülmüş durumda. Düşman belki artık doğrudan silahla gelmiyor; ama ekonomik, siyasi ve kültürel işgal şekilleriyle çok daha derinden nüfuz ediyor.

Kurumlar, STK’lar, siyasi partiler, iş insanları, akademisyenler, subaylar, polisler, MİT mensupları, gazeteciler; yani toplumu ayakta tutması gereken bütün yapı taşları bugün “1924 Anayasası’na”, “Lozan’a”, “üniter yapıya”, “Atatürk’e” ve hatta “Türklere” ölüm diyen dış ve iç düşmanlara karşı ne yazık ki sadece pasif izleyici olmayı seçiyor. Askerî ve siyasî teslimiyetlerin yanında, kültürel ve zihinsel teslimiyetler de toplumun her katmanına hızla yayılmış durumda.

Hasan Tahsin’den Ders Almak

Hasan Tahsin’in hikâyesi yalnızca bir kahramanlık destanı değildir; aynı zamanda günümüz için ağır bir sorumluluk ve uyanış çağrısıdır. Onun adıyla onurlandırılan “İzmir” soyadı, vatan sevgisiyle yoğrulmuş, dirençle kazanılmış bir şeref nişanıdır. Eğer biz bugün, kendi zamanımızın işgal biçimlerine karşı bu onuru savunacak cesaret ve kararlılığı gösteremezsek, Hasan Tahsin’in silahından çıkan o ilk ve son kurşun da anlamını yitirmiş olur.

Bugünün Gençliğine Seslenmek

Bugünün Hasan Tahsin’i olacak yürekler susuyor mu, yoksa bastırılıyor mu? Gençlik; sadece sosyal medya slogancılığıyla değil, hakikatle yüzleşerek, bedel ödemeye hazır olarak var olmalı. Gerçek vatanseverlik, konfor alanlarında değil, gerektiğinde öne atılmakla mümkündür.

Teslimiyet ve İhanet Sürüyor, Ama Nerede?

Zihinler işgal altında. Üniversiteler bilim üretmekten çok ideoloji öğütüyor; basın halkı aydınlatmak yerine manipüle ediyor. Kimi yazarlar ve aydınlar, kendi milletine sırt çevirip “aydın olma” kisvesiyle ihanetin teorisini yazıyor. Hasan Tahsin yaşasaydı, belki bugün de kalemiyle ya da sözüyle bu maskeleri tek tek düşürürdü.

Sonuç: Düşmana Karşı Kim Olacak?

Tarih, Osman Nevres gibi cesur yüreklerin fedakârlıklarını unutmamalı. Ama daha önemlisi, bugünün teslimiyetçi anlayışına karşı uyanık olunmalıdır. Eğer düşmana karşı duracak birileri kalmazsa, geçmişin kahramanlarının anlamı da silinir. Hasan Tahsin’in kurşunları, sadece 100 yıl önce değil; bugün de, hatta her gün bize sesleniyor: “Teslim olmayın!”

Şimdi o soruyu hep birlikte tekrar soralım:

Osman Nevres, bir işgal ordusunun üstüne yürürken yalnızca bir tabanca değil, bir inancı, bir iradeyi temsil ediyordu. O tetiğe bastığında, düşmana karşı yalnızca kurşun değil, teslimiyetin reddi sıkıldı. Şimdi ise sormak gerek: O dizinin üstüne çöküp gözünü ihanete diken, nişan alıp direnişin kurşununu düşmanın ve işbirlikçinin alnına sıkacak kişi kim olacak? İhanetin karşısına dikilecek, bu direniş silahını devralacak yürekler nerede? Osman Nevres’in sıktığı o ilk kurşun bir çağrıdır: Bu vatan satılık değildir! Bu çağrıya bugün kim cevap verecek?

Bugünün Hasan Tahsin’i kim olacak?



Facebook Twitter Whatsapp

Yazıda kullanılan alıntı, kaynak, yapay zeka gibi teknolojiler, yazının sahibinin belirttiği şekilde okuyucuya duyurulur ve yazıların sorumluluğu yazının sahibine aittir.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazıları posta kutunda oku

son yazılar