Alevilik, bin yıllık bir irfan, ahlak ve toplumsal dayanışma mirasıdır. Bu miras, yalnızca ibadet değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi, bir ahlak sistemidir. Bu sistemin en temel ilkeleri ise yol erkanı, töreye bağlılık, adab ve erkandır. Bu ilkelere ters düşen her girişim, yalnızca bir yapı inşası değil, inanç sisteminin ruhuna yönelmiş bir saldırı olarak değerlendirilmelidir.
Bugün Hacıbektaş’ın kalbinde, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nın hemen yanı başında bir “cem evi” kurulmak istenmektedir. Ancak bu girişim, bir ibadet ihtiyacından ziyade politik bir amaca hizmet etmektedir. Hacıbektaş gibi kutsal bir mekânda, Aleviliğin evrensel öğretisinin merkezi olan bu topraklarda, başka bir merkez açmaya çalışmak, Hacı Bektaş Veli’ye rakip olmak anlamına gelir. Bu, yalnızca bir “yol hatası” değil, apaçık bir töreyi delmektir.
Yolun Sahibi Kimdir? Kim İcazet Verdi?
Söz konusu arsada inşası süren yapının bir cem evi olarak lanse edilmesi, fakat arkasındaki destekçinin Devlet Bahçeli olması; sürecin de MHP’ye yakın yerel figürler aracılığıyla yürütülmesi, bu yapıyı bir inanç mekânı değil, politik bir proje hâline getirmektedir.
Alevi toplumu asla devletten ya da herhangi bir siyasi partiden hibe kabul etmez. Bu, inancın bağımsızlığına gölge düşürür. Çünkü “yol, düşkünle yürümez.” Yol, ihsanla kurulmaz, rızalıkla yaşanır. Cem evi, devletten arsa alınıp onun gölgesinde inşa edilerek olmaz. O yapı, cem erkanını tanımayanların, Hakk meydanına saygısı olmayanların eliyle yapılıyorsa, orada “cem” olmaz, olsa olsa siyasi şov olur.
Hacı Bektaş’a Karşı Cem Evi mi Kurulur?
Hiçbir gerçek dede, hiçbir yol ehli, Hacıbektaş’ta, Dergah’ın yanı başında bir cem evi açmaz. Bu, Aleviliğin en temel ilkesi olan “birlik” ilkesine ihanettir. Dergahın varlığı orayı manevî merkez yapar. Bu merkezin ruhaniyetini bölmeye, orada rakip bir yapı oluşturmaya çalışmak, bölücülüktür, fitnedir, terbiyesizliktir. Bu yalnızca Dergah’a değil, tüm Alevi yoluna ihanettir.
Horasan Erenleri Derneği ve Mehmet Şahin Neyi Temsil Ediyor?
Mehmet Şahin’in başkanlığını yaptığı Horasan Erenleri Derneği, bu süreçte aktif rol üstlenmiş, MHP Genel Başkan Yardımcılarıyla fotoğraflar vermiştir. Bu, bir derneğin siyasi arka bahçeye dönüşmesidir. Bu düşkünlüktür. Yol düşkünlüğü sadece kişisel günahla değil, toplumsal neme lazımcılıkla da olur.
Horasan Erenleri adı, Ali’nin, Hünkar’ın, dervişlerin adıdır. Bu isim, bir siyasi partinin gölgesinde eğilip bükülmek için kullanılmaz. Bugün bu isimle yapılanlar, inanç sömürüsüdür, nemalanmadır, yolun içini boşaltmadır.
Bahçeli’ye Verilen Arsa İade Edilmelidir
Bu cemevi için kullanılan arsanın Devlet Bahçeli adına alındığı, parasının MHP’li bir belediyeye ödettirildiği açıkça belirtilmiştir. Bu bir ibadet yeri değil, bir siyasi simgeye dönüştürülmüştür. Bu nedenle derhal bu arsa Hacı Bektaş Dergahı’na iade edilmeli, bu girişim sonlandırılmalıdır.
Çünkü bu, yalnızca bir bina meselesi değildir. Bu, Aleviliğin istismarı, Aleviliğin içten çökertilme girişimidir.
Sonuç: Yol, Yol Olmaktan Çıkarsa…
Alevilik, her şeyden önce bir yoldur. Bu yola düşkünlükle, siyasetle, hileyle girilmez. Bu yola sadece rızalıkla, ahlakla, erdemle girilir. Bugün Hacıbektaş’ta yaşananlar, yolun ruhunu zedelemektedir. Bu tür girişimler, birliği değil, ayrılığı besler.
Biz bir olalım, iri olalım, diri olalım derken; aramıza nifak sokmak isteyenlere karşı dik durmak hepimizin görevidir.



Bir yanıt yazın